Dünyayı iyileştirmek elimizde

Üçü yerel üretici, diğerleri şehirden kırsala gelen 25 kadın, birikim ve tecrübelerini birleştirdi. Hedefleri onarıcı tarım yapmak, sağlıklı gıda üretmek ve bilinçli nesiller yetiştirmek.

04 Mayıs 2021 Salı, 14:55
Abone Ol google-news

Küçük üreticiler ama dünyayı onarma yolunda büyük işlevleri var. Gündelik tüketime devam edip yaşananları izlemektense ellerini taşın altına koydular. Her biri farklı eğitim, tecrübe ve alanlardan gelseler de ortak bir ilke etrafında birleştiler: Suyu, toprağı ve yaşam çeşitliliğini koruyan, iyileştiren ve doğadan aldığı kadar doğaya da kazandırmayı amaçlayan onarıcı tarıma dayalı üretim yapmak.

Seferihisar Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi 2019’un ağustos ayında kuruldu. Altı ay sonra bütün dünyada koronavirüs yayılımıyla pandemi ilan edildi ama onlar çalışmaya devam etti. Ekip üçü yerel üretici, diğerleri şehirden kırsala gelen ve hatta bazıları büyükşehirde çalışmaya devam eden 25 kişiden oluşuyor.

Kooperatifin başkanı Tuğba Karahanoğlu, İstanbul’da yazılım ve insan kaynakları alanında 22 yıllık iş tecrübesine sahip bir doğasever... Evli, 3.5 yaşında bir kızı var. Çocukluğundan bu yana bitkilere ve fitoterapiye büyük ilgi duyuyor. Toprakla ilişkisinin ne kadar erken yaşlarda başladığını anlatırken verdiği örnek dikkat çekici: “13 yaşında kendime aldığım ilk kitap İbni Sina’nın ‘Şifalı Bitkiler’iydi. Yenilebilir otlara, tıbbi aromatik bitkilere büyük ilgim vardı. Bir çiftlikte yaşama hayalim de o yaşlarda başladı.”

EVDE BİTKİ DOLABI VARDI

Karahanoğlu babasının memuriyeti nedeniyle Türkiye’nin birçok şehrinde yaşar: Diyarbakır, Çankırı, Balıkesir, Amasya, Niğde, İzmir... Cibez, turpotu, şevketibostan nedir, kantaron bitkisi zeytinyağında bekletilip nasıl yaraları tedavi edici özelliğe dönüşür gibi bilgileri çok erken yaşlarda öğrenir: “Aktarları 13-14 yaşlarımdan beri severim. Bir aktarın bitkiyi yanlış isimle sattığını ya da raf ömrünü geçenleri hâlâ satmaya çalıştığını, 25 yaşlarında fark etmeye başlamıştım. Evlerde genellikle ecza dolapları olur, benim bitki dolabım vardı. Hiç yaram olmadı ama yaraları tedavi edici yağlar hazırlardım. İstanbul’da apartmanda yaşarken doğal gübre elde etmek için evde solucan besliyordum. Bu nedenle epey arkadaş kaybettim. Yıllar sonra bana hak verdiler.” 

Tuğba Karahanoğlu

YEREL TOHUMLAR ÇOK DEĞERLİ

Zamanla da sağlıklı gıda, beslenmenin tedavi edici özellikleri, yerel tohumlara ilgisi arttıkça, tatillerini internet çekmeyen yerlerde, doğayı gözleyerek geçirir. Bu dönemde Seferihisar’da bir arazi satın alır. Yerel Tohum Derneği’nin kurucu üyelerinden olan eşi Hakan Karahanoğlu ile de bu süreçte tanışır. Birlikte bir çiftlik kurmaya karar verirler ama bir süre bu hayallerini ertelerler. Hedefleri kendi tohumlarını üretmektir ama öncelikle ileri yaşlardaki yerel üreticiyi motive etmeleri gerektiğini anlarlar.

