Derin devlet terörü...

Güney Kore sinemasının ‘lanetli dehası’nın son filmi tüm karamsarlığına karşın umut ışıkları da arıyor.

29 Ağustos 2014 Cuma, 09:31
Abone Ol google-news

Altın Aslan yarışı, önceki gece gecesi Alejandro Gonzalez Inarritu’nun “Birdman”iyle başlamadan hemen önce, İtalyan Yönetmenler Birliği’nin düzenlediği, festivalin saygın bağımsız yan bölümü “Venedik Günleri”, Güney Kore sinemasının “lanetli dehası” Kim Ki-duk’un, son filmi “One on One” ile açılıyor.

 

İktidar ve servet hırsı

Beklenmedik şiddet ve sertlikte, yenilikçi bir politik sinema örneği izliyoruz. Cinayetlere yeşil ışık yakan derin devletin komutanı general, onun üzerinde ipleri elinde tutan, iktidar ve servet hırsının dipsiz kuyularında insanlığını sıfırlamış mafya babası ve kirli işleri için kullandıkları zavallı emir kulları...

 

Varoluşçu soru çengelleri

Bu derin devlet terörünün kurbanı, lise öğrencisi bir genç kızın öldürülmesinin hesabını sormak için yola çıkan eski komando erinin de aynı yöntemlerle, aşırı şiddet uygulayıp işkence yaparak ve cinayet işleyerek intikam almaya kalkmasının öyküsü olan “One on One”, metafizik temaları gerçekçi bir bakış açısıyla, varoluşçu soru çengelleri eşliğinde işliyor.

Filmin içerdiği dayanılmaz şiddet sahnelerini, bu kez o kendine özgü şiirsel estetizmle bile dengelemeye çalışmayan Kim Ki-duk, tüm karamsarlığına ve bilinçli gerçekçiliğine karşın cılız da olsa umut ışıkları arıyor.

Her ne kadar, insanoğlunun iflah olmaz lanetli bir yaratık olduğuna inansa da...

 

Broadway’in göbeğinde…

Alejandro Gonzales Inarritu ile Hollywood arasındaki kavgalı aşk süregeliyor. Meksikalı yönetmen bu kez Broadway’i mekân seçmiş.

New York’un müzikal oyunları ve bulvar tiyatrolarıyla ünlü caddesinde, “Birdman” adlı bir film serisiyle ünlenmiş bir Hollywood yıldızının (Michael Keaton biraz fazla rol kesse de başarıyla yorumluyor) Raymond Carver’den uyarladığı bir oyunu sahneye koyma çabalarını ve bu süreç sonunda kendini yitirişini izliyoruz.

Aslında, kendini sorgulayarak gerçek kimliğini aramasının sancılı öyküsü olan filmin ikinci adı “Cahilliğin Beklenmedik Erdemi”…

Gerçeküstü boyutuyla yer yer fantastik öğelere başvuran senaryo alabildiğine eleştirel, kara mizah yüklü bir çizgi izliyor.

Ancak, anlamlı, güzel bir açılış filmi sunan Inarritu, bu kez de kendini aşamamış...