Cumhurbaşkanı Erdoğan: Artık o eski Türkiye geride kaldı

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Botan Çayı Beğendik Köprüsü'nün açılış töreninde yaptığı açıklamada, Eski Türkiye'nin geride kaldığını belirterek, "Kuklalarla değil, kuklacılarla muhatap olduğumuz bir döneme girdik. İçine çekilmek istendiğimiz kısır siyasi gündemler ve diğer tuzaklar işe yaramayacaktır. Hedefimize ulaşıncaya kadar devam edeceğiz" dedi.

11 Temmuz 2020 Cumartesi, 17:00
Abone Ol google-news

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, video-konferans yöntemiyle katıldığı Botan Çayı Beğendik Köprüsü'nün açılış töreninde konuştu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde: 

“Türkiye'nin dört bir yanını kara ve demir yollarıyla, tünellerle donatırken böylesine zorlu coğrafyaları da ihmal etmedik. Burasını ülkemizin en yüksek köprüsü ünvanını taşıması önemini işaret ediyor. Tamamen Türk mühendis ve işçilerinin eseri olan bu köprünün malzemelerinin tümü de ülkemizde üretilmiştir. İnşallah açılışını yaptığımız yol ve köprü sayesinde bölgemizdeki ticaret ve turizm gelişecektir.

"ANLAMADIKLARI ARTIK O ESKİ TÜRKİYE'NİN GERİDE KALDIĞIDIR"

Son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla günümüze kadar ulaşan istiklal mücadelemiz bir süredir yeni sınamalarla karşı karşıyadır. Bu sınamaları Allah'a şükür birer birer başarıyla geride bırakıyoruz. Ekonomimize kurulan tuzakları etkisiz hale getirerek büyüme yolunda ilerlemeyi sürdürdük. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinin dahi çaresiz kaldığı krizin üstesinden rahatlıkla gelerek Türkiye'nin gerçek gücünü ortaya koyduk. Gerek içeride gerek uluslararası alanda ülkemize yönelik saldırıların artması işte bu rahatsızlığın tezahürüdür. İstiyorlar ki Türkiye kendisine sunulanla yetinsin, hakkını aramasın, rekabete kalkışmasın. Bunların anlamadıkları artık o eski Türkiye'nin geride kaldığıdır.

"KUKLALARLA DEĞİL, KUKLACILARLA MUHATAP OLDUĞUMUZ DÖNEME GİRDİK"

Geçmişte çok fırsatlar kaçırması sağlanan bu ülkenin artık aynı oyuna gelmeyeceğini herkesin anlamasını istiyoruz. Kuklalarla değil, kuklacılarla muhatap olduğumuz bir döneme girdik. Bunun için ne terör örgütleri, ne içine çekilmek istendiğimiz kısır siyasi gündemler ne diğer tuzaklar işe yaramayacaktır. Hedefimize ulaşıncaya kadar inşaya, ihyaya devam edeceğiz. Dünyanın öteki ucundan gelip sınırlarımızda operasyon yapmayı kendilerine hak görenler bizim güvenlik kaygılarımızı hiçe sayabiliyor. Bizi sahillerimize hapsedecek ve denize adım atamayacak anlaşmaların peşinde koşanlar, Türkiye'nin meşru anlaşmasına karşı çıkabiliyor.

"DOSTLARIMIZLA DÜŞMANLARIMIZI BİRBİRİNDEN AYIRMAMIZI SAĞLAYAN FİLTRE"

Şeffaflıkla uzaktan yakından ilgisi bulunmayan ülkelere kapılarını açanlar Türkiye'ye yasak koyabiliyor. Ülkenin meşru yönetimini yıkmaya yönelik darbe girişimlerini görmezden gelenler, bununla kalmayıp darbecilere kucak da açabiliyor. Ekonomimizi hedef alanlar, dönüp bir de bizi piyasa kurallarını ihlalle suçlayabiliyor. Ülkelerinde İslam düşmanlığı ve yabancılara yönelik saldırıları önlemeye yönelik adım atanlar, Türkiye'nin iradesine saldırabiliyor. İşte bu gelişmeleri, dostlarımızla düşmanlarımızı birbirinden ayırmamızı sağlayan birer filtre olarak görüyoruz. İçeride ve dışarıda kimin hangi safta durduğunu gördükçe, bundan sonra neyi nasıl yapmamız gerektiğini de anlıyoruz.

"AYASOFYA KARARLILIĞIN SONUCU"

Ayasofya'nın yeniden camiye döndürülmesi meselesi bu kararlılığın sonucudur. Kimin ne dediğine değil milletimizin ne dediğine bakarak bu kararı aldık. Tıpkı Suriye'de Libya'da yaptığımız gibi, haklı yolumuzda yürümeyi sürdüreceğiz.