Düzenli yaşam MS atağını azaltır

Ülkemizde 40 bin civarında MS hastasının olduğu tahmin ediliyor. Unutkanlık ve dikkat dağınıklığı hastalıkta sık görülen belirtiler arasında yer alıyor.

28 Mayıs 2019 Salı, 23:39
Abone Ol google-news

Yorgunluk, kaslarda güçsüzlük, düzgün yürüyememe ve görme bozuklukları gibi belirtilerle ortaya çıkan Multiple Skleroz (MS) önemli bir merkezi sinir sistemi hastalığı. MS’te beyin, omurilik ve görme sinirlerinin etkilenmesi sonucu duyusal, görme, yürüme, konuşma ve denge gibi merkezi sinir sistemi işlevlerinde bazı bozulmalar olabiliyor. Prof. Okan Bölükbaşı, unutkanlığın MS’de sık görülen bir belirti olduğunu söyleyerek “MS hastalarının yaklaşık yarısında unutkanlık, dikkat dağınıklığı ya da bilişsel yetilerde azalma olabilir. Düzenli yaşam, uygun beslenme, stresi azaltma ve iyi uyku; MS atak sıklığı üzerinde olumlu etkiler gösterebilir” dedi.

Prof. Bölükbaşı, önemli bir merkezi sinir sistemi hastalığı olan MS’in halihazırda ataklarını tam olarak engelleyen bir yöntem olmadığını söyledi.

MR gerekli
Hastalıkta tanı için MR’ın gerekli olduğunu kaydeden Bölükbaşı “Ancak kesin tanı koydurucu değildir. Görülmektedir ki MS hastası olmayan birçok kişinin MR’ın da da, MS benzeri lezyonlar görülebilmektedir. Bu durumda uzmana güvenmek en iyi seçenektir” dedi. Prof. Bölükbaşı, unutkanlığın MS’de sık görüldüğünu vurgulayarak “MS hastalarının yaklaşık yarısında şunlardan biri olabilir; unutkanlık, dikkat dağınıklığı ya da bilişsel yetilerde azalma. Depresyon, sıklıkla MS hastalığına eşlik eder. Depresyon da önemli bir unutkanlık nedenidir” dedi. Bölükbaşı, özetle şunları kaydetti:

“İdrar yapma zorluğu MS hastalığının yüzde 5’inde başlangıç belirtisidir. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde MS hastalarının yüzde 80’inde bir tür idrar sorunu gelişir. İdrar yolları iltihabı, idrar depolama zorlukları ve mesane boşaltım sorunları, en sık görülen bozukluklardır. MS sıklıkla cinsel işlev bozukluklarına neden olur. Bu bazen doğrudan sinir sistemi bozukluklarından kaynaklanırken bazen de psiko-sosyal sorunlar nedeniyle gelişir. Hastalığın yarattığı özgüven eksiklikleri, cinsel işlev bozukluklarına sıklıkla yol açar. Hastalarda yutma zorlukları başlangıçta nadir olsa da, hastalığın müzminleştiği dönemlerde hastaların yüzde 50’sinde bir tür yutma bozukluğu gelişebilir. Beyin sapını etkileyen hasarlar, depresyon, solunum işlevlerinde bozulmaya neden olan durumlar; yutma ile ilgili sorunların başlıca nedenleri olabilir.”