Çocukluk odalara sığmaz! Y. Bekir Yurdakul’un yazısı...

Otuz yıldır çocuklar için yazan Aytül Akal’ın son yıllardaki verimlerinden Evlere Sığmayan Macera, çocuklar için kaleme alınmış olsa da çocukluk çağlarımıza dönüp yeniden bakmaya, çocukların yüreklerindeki gizil gücü derinden kavramaya çağıran çığlığıyla aslında öncelikle yetişkinlerin okuması gereken bir roman.

28 Ağustos 2021 Cumartesi, 00:01
Abone Ol google-news

Evlere Sığmayan Macera’nın kendi yaşamımızdan da epeyce yakın tanıdığımız kahramanları Kerem, Emre ve Arda kitabın her satırında, her bölümünde elimizden nezaketle tutup ya da kulağımıza inceden fısıldayarak evlere sığmayan çocukluğumuzu yeniden anımsamaya, oradan yeniden beslenmeye, o “bir daha ele geçmez ülke”yi asla unutmamaya çağırıyorlar.

Sahi, hangimiz unuttuk ki sokaklarda, parklarda, arkadaş buluşmalarında soluk almalara dar zamanlarda bile soluksuz koşmalarımızı!

Evet, evlere sığmaz çocukluk; odalara hiç. Salgın günlerinin (aylarının mı demeli yoksa!) okuluna gidemeyen, arkadaşlarıyla parklara olsun çıkamayan, bisikleti bir yerlerde üzgün, toplarının havası kaçmış, seçmediği yalnızlığın dayanılmaz kederiyle kıvranan günümüz çocuklarını düşününce - varsa - o kendilerine ait odalarının nasıl da daraldığını, sığılmaz olduğunu da yeniden anımsayalım, düşünelim istiyor Evlere Sığmayan Macera.

Resimleyen: GÜL SARI

AYTÜL AKAL’IN 30 YILLIK ÇABASI

Doğrudur; yazar için de şanstır ya da dilediği bir durumdur bütün yapıtlarını okuyan, bilen okurlarının çokluğu. Ne ki bir (ya da birçok) yazarın bütün yapıtlarını okumuş olmak okur için de sevinçle kaydedilecek bir durumdur.

Evlere Sığmayan Macera’nın alnında “Aytül Akal Çocuk Edebiyatında 30. Yıl” mührünü görünce anımsadım ki ilk kitabı Geceyi Sevmeyen Çocuk’tan (Mavibulut Yayınları, 1992) bu yana yazdığı, sayıları iki yüzü bulan, çoğu başka dillerde de yayımlanan yapıtlarının hepsini okuyan şanslı okurlarından biriyim.

Akal’la, Geceyi Sevmeyen Çocuk’un doğduğu günlerde tanıştığımızı da şuracığa iliştirivereyim.

Bunca yapıtın ortak sesi mi? Kurguda ortaya koyduğu şaşırtıcı yolculuk, kahramanlarını okurun yanı başına ustaca taşıması, anlatımdaki kıvraklık ve sıcaklık bütün yapıtlarında penceremizin hemen altından gülümser.

Yanı sıra dert edindiği konuysa öncelikle çocukluğun kıymeti, çocukların onurunun zedelenmemesi, onlara inanılması, kulak verilmesi ve saygı duyulmasıdır.

Akal’ın yapıtlarının arka planından el sallayan temel izlekler, aynı incelikle Evlere Sığmayan Macera’da da çıkar karşımıza.

EVLERE SIĞMAYAN ÇOCUKLAR

Yapıtın kahramanları, evlere sığmayan çocuklar Kerem, Emre ve Arda, hayatın durağan akışını değiştirmek, birbirini yineleyen günlerine renk katmak için çare olarak bir grup kurmaya karar verirler. Evet, bir müzik grubudur bu.

Gelin görün ki daha ilk çalışmanın ilk dakikalarında anlaşılır ki başka türlü bir mekâna gereksinim vardır çalışmak için. Önünü arkasını aramaz, kurdukları düşten ötesini düşünmez; hemen rahatça çalışabilecekleri geniş bir ev kiralamak ve oraya taşınmak üzere harekete geçerler.

Evin kirası mı? Ondan kolay ne vardır ki! Harçlıkları yeter bu işe. Aradıkları evi bulmakta da gecikmezler. Ama yaşları küçüktür. Evin sahibi, kira işleri için “büyükleri”yle gelmelerini ister.

Çocuklarının bu telaş içindeki koşuları karşısında anne ve babalar ne mi yaparlar? Onu da öyküsünün çekmecelerinden birine ustaca bir yaklaşımla yerleştiriyor Akal. Biliyorum, onu da beğenecek ve seveceksiniz.

Resimleyen: GÜL SARI

DEĞİŞİMİN GİZİ VE CESARET

Edebiyat yapıtları hayata yeniden bakmamızı beklerken gündelik yaşamın tekdüzeliğinin dışında buluşmalara da davet eder bizi. Yaşadığımız ne varsa onlara dönüp yeniden bakmayı başarmaktadır aslında değişimin gizi. Değilse alışılmışın kısır döngüsünde kaybolup gitmek çalar kapımızı.

Evlere Sığmayan Macera, daha ilk bölümlerinde, istediğimiz başka türlü şeyler için yola cesaretle çıkmayı hatırlatıyor. Bir yandan da çocukların hedefe nasıl hızlıca yöneldiklerini de not düşüyor.

Günümüzde - genel olarak - çocuklara sunduğumuz aşırı korumacı hayatları düşününce Akal’ın öyküsünün, aşırı ve anlamsız koruma ve kollayıcılığın sonuçlarına da dokunduğunu fark ediyoruz.

Ancak cesaretle atıldığımız sularda öğreniriz yüzmeyi ve ancak koşar çabalarsak sonuç alabiliriz.

HAYAT DOĞRUDAN YANADIR

Bir kez daha açalım kapağını Evlere Sığmayan Macera’nın...

Aradıkları “geniş” evi bulduklarını düşünen kahramanlarımıza ilk oyunu abla Sinem oynayacaktır. Sonrasında bir “kaçırma” ve “fidye” eyleminin kapı önünde bulacaklardır kendilerini. (Sahi ortada bir haksızlık, yanlışlık varsa kimdir suçlu? Yalnızca o eyleme kalkışan mı?)

Kendilerine duydukları güven, onları, dayanışma içinde yer alacakları bir maceraya sürüklerken büyük bir sürprizle de karşılaştırır.

Evet, aradıkları eve kavuşmuşlardır, gönüllerince müzik çalışmaları ve kimsenin, “Kesin şu gürültüyü!” deyip yarım bırakmayacağı provalar onları beklemektedir.

Onaylamadığımız, yanlış ve haksız bulduğumuz onca eylemin içinde kaybolup gitse de kimi insanlar, hayat yine de hükmünü iyiden, doğrudan ve güzelden yana verecektir. Akal’ın otuz yılı bulan yazı yolculuğunun da edebiyatın da umudu, beklentisi budur.

HAYATA YENİDEN BAKMAK

Aytül Akal’ın son yıllardaki verimlerinden Evlere Sığmayan Macera, çocuklar için kaleme alınmış olsa da çocukluk çağlarımıza dönüp yeniden bakmaya, çocukların yüreklerindeki gizil gücü derinden kavramaya çağıran çığlığıyla aslında yetişkinlerin okuması gereken bir roman.

İlk baskısı Kiralık Evde İki Gün Bir Gece (Doğan Egmont, 2016) adıyla altı yıl önce yayımlanan yapıtı yeniden okuduğumda işte bunları paylaşmak istedim.

Evlere Sığmayan Macera / Aytül Akal / Resimleyen: Gül Sarı / FOM Kitap / 157 s. / 10+ / 2021.