Davutoğlu söyleşisi sonrası program yayından kaldırıldı

Davutoğlu söyleşisi sonrası program yayından kaldırıldı

19.07.2019 16:49:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
Davutoğlu söyleşisi sonrası program yayından kaldırıldı

Rus haber ajansı Sputnik’in radyosu Radyo Sputnik'te (RS FM) yayınlanan “Bi De Bunu Dinle” isimli programın sunucusu Yavuz Oğhan, eski başbakan Ahmet Davutoğlu’yla yapılan mülakat sonrası işine son verildiğini açıkladı. Oğhan, İsmail Saymaz ve Akif Beki’yle birlikte yaptıkları programın da yayından kaldırıldığını duyurdu. Karara tepki gösteren ve 3 yıldır RS FM'de Seyr-i Sabah programını sunan yazarımız Zafer Arapkirli de kurumla yollarının ayrıldığını duyurdu.

<video:1493500>

Gazeteci Yavuz Oğhan, Akif Beki ve İsmail Saymaz ile birlikte eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile yaptıkları mülakatın ardından RS FM'deki 'Söylemesi Bizden' isimli programın kaldırıldığını açıkladı.

<haber-dikey:1496305>

Rus haber ajansı Sputnik’in radyosu RS FM’de “Bi De Bunu Dinle” adı ile radyo programı, Sputnik’te de “Bi De Bunu İzle” adıyla YouTube yayını yapan, yine YouTube üzerinden, gazeteciler İsmail Saymaz ve Akif Beki ile de “Söylemesi Bizden” programını yayınlayan gazeteci Yavuz Oğhan’ın programlarına, dün “Söylemesi Bizden” ekibi olarak eski başbakan Ahmet Davutoğlu yaptığı söyleşi sonrası son verildi.

Yavuz Oğhan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Türkiye’de hiçbir iyi iş cezasız kalmaz” notuyla iki programa da son verildiğini duyurdu.

Yazarımız Zafer Arapkirli de ayrıldı 

RS FM’de 3 yıldır Seyr-i Sabah programını sunan yazarımız Zafer Arapkirli de kurumla yollarını ayırdığını duyurdu. Arapkirli, Twitter hesabından yaptığı açıklamada 

"RSFM İLE BURAYA KADAR..mış

3 yılı aşkın bir süredir her sabah 07.00-09.00 arası sizlerle SEYR-İ SABAH eylediğimiz @rsfm978 ile yollarımızın ayrıldığını, ben de duyurmak isterim.

Özgürce, onuru ile gazetecilik-yayıncılık yapmak isteyene yer mi yok? Mekan mı yok?

Görüşürüz" yazdı. 

Karara tepki göstermişti 

Arapkirli daha önce yaptığı açıklamada, "RS FM'in bugün gelmiş olduğu prestijli konumda en büyük katkılardan birine sahip olan sevgili meslektaşım Yavuz Oğhan'ın iki programının da kaldırıldığını üzüntüyle öğrendim. Özgür, yani gerçek gazeteciliğin önemli bir kaybının ilanıdır" demişti.

 

Davutoğlu: Sadece gazetecilik yaptılar 

Twitter hesabından açıklama yapan Ahmet Davutoğlu ise büyük üzüntü duyduğunu açıkladı. Davutoğlu, "Bu kararın hiç bir izahı yok. Her kapıyı kapatsalar da biz yeni kapı açacak, susmayacağız" dedi.  Davutoğlu'nun paylaşımı şöyle: 

"Dün benimle mülakat gerçekleştiren üç basın mensubu Yavuz Oğhan, Akif Beki,
ve İsmail Saymaz‘ın programlarına son verilmesinden büyük üzüntü duydum. Kendileri sadece gazetecilik yaptılar. Bu kararın hiç bir izahı yok. Her kapıyı kapatsalar da biz yeni kapı açacak, susmayacağız"

 

"Sansür çok kötüdür ama en kötü sansür otosansürdür"

Programda Davutoğlu, Türkiye'deki basın ve düşünce özgürlüğüyle ilgili soruya şöyle yanıt vermişti:

"Bir ülkenin en dinamik gücü düşünce özgürlüğüdür. Katar'da ve Ürdün'de iki toplantıya katılmıştım, İslam dünyasının problemleriyle ilgili. En temel problemin düşünce özgürlüğünün olmaması olduğunu söylemiştim. Sansür çok kötüdür ama en kötü sansür otosansürdür. İnsanların şahsiyetini yok eder. İnsanlar kendi kendilerini kontrol etmekten toplumu düşünmeye vakit bulamazlar. Maalesef öz eleştiri, bir içeriden eleştiri olarak söyleyeyim, otosansürün belki de en yoğun olduğu dönemden geçiyoruz. İnsanlar kapalı kapılar ardında başak türlü, kapıların önünde başka türlü, toplantılarda başka türlü konuşmaya alıştılar. Bir FETÖ var bir de FETÖ'cü yöntem var. Aslında bu takiye kültürü ile otosansür birlikte gelişiyor. Son üç yıl içinde bu ilk defa kapsamlı bir yayın. Çünkü mesela referandum öncesinde, yeni Anayasa paketi ile ilgili görüşlerimi anlatabilmek ve bazı kaygılarımı ifade edebilmek için doğrudan, dolaylı televizyon kanallarına çok girişimde bulundum. Biraz da 15 Temmuz'un etkisi içerisinde hiç kimse olumlu cevap veremedi. Vermedi demiyorum ama veremediler. Onun üzerine bir gazete ile mülakat yaptım. Sadece kaygılarımı tarihe not düşebilmek için. Mülakat çıktığında hayretler içerisinde kaldım. En temel kaygılarım yer almadı. Kendi partisi iktidarda olan bir başbakan olarak. Bunu hicapla söylüyorum. Gazetemizi de tenkit etmiyorum. Bir tek onlar yapabiliriz dediği için onlarla yaptım. O gazeteye karşı da bir hükümde bulunmuyorum en azından mülakat yapma cesareti gösterdiler. En azından 'Kaygılarım var' ifadesi çıktığı için kaygılarım olduğu kayıtlara geçti. O günden bugüne bir çok kritik eşikte, acaba görüşlerimi beyan edebilir miyim diye yokladığımda ve son zamanlarda da maalesef, ki hepsi bize saygı duyan gazeteciler, durumu biliyorsunuz bizi mazur görün ifadesini ifade ettiler. Bu benim açımdan, bu ülkede yaşayan bir aydın olarak hicap duyduğum, belki de en temel kaygı duyduğum mesele bu. Özgürce konuşursanız her türlü problemi çözersiniz. Özgürce konuşulamayan bir yerde ise en basit problemler bile çözülemez."