Düzyazının şairi Bradbury'den geçmişe dön(dür)üş!

Karahindiba Şarabı, Bradbury’nin, zaman makinesi eşliğinde ve ütopyası doğrultusunda yaptığı düzenlemelerle bugünden çocukluğuna yaptığı bir yolculuk. Kitabı diğer kitaplarından ayıran özellik, yazarın doğrudan kendi içine dönük olması ve bir yanıyla otobiyografi özelliği taşıması.

14 Şubat 2021 Pazar, 00:08
Abone Ol google-news


GEÇMİŞE TUTULAN GÜNLÜK

Geriye saran bir kaset ve yıl 1928!.. Karahindiba Şarabı’nda Ray Bradbury, kaseti geriye sararken değişimi kendiyle sınırlı tutmuyor. Çocukluğundaki karakterleri “olması istediği şekilde” biçimlendirirken, onlardaki bazı özellikleri de aktarıp Douglas Spaulding karakterine can veriyor.

Bir yanıyla otobiyografi olarak da nitelenebilecek kitabında, Douglas’ın bir yaz boyu günlüklerine tüm yazlarını sıkıştırıyor. Zaman makinesiyle ışınlandığı yerde kendi mutluluk makinesini yapmaya çalışırken, okura teorik bir izdüşüm sunuyor.

Çocukluğun masumiyeti ile iç içe geçen yaşam coşkusunda ölümün inkâr edilemezliği ve Douglas’ın kaçınılmaz yüzleşmesi, Jose Mauro de Vasconcelos’un Şeker Portakalı’ndaki türden bir etki yaratıyor insanda. Kitap, “düzyazının şairi” unvanlı yazarın kalem cambazlığının yanında duygu cambazlığını da gözler önüne seriyor. Coşkunun olduğu bir yerde hüzün serpilmeye başlarken, hüznün ortasına doğru ilerlerken de bir tebessüm oluşabiliyor yüzünüzde.

FARKLI AYNALARLA DOLU BİR ODA

Karahindiba Şarabı, çok birbirinden farklı aynalı bir oda gibi. Baktığınız yere göre çıkarımınız değişiyor. Bir yanıyla kişiye çocukluğuna yolculuk yapma fırsatı. Diğer yanıyla yazarın - belki de - çocukluğunu onarımı. Ortaya çıkardığı her kitabı kendisine de sürpriz olarak değerlendiren bir yazardan bahsediyoruz. Başka bir yanıyla da okura yine ve bir şekilde esin verme olanağı.

Bu; kitabının ön sözünde, yazarın çocuksu ve samimi bir yaratıcılıkla kendisine sorduğu sorulara verdiği yanıtlardan da anlaşılabiliyor.

Tanıdık olmayanlar için belirtecek olursak; Karahindiba, papatyagiller familyasından bir bitki türü. Çiçekleri sarı, yaprakları yeşil olsa da bitkinin adına karahindiba denmiş. Mısırlılar ve Kıpçak Türklerinin “katagan” olarak bildikleri bitki günümüze Karahindiba olarak gelirken, Hindiba kelimesinin de Arapça kökenli olduğunu belirtelim. Anadolu’daki en yaygın adı da “Arslandişi”.

KİTABI YAZDIRAN DÜRTÜ

Karahindiba Şarabı, babası ve kardeşiyle topladıkları karahindibaların içine doldurulmuş hayallerin hikâyesi. Yazarın kendi şaraplaşma sürecini anlatması. Hasatsa hasat, ayıklamaysa ayıklama… Yaşam tarafından fermante edilirken, olgunlaşma, durulma, hazırlanma ve bekleme…

Bradbury; bu kitabı yazmasındaki temel motivasyonu, iç muhasebesinin derinliği ve geçmişine dair başka türlü olabilme isteği gizleme gereği de duymuyor:

“Yirmi dört yaşından otuz yaşıma kadar, yarı yanmış bir kestane fişeğine, paslanmış bir oyuncağa ve yaşlanınca olacağım insana geçmişini, yaşamını, insanlarını, oyuncaklarını ve unutulmuş pişmanlıklarını hatırlatmak için gençlik yıllarımın birinde yazmış olduğum bir mektubun parçasına rastlamak umuduyla büyük ebeveynlerimin Kuzey Illionis çayını düşünmediğim bir günüm bile geçmedi.”

EDEBİ BİR DİRENİŞ

Hiçbir şeyi unutmayacağını düşünmek büyük hata. Çözümü ise yazmak, ne şekilde olursa olsun. İşte bunu; bu kadar derin hayal gücüyle, edebi ve hayranlık uyandıracak biçimde yapan Ray Bradbury, bu yanıyla da çağının hayalperestlerini yanına çekebildi. Sözcükleri katalizör olarak kullanarak bir şekilde kendini geriye göndermek zorunda hissediyordu… Ve tüm yazlarını da bir yazda toplamak. Bunu da Karahindiba Şarabı ile denedi, başardı!

Karahindiba Şarabı / Ray Bradbury / Çev.: Zeynep Kayalıoğlu, Ozan Kayalıoğlu / İthaki Yay. / 280 s. / 2020.