Demirtaş'tan Bülent Arınç'a çok sert cevap

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Bülent Arınç'a çok sert cevap verdi.

13 Temmuz 2015 Pazartesi, 13:14
Abone Ol google-news



HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bir masada oturup Abdullah Öcalan ile konuşmanın savaşmaktan daha kötü olamayacağını belirterek, "Ülkenin gençlerinin ölümünden daha kötü olamaz. Türkiye'nin artık bu kibirli tavırlardan çıkması lazım" dedi. Demirtaş, "Biz HDP olarak PKK'ya silah bıraktıramayız, yani çağrı yapsak dahi PKK bunu anlamlı bulabilir, değerli bulabilir fakat kesinlikle bunu bir talimat olarak algılamaz. Çünkü PKK ile aramızda alt üst ilişkisi yok, hiyerarşi yok, bir organik ilişki yok" diye konuştu.

Diyarbakır'da yerel olarak yayımlanan Özgür Haber gazetesine konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, çözüm süreci, İmralı'da Öcalan ile yapılmasına izin verilmeyen görüşme ile ilgili açıklamalarda bulundu. HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, çözüm sürecinin, yaklaşık 3 aydır hükümet tarafından değil, Cumhurbaşkanı tarafından dondurulduğunu ifade ederek, "Dolmabahçe'de iyi bir noktaya gelindi bir mutabakat metni açıklandı ve tarafların o mutabakat metninde yazılı olan şeyleri gereğinin yapılması aşamasına geçilecekti. Neydi o, 10 maddelik Dolmabahçe Mutabakatı İmralı'da müzakere edilmeye başlanacaktı. Eş zamanlı olarak Öcalan PKK'ya silah bırakma kongresini toplama çağrısı yapacaktı. Aynı hafta içinde bunların gerçekleşmesi bekleniyordu. Ama şöyle bir şey yaşandı, cumhurbaşkanı bu maddelerin müzakere edilmeden PKK'nin bir an önce 'silahları bıraktım' şeklinde çağrı yapmasını dayattı. Bunu göremeyince de seçimde 'Dolmabahçe mutabakatı ne işimize yarayacak? diye sormaya başlayacak. Seçim anketleri de gösterdi ki Dolmabahçe mutabakatından AKP büyük bir siyasi rantla, karla çıkmıyor. Dolayısıyla hemen süreci bozup milliyetçiliğe oynamaya karar verdiler" dedi.

"ÖCALAN İLE KONUŞMAK SAVAŞMAKTAN DAHA KÖTÜ OLAMAZ"

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sürecin yeniden canlanması için önce kamuoyu desteğinin çok önemli olduğunu, halk barış istiyorsa hükümetler ve siyasetçilerin bundan kaçamayacağını ifade ederek, "Bunun için de halkın sadece Kürtlerin değil Türkiye'nin her yerinden barış sesinin daha yükselmesi lazım. Biz içeride ve dışarıda barış istiyoruz demesi lazım insanların. Medyadan sesin çok yüksek gür çıkması lazım. Ne Suriye'de ne içeride savaş istemiyoruz demesi lazım. Oturun bir masada ve bu işi bitirin demesi lazım. Yani bir masada oturup Abdullah Öcalan ile konuşmak savaşmaktan daha kötü olamaz herhalde. Ülkenin gençlerinin ölümünden daha kötü olamaz. Türkiye'nin artık bu kibirli tavırlardan çıkması lazım. Büyük devletler sorunlarını konuşarak çözebilen bu erdemi gösterebilen devletlerdir. Meseleye kan davası olarak bakamazlar" diye konuştu.

"BİZ HDP OLARAK PKK'YA SİLAH BIRAKTIRAMAYIZ"

Öcalan'ın çözüm sürecindeki rolünü de değerlendiren HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, şöyle konuştu:

"Çözüm süreci Abdullah Öcalan'ın hükümete yazdığı bir mektupla başladı. PKK üzerinde halen tek etkili liderdir. Kürt halkının önemli bir kısmı tarafından da halk önderi olarak görülür. Kendisi tümüyle Ortadoğu'da demokrasi, birlikte yaşamdan yana bir çizgi ortaya koymuş. Bu ağırlığının çözüm süreci için bir şans olduğunu görmek ve düşünmek gerekir. Biz HDP olarak PKK silah bıraktıramayız yani çağrı yapsak dahi PKK bunu anlamlı bulabilir, değerli bulabilir fakat kesinlikle bunu bir talimat olarak algılamaz. Çünkü PKK ile aramızda alt üst ilişkisi yok, hiyerarşi yok, bir organik ilişki yok. Ama Öcalan öyle değil. Öcalan PKK üzerinde çok etkilidir ve Sayın Öcalan'ın halk üzerindeki gücünü herkes bilir. Dolayısıyla müzakerelerin doğrudan onunla yürütülmesi, silahsızlanmasının da bu başlık altın ele alınması şarttır. HDP tüm bu çözüm sürecinin siyasi sorumluluğunu taşıyabilir. Parlamento ayağını, yasala anayasal zeminde yapılacakların tamamını muhatabıdır. Tüm bu görüşme trafiğinin de aynı zamanda mekanizmasını kuran HDP'dir. Hem Ankara, hem İmralı, hem Kandil ile görüşebilen tek güç HDP'dir. Bu görüşme trafiğini yeniden organize edebiliriz ama parlamento ayağında muhatap elbette ki HDP'dir. Sadece HDP de değil aslında tüm partiler kendini muhatap gibi görmeli ve sorunun çözümünde kendini sorumluluk sahibi görmeli. Biz silahlar konusunda Öcalan kadar etkili olamayız. Bu bir gerçektir. Bunun dışında bir gücümüz bir etkimiz olsaydı bunu kullanmakta elbette ki çekinmezdik. Ama gerçekçi olmamız gerekiyor. Yani buyurun gelin müzakereyi biz yürütelim dersek PKK bunu kabul etmezse bu durumda silahlar konusunda bizim yapabileceğimiz çok bir şey kalmaz. Ama siyasi muhataplık parlamento ayağında elbette ki muhatap olmaktan çekinmeyiz ve kaçmayız. O nedenle Öcalan'ın dışlayan bir müzakere formülü gerçekçi değildir. Herkes bu konuda gerçekçi davranmalı ve yıllarca Öcalan'sız çözüm arayışlarını sonuç almadığını görerek artık zaman kaybından vazgeçilmelidir. HDP önemli ve güçlü bir aktördür meşruiyetini halktan alan bir aktördür. Ama Öcalan'ı hiçleştirecek bir formül de gerçekçi olmadığı için HDP de böyle bir tutum içinde olamaz."

"ASKERİ YOL YAPIMLARI DURMAZSA MİSİLLEME EYLEMİ YAPACAKLARI ŞEKLİNDE BİR AÇIKLAMA GİBİ OKUDUK"

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Parti genel merkezinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demirtaş, KCK tarafından yapılan açıklamayı nasıl değerlendirdiği sorusu için "KCK'nın açıklamasından şunu anladık. Tümüyle bir ateşkesin bitmesi durumundan söz etmiyorlar o açıklamadan anladığımız kadarıyla. Ateşkes karşılıklı olmalıdır ve ateşkesi ihlal eden baraj, askeri yol yapımlarının durması gerektiği, durmazsa buna karşı misilleme eylemi yapacakları şeklinde bir açıklama gibi okuduk biz. Tümüyle ateşkesin sonlandığı ve artık bundan sonra ateşkese uymayacakları şeklinde bir açıklama olarak okumadık. Yine de bütün gelişmeler kaygı verici" dedi.

"SARAY'DA SİZİN PARTİNİZ İLE İLGİLİ KARARLAR ALINABİLİYOR MU, ALINAMIYOR MU?"

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın HDP'ye yönelik 'Kandil'den onların önüne set çekildi. Hiçbir hükümette olmayın, talimatı verildi' açıklamaları hakkında düşünceleri sorulan Demirtaş, "Bugün görüşmeler başlayacak. Hayırlı, uğurlu olsun. İnşallah hayırlı bir sonuç çıkar. Bu akşam Kadir Gecesi ve bu akşamın yüzü suyu hürmetine umut ediyorum ki Türkiye toplumunun tamamının beklentisi olan barışa dair, özgürlüğe, kardeşliğe dair bir vesile olur bütün bu görüşmeler. Sayın Davutoğlu ve ekibi partimizi ziyaret ettiğinde biz de görüşmelerimizi ifade edeceğiz. Fakar partimize dönük seçim kampanyasında başlayan ve sonrasında da devam eden çok haksızi hakaret vari tehditler, saldırılar var. Bütün bunların önemli bir kısmı asılsız, temelsiz, asparagas iddialara sadece sansasyonel bilgilere dayalı söylemlerdir. Hükümet cenahından da bu ve benzeri açıklamalar gelmesi şaşırtıcı değil. Kendilerine bağlı medya kuruluşları da aynı işi yapıyorlar. Yalan, yanlış haber üzerinden algı yaratmaya çalışıyorlar. Ben Sayın Bülent Arınç'a şunu net ve açık bir şekilde ifade ediyorum. Biz Halkların Demokratik Partisi olarak bütün kararlarımızı şu gördüğünüz binada alırız. Bizim için burada alınan kararlar dışında başka hiçbir karar geçerli değildir. Hiçkimse bizim adımıza karar almadı, almaz da. Fakat sen kendi partin için bunu söyleyebiliyor musun? Benim partimin bütün kararları AKP Genel Merkezi'nde alınır, diyebiliyor musun? Ben iddia ediyorum. HDP Genel Merkezi dışında hiçbir yerde partimiz adına karar alınamaz. Mesela Saray'da sizin partiniz ile ilgili kararlar alınabiliyor mu, alınamıyor mu? Sen onun cevabını ver. Çok merak ediyorum doğrusu" diye konuştu.

"BÜTÜN GELİŞMELER KAYGI VERİCİ"

Geçtiğimiz günlerde yapılan KCK açıklaması hatırlatılarak ateşkesin bitip bitmediği sorulan Demirtaş, "Yapılan açıklamaları biz de izliyoruz. Bütün süreç boyunca 2,5 yıldır süre içerisinde gelinen en gerilimli, en kritik aşamadayız. Biz sürecin çözüm sürecinin bir an önce kaldığı yerden değil, daha ileri bir aşamadan hızla başlaması ve sonuçlandırılması gerektiğini söylüyoruz. Süreç yoktur, Kürt sorunu yoktur, Dolmabahçe mutabakatı yanlıştır, taraflar yoktur, masa yoktur; diyen biz değiliz. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı bunları söylemiştir. Şimdi süreç var mıdır yok mudur, ateşkes var mıdır yok mudur; onun kararını HDP olarak biz vermiyoruz. Biz sürecin devam etmesi gerektiği, ilerleyerek barışa ulaşması gerektiği kanaatimizi hep paylaştık. Halen o noktadayız. KCK'nın açıklamasından da şunu anladık. Tümüyle bir ateşkesin bitmesi durumundan söz etmiyorlar o açıklamadan anladığımız kadarıyla. Ateşkes karşılıklı olmalıdır ve ateşkesi ihlal eden baraj, askeri yol yapımlarının durması gerektiği, durmazsa buna karşı misilleme eylemi yapacakları şeklinde bir açıklama gibi okuduk biz. Tümüyle ateşkesin sonlandığı ve artık bundan sonra ateşkese uymayacakları şeklinde bir açıklama olarak okumadık. Yine de bütün gelişmeler kaygı verici. Ardahan'da yaşanan olay çok kaygı verici. Ben bir kez daha orada 70 yaşında hayatını kaybeden amcamıza Allah'tan rahmet diliyorum. Bütün yakınlarına baş sağlığı dileklerimi iletiyorum. Ardahan'dan gelen raporlara bakacağız. Arkadaşlarımız orada incelemelerde bulundular. Ateşin askerker tarafından açıldığına dair ciddi ortada bulgular var" ifadelerini kullandı.

"ÇÖZÜM SÜRECİNİ KİMSENİN ELİNİN TERSİYLE İTME LÜKSÜ OLAMAZ"

Çözüm sürecinin akıbetini nasıl gördüğü sorulan Demirtaş, KCK'nın açıklamasını 'Çözüm süreci bitsin' diyenlerin değerlendirmesini gerektiğini savunarak "3 aya yakındır İmralı'da kesintisiz bir tecrit uygulanıyor. Aslında 17 yıllık bir tecritten söz etmek mümkün. İmralı'nın kendisi tecrittir. Denizin ortasında bir ada, adanın içerisinde bir hücrede tutuyorsunuz. Kendisiyle istediğiniz zaman, istediğiniz kişilerin, istediğiniz kadar görüşmesine izin veriyorsunuz. Bunun adına da karşılıklı barış süreci, görüşme, müzakere diyorsunuz. Bu olmaz, bu yanlış bir yaklaşım. Ben Sayın Öcalan'ın kesinlikle çözüm sürecine çok ciddi katkı sunabilecek bir durumda olduğunu düşünüyorum. Bunun yolu sırf HDP heyetlerinin gitmesiyle olmaz. Açık, şeffaf bir müzakere sürecinin başlaması lazım. Gözlemci heyetler, parlamentonun dahil olduğu, dış dünyaya ne olup bittiğini anlatabildiğimiz, karşılıklı güvene dayalı bir müzakere sürecinin başlaması lazım ki bir an önce bu gerilimli ortamdan çıkabilelim. Kalıcı barışa ulaşabilelim. Aklı başında her Türkiye Cumhuriyeti yurttaşının barış sürecine destek vermesi lazım. Türkiye şu anda bir cehennemin tam orta yerindedir. Ortadoğu'da olup bitenlere bir bakalım. Bütün bu coğrafya içerisinde Türkiye'yi eğer bu yangınlarından korumak istiyorsak elimizdeki en güçlü imkan barış sürecidir, çözüm sürecidir. Kimsenin elinin tersiyle itme lüksü olmaz, olamaz. Çözüm süreci yoktur, çözüm süreci bitirilmelidir; diyenler hatta bunu koalisyon kurmanın şartı olarak ileri sürenler onlara sormak lazım, ne düşünüyorsunuz KCK açıklamasıyla ilgili. Çözüm süreci bitsin, diyenler onlardır. Biz değiliz. Biterse elinize ne geçmiş olacak, bunları onların cevaplaması lazım" şeklinde konuştu.

"AKP EL ATINDAN MHP'Yİ DESTEKLEYEREK RTÜK ÜYELİĞİNİ MHP'YE ARMAĞAN ETMEK İSTİYOR"

Partisinin RTÜK adayının Filiz Koçali olacağını kaydeden Demirtaş, AK Parti'nin RTÜK üyeliğini MHP'ye armağan edeceğini ileri sürerek "Sandalye sayılarında bir eşitlik söz konusu olursa kurayla hangi partinin hangi grubun aday göstereceği belirleniyor. Teamül böyleydi ama Meclis başkanlığı kendi görüşüne de aykırı bir şekilde toplantıda HDP'nin görüşünü destekleyen bir görüş açıklamıştı Meclis başkanı. Ama ne hikmetse partimize yazdığı yazıda kendi görüşünü de inkar eden bir yaklaşım ortaya koydu. Biz kura çekmekle birlikte bizden veya MHP'den herhangi biri olabilirdi. Yüzde 50 yüzde 50 şansımız vardı. Sonucu itibariyle bizim de olsa MHP'nin de olsa kabul edecektik. Görünen o ki AKP el atından MHP'yi destekleyerek RTÜK üyeliğini MHP'ye armağan etmek istiyor. Ben parlamentodaki milletvekillerinin vicdanen oy kullanacaklarını ve RTÜK'te en iyi görev yapacak ismi tercih edebileceklerini düşünüyorum. Biz partimizde üst düzey görevler de yapmış çok uzun bir basın deneyimi olan Sayın Filiz Koçali'yi RTÜK üyeliğine aday göstermeyi düşünüyoruz" açıklamasında bulundu.