Önce kısa bir özet...
Nefes yazarı Deniz Zeyrek, dört gün önce bir duyumunu aktardı. Yeni CHP’yi dizayna dair Kılıçdaroğlu ekibi kaynaklı olduğu öne sürülen o satırlarda, şu cümle dikkat çekiciydi: “Mehmet Uçum süreçte yaşanacak her detayı planlamış ve süreç tıkır tıkır işliyor.”
Kılıçdaroğlu yönetimi bu iddiayı yalanladı. Aradan bir gün geçti. Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye iletişim koordinatörü olarak seçtiği Ali Haydar Fırat sosyal medya hesabından bir “manifesto” yayımladı. Başlığı şuydu: “Yeni Dönem, Yeni Düzen, Yeni CHP... Ülkenin Yurtseverleri Birleşecek...”
Hakkıyla tartışıldığını düşünmediğim kritik bir nokta vardı bu yazıda. CHP yöneticisi Fırat’ın “Yeni CHP’yi” anlattığı satırları tanıdık tezleri ve kelimeleri barındırıyordu.
Biraz geçmişe gidip bir parantez açmalıyım. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, 14 Aralık 2025 tarihinde Anadolu Ajansı’nda bir yazı yayımladı. İşte “Terörsüz Türkiye’ye geçiş sürecinde ‘sol’ tartışması” başlıklı o yazıyı, aynı gün Ali Haydar Fırat da sosyal medya hesabından şu sunumla paylaşmıştı: “Elbette enternasyonalizm sol açısından yaşamsaldır; ancak solun başarısı kendi ülkesinin toplumsal, ekonomik, siyasal ve sınıfsal gerçekliğine içkindir. Bu da yurtsever bir solu zorunlu kılar.”
O zamanlar da adı Beşiktaş Belediyesi soruşturmasında geçen Ali Haydar Fırat, “Mehmet Hoca” dediği Mehmet Uçum’un yazısı üzerinden “Yeni bir sol perspektifin üretilmesi bugün için büyük önem taşımaktadır” diyordu. İçini unutmamak üzere, parantezi kapatıyorum.
Uçum’un yazısı ve Fırat’ın övgülü paylaşımının ardından aylar geçti.
Kemal Kılıçdaroğlu, mahkeme kararıyla CHP’nin başına getirildi. İddianamelerde akçeli suçlamalarla adı geçen Ali Haydar Fırat, “Arınacağız” iddiasındaki CHP’nin iletişiminden sorumlu isim yapıldı. Ve ardından, bu yazının başında da değindiğim gibi, yöneticisi olduğu CHP’nin yeni yolunu bir manifesto şeklinde kamuoyuna duyurdu.
Dedim ya, yeteri kadar tartışılmadı. Ama Kılıçdaroğlu’nun ve dolayısıyla şu anki CHP yönetiminin partiyi soktukları yeni yolun bu yazısı, içinde bir ifşayı da barındırıyordu. Zira, dikkatli bakınca görülüyordu: Yeni yöneticisi yeni CHP’yi, Saray’ın kritik ismi Mehmet Uçum’un aylar önceki yazısındaki tezlerle ve kelimelerle tarif ediyordu. Alıntılarla açayım.
Mehmet Uçum/Saray: (…) Temel kimlik açısından ise enternasyonel değil yurtsever sol. (…)
(…) Tüm bunlar dikkate alındığında bugün ana akım solculuk, yurtsever sol demokrat olmak şeklinde tanımlanabilir. (…)
Ali Haydar Fırat/CHP: (…) Buna karşı yurtsever sol bir siyaset yeni dönemin temel sorumluluğudur. (…)
***
Mehmet Uçum/Saray: (…) Nihayetinde devlet gerek duyması halinde regülasyonlarla sermayenin hareket alanını ülkesel açıdan zarar verici sonuçlar doğurmayacak şekilde ama toplum lehine düzenleme yetkisine de sahip olmalıdır. Kapitalizmin toplum açısından zarar verici sonuçlarına karşı tedbir alabilmelidir. (…)
Ali Haydar Fırat/CHP: (…) Asıl soru şudur; bugünün temel çelişkisi nedir? Emperyalizmin ve sermayenin saldırılarına karşı ülkeyi ve insanı korumaktır. Devletlerin korumacı bir reaksiyona girmesinin nedeni uluslararası sermayenin sınırları ve toplumu parçalamasıdır. (…)
***
Mehmet Uçum/Saray: (…) Kimlik meseleleri üzerinde sol retoriği kullananların hiçbir zaman ne sınıf ne toplum esaslı sol pratikler içerisinde olmadıkları da bilinen bir gerçektir. (…)
Ali Haydar Fırat/CHP: (…) Kitle siyasetini ve taraf olduğu sınıfa ilişkin temel çelişkiyi unutarak salt kültüralist ve kimliksel talepleri esas alarak Cumhuriyetin temel değerlerini yok sayarak siyasal ve toplumsal alanı parçalamak uzun vadede kitleleri siyasal aksiyondan uzaklaştırmıştır. (…) (…) Kimlik siyaseti ise bu geniş kesimleri ve kitleleri parçalar. Bugün yaşadığınız derin siyasal krizin nedeni de bu parçalanmadır. (…)
***
Mehmet Uçum/ Saray: (…) Antiemperyalist olmayan bir siyasal akımın sol olmayacağı bellidir. Bu nedenle, neoliberal ve/veya Batıcı çizgide olup kendilerini sol diye niteleyen kişilerin ve akımların gerçekte sol siyasete sahip olmadıkları da bariz bir gerçektir. Diğer bir deyişle, liberal sol veya Batıcı sol olarak nitelenen yaklaşımlar, mandacı zihniyetin siyasi görünümünden başka bir şey değildir. (…)
Ali Haydar Fırat/CHP: (…) Partinin kendi kimliğinden, kurucu değerlerinden, temel çelişki olarak gördüğü emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesinden kopartılarak liberal bir hatta çekip silikleştirme çabasına karşı bir direnç oluşmuştur. (…) (…) Yeni bir gerçeklik var ve şimdi bu gerçekliği hep birlikte anlamak ve yorumlamak durumundayız. Bu durumu da Batı’nın kavram setleriyle açıklamak mümkün değildir. (…)
***
Evet, tablo çok açık. CHP’nin yeni yönetimi partiye “yeni bir yol” çizdiğini iddia ederken bu yolun taşlarını aslında aylar öncesinden Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın en kritik isimlerinden Mehmet Uçum’un döşediği görülüyor. Benzer kavramlar üzerinden kurulan bu ortak dil, iki farklı kutbun değil, tek bir merkezden yürütülen ortak bir siyasal dizaynın ürünü olduğunu kendi kendine ifşa ediyor.