Devlet biliyordu... Jandarma ve Emniyet yargıdan sakladı

İddianamede Adil Öksüz’ün gözaltındayken FETÖ imamı olduğunu Jandarma ve Emniyet görevlilerinin bildiği, Başbakanlık Müşaviri Ali İhsan Sarıkoca’nın gözaltında Öksüz ile görüştüğü ortaya çıktı.

23 Haziran 2017 Cuma, 22:30
Abone Ol google-news

15 Temmuz darbe girişiminin kara kutusu, FETÖ’nün “Hava Kuvvetleri imamı” olan Adil Öksüz’ün Akıncı Üssü çevresinde yakalanıp adliyeye çıkartıldıktan sonra serbest bırakılmasıyla ilgili süreçte sorumluluğu bulunan 13’ü asker, 14’ü polis ve Başbakanlık Müşaviri Ali İhsan Sarıkoca’nın da aralarında bulunduğu 28 şüpheli hakkında dava açıldı. İddianameden, darbe girişiminin ardından adliyeye sevkedilen 100 şüpheliden 99’unun tutuklandığı, Öksüz’ün ise yakalandığı gün jandarma karakolunda “FETÖ imamı” olduğu bilinmesine rağmen, bunun yargıdan ve savcılıktan saklanarak serbest bırakıldığı ortaya çıktı. İddianamede yer alan şüphelilerden Başbakanlık Müşaviri Ali İhsan Sarıkoca’nın, Adil Öksüz’le karakolda görüştüğü, Sarıkoca’yı da Öksüz’ün FETÖ’nün ‘mahrem imamı’ olduğunu öğrenen şüpheli polis memuru Serter Koçak’ın aradığı ortaya çıktı.

Ankara Cumhuriyet Savcısı Ramazan Dinç tarafından hazırlanan iddianamede, darbeye teşebbüs eden sanıkların 16 Temmuz’da Akıncı üssünden kaçmaya başladıkları ihbarı üzerine Kazan İlçe Jandarma Komutanı şüpheli Murat Bozdoğan’ın, jandarma görevlileri Erkan Külah, Abdülsamet Gürler ve Serkan Çoraplı’dan bir ekip oluşturduğu belirtildi. Ekibin arazide FETÖ’nün sivil imamları Nurettin Oruç ve Hakan Çiçek’i yakalayarak karakola götürürken, Akıncı’ya 1 km uzaklıktaki Fethiye merası içerisinde tarla yolu olan patika yolu üzerinde yürürken Adil Öksüz’ü gördükleri, silah çekerek durdurdukları, “sivil misin asker misin” diye sorulduğunda Öksüz’ün “Ben sivilim, tarla bakmaya geldim” dediği kaydedilen iddianamede, Öksüz’ün de saat 11.00- 12.00 sıralarında yakalandığı belirtildi. Yakalanıp karakola getirilen şüpheli sayısının 29 olduğu, Gürler ve Külah’ın Öksüz’ün üzerinden çıkan eşyaları bir poşete koydukları belirtilen iddianamede, Öksüz’ün mülakatının ise karakola gelen resmi kıyafetli polisler Serter Koçak, Ömer Doğan ve Erhan Cihangir tarafından yapıldığı anlatıldı. İddianamede, Öksüz’ün şüpheli tavırları üzerine Koçak’ın, daha önceden Elazığ ilinde birlikte görev yaptıkları Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı’nda görevli Bilge Kağan Aksoy’u cep telefonundan aradığı ve Öksüz’ün kim olduğunu sorduğu kaydedildi.

İddianamede, Koçak’ın, Öksüz’ün FETÖ’nün mahrem imamı olduğunu öğrenmesi üzerine kışla jandarma karakolu bahçesinde, bahçede bulunan görevliler ve darbeye teşebbüs eyleminden dolayı yakalanan şüphelilerin de duyacağı bir şekilde, Öksüz’ün FETÖ’nün mahrem imamı olduğunu söylediği kaydedildi.

Koçak’ın Öksüz’ün FETÖ imamı olduğunu üst amiri Gökhan Yücel’e ilettiği, Yücel’in de Ankara İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Alp Arslan’a ilettiği kaydedilen iddianamede, Arslan’ın ise Öksüz’ün FETÖ imamı olduğunu üst amirleri olan İl Emniyet Müdürü, Vali ya da TEM Şube Müdürlüğü yahut Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletmediği, bu konuda verdiği ifadesinde Arslan’ın, bilginin kendisine iletilmediğini ya da iletildiğini hatırlamadığını söylediği belirtildi.

Adil Öksüz ile aynı saatlerde Sarıkoca’da İstanbul’daymış

İddianamede Ali İhsan Sarıkoca’nın, Serter Koçak’tan bilgi aldıktan sonra Kışla Jandarma Karakoluna geldiği, emniyet ya da jandarmada kolluk görevli olmamasına rağmen Öksüz ile görüştüğü belirtildi. Sarıkoca’nın, Serter Koçak’la da çok sayıda telefon görüşmesi yaptığı anlatılan iddianamede; Öksüz’ün, 17 Temmuz 2016 tarihinde karayolu ile Ankara’dan İstanbul’a doğru hareket ettiği, Adil Öksüz adliyeden serbest bırakıldıktan sonra 18 Temmuz 2016 tarihinde saat 08.04’te Ankara Esenboğa Havalimanı’nda telefon görüşmesi yaptığı, havayoluyla İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na gittiği, Adil Öksüz’ün telefonunun 18 Temmuz 2016 tarihinde saat 11.10 ve saat 22.48’de İstanbul Üsküdar baz istasyonundan hizmet aldığı, 18 Temmuz 2016 tarihinde şüpheli Ali İhsan Sarıkoca’nın telefonunun da İstanbul Beyoğlu ilçesi baz istasyonundan hizmet aldığının tespit edildiği kaydedildi. İddianamede, Sarıkoca’nın üzerine atılı örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ve suçluyu kayırma suçlarını işlediğinin anlaşıldığı kaydedildi.