Ekonominin merkezi şaştı

Merkez Bankası yılın üçüncü enflasyon raporunu açıkladı. Enflasyon tahmini bir kez daha revize edildi, tam 5 puan atışla 13.4’e çıktı. Başkan Murat Çetinkaya, “Enflasyonun 2020 sonunda yüzde 6.7’ye geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını tahmin ediyoruz” dedi. Enflasyon hedefi ve tahmini arasında açılan makas piyasalarda güven erozyonuna neden olurken, veriler ekonomideki vahim tabloyu ortaya koydu. Güvendeki düşüşün etkisiyle sıcak para girişi dibi gördü. Faiz artınca kredi yavaşladı, çarklar neredeyse durdu.

31 Temmuz 2018 Salı, 23:28
Abone Ol google-news

Merkez Bankası (TCMB), yıl sonu enflasyon tahminini tam 5 puan artırarak yüzde 8.4’ten yüzde 13.4’e yükseltti.

Merkez Bankası’nın yılın üçüncü enflasyon raporu Ankara’da açıklandı. TCMB ocak ayı enflasyon raporunda yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 7.9 olarak açıklamıştı. Nisan raporunda tahmin yüzde 8.4’e yükseltildi. Dün tahmini bir kez daha revize edildi. Tam 5 puan artışla yüzde 13.4’e çıktı. Nisan ayına göre 2019 tahmini de yüzde 6.5’ten yüzde 9.3’e yükseltildi. Gıda enflasyonu tahmini de 2018 için yüzde 7’den yüzde 13’e, 2019 yıl sonu için de yüzde 7’den yüzde 10’a yükseltildi. Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya özetle şu değerlendirmeleri yaptı:

  •  Enflasyonun yüzde 70 olasılıkla 2018 sonunda orta noktası yüzde 13.4 olmak üzere, yüzde 12.5 ile yüzde 14.3 aralığında, 2019 sonunda orta noktası yüzde 9.3 olmak üzere yüzde 7.6 ile yüzde 11 aralığında, 2020 yılı sonunda ise orta noktası yüzde 6.7 olmak üzere yüzde 4.8 ile yüzde 8.6 aralığında gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. 
  •  Enflasyondaki güncellemenin 2.3 puanı petrol fiyatları ve döviz kuru kaynaklı gelişmelerden kaynaklandı. Yüzde 7’den yüzde 13’e güncellenen gıda fiyatları ise yılsonu tüketici enflasyonu tahmini güncellemesine 1.4 puan katkıda bulundu. Yılın ikinci çeyreğindeki yüksek oranlı tahmin sapması ve fiyatlama davranışlarındaki bozulma enflasyon tahminine 1.3 puan katkı yaptı. ÖTV artışı sonucu alkollü içecek fiyatlarındaki artış da güncellemenin 0.1 puanlık kısmını oluşturuyor. Ayrıca, bir önceki rapor dönemine göre aşağı yönlü güncellenen çıktı açığı 2018 yıl sonu tahminini 0.1 puan aşağı çekiyor.
  •  Enflasyonun 2019 yıl sonunda yüzde 9.3’e, 2020 yıl sonunda ise yüzde 6.7’ye geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını tahmin ediyoruz. 
  • 2018 yılının ikinci çeyreğinde küresel finansal piyasalarda artan oynaklıklar ve gelişmekte olan ülkelerin risk primlerindeki yükselişler etkili oldu. Bunlara ilave olarak, yurt içi belirsizlikler ve cari açık ile enflasyonda görülen yükseliş Türkiye’nin ülke risk primi ile döviz kurlarına dair göstergelerin olumsuz ayrışmasına yol açtı. 

 




‘Piyasaya yakın’

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Çetinkaya, bu raporda, tahminlerinin piyasa tahminlerine biraz daha yakın olduğunu belirtti. Çetinkaya’nın sorulara verdiği yanıtlar da özetle şöyle:

  • Hangi sebeple olursa olsun enflasyon tahmin patikasından belirgin bir sapma olacağı kanaati kurulda (PPK) oluşursa gerekli adımlar atılır, bunun karşılığı bir ilave parasal sıkılaştırmaysa bu gerçekleştirilir.
  • (Bankanın bağımsızlığına ilişkin bir soru üzerine) Merkez Bankası’na yasayla verilmiş net bir hedef ve bir araç bağımsızlığı var. Merkez Bankası sosyal, toplumsal refaha katkıda bulunmak üzere fiyat istikrarının sağlanması amacı yönünde gereken adımları, gereken zamanda, kendi görev ve değerlerine göre atar ve atmaya devam edecek.

Temas sürüyor

Şu anda enflasyonun hedeften belirgin olarak saptığı bir dönemde bulunuluyor. Beklentileri çıpalama gücü azalıyor. Biz olabildiğince kısa sürede yüzde 5’lik hedefimize kalıcı bir biçimde ulaşabilmek üzere para politikasını şekillendiriyor olacağız.

Hem hükümetle hem de ilgili