Tuğba Karahanoğlu beş yıl önce İstanbul’daki iş hayatını bırakarak, eşiyle birlikte Seferihisar’a yerleşir. Zamanla Karahanoğlu Çiftliği adıyla şirketleşerek, bir internet sitesi oluştururlar. Hayal ettikleri üretim ve satışı gerçekleştirmek için de 2019’da kooperatif kurarlar: “Seferihisarlı üç üretici ortağımız hariç, kooperatifin diğer üyeleri şehirden kırsala gelen kadınlar. Hatta aralarında hâlâ şehirde yaşamını sürdürüp bize çeşitli şekillerde destek verenler de var. Seferihisarlı üreticilerimizin biri arıcılık, biri yumurtacılık, diğeri de zeytin üretimi yapıyor.”

Tuğba Karahanoğlu da çiftliklerindeki imalathanede üreticilerden aldıkları çeşitli bitkilerden ekstrakt ve sabit tohum yağları elde ediyor. Yabani armutları (ahlat) işleyip doğal sirkeler hazırlıyor. Kooperatiflerinin ürünleri arasında antioksidan özelliği olan üzüm çekirdeği yağı, cildin ihtiyacı olan vitaminleri içeren kayısı çekirdeği yağı, hindistancevizi yağı gibi yağlar var. Ayrıca katkısız fıstık ezmesi, doğal sabun çeşitleri, yumurta, bal, sirke ve reçellerin de satışı yapılıyor. Zorlu pandemi koşullarında bir kooperatif kurup, yaşatmak kolay olmasa da girişimci kadınlar, üreterek dünyayı iyileştirmek için yola devam etmeye kararlılar.

EVDE SOLUCAN YETİŞTİRİN

“Çiftlikte tavuklarımız olduğu için artık solucan yetiştirmiyorum ama şehirde yaşayanlara evde gübre elde etmeleri ve sıfır atık için solucan beslemelerini tavsiye ederim. Bütün gıda atıklarınızı çöpe atmaktansa, solucanlara yedirebilirsiniz. İçinde hava delikleri olan 90 litrelik çöp kovalarında bunu kolayca başarabilirsiniz. Solucan yediğinin beşte birini gübreye dönüştürüyor. Elde ettiğiniz gübreyi de saksılarınızdaki toprakta kullanabilirsiniz. Ben İstanbul’da yaşarken evdeki solucanlardan yılda 50 kg gübre elde ediyordum. Bu yılda 250 kg yiyecek verdiğim anlamına geliyor. Bu kadar kıymetli bir şeyin çöp olması, bana çok üzücü geliyor.”

TÜRKİYE ÇİFTÇİ KAYBEDİYOR

“Çiftçilerimiz çok yalnızlaştı. Türkiye son 20 yılda 1 milyon 50 bin çiftçi kaybetti. Ne yazık ki kaybetmeye de devam ediyoruz. Şu anda 1 milyon 80 bin çiftçimiz var. Tarımsal bir projeksiyonumuz yok. Kooperatifleşme, örgütleşerek hareket şart. İleri yaşlardaki çiftçimize onarıcı tarımın ne olduğunu öğretmek, şehirlere giden gençleri yeniden kazanmak gerekiyor.”

TOPRAĞI KORUMALIYIZ

“Hepimiz bisiklete binsek bile karbon miktarı azalmayacak. İklimin düzelmesi için onarıcı tarım yapılması şart. Bugün bütün dünya onarıcı tarım yaparsa beş yıl içinde sanayi devriminin öncesine dönülebilir. Biz kendi toprağımızda bunu gerçekleştirmeye başladık. Bu belki tek başına iklimi korumaya yeterli değil ama toprağı korumak adına büyük bir adım. Suyun çok dikkatli kullanılması lazım. Suyun en yoğun kullanıldığı sektör de tarım. Bu nedenle toprağın su tutma kapasitesini korumak, nem kaybını önlemek için toprağı çıplak bırakmamak gerekir.”

BELEDİYELER KOOPERATİFLERİ DESTEKLİYOR

“Kooperatifimizin bir dükkânı yok ama ürünlerimiz hem belediyelerin dükkânlarında hem de internet ortamında satılıyor. Belediyeler halka sağlıklı ürün vermek için market zinciri kurdu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Halk Bakkalı, Seferihisar Belediyesi’nin Seferi Bakkalı, Aydın Efeler Belediyesi’nin Efeler Bakkalı ve Muğla Belediyesi’nin bir marketinde ürünlerimiz yer alıyor. Pandemi nedeniyle de e-ticaret satışımız yükseldi.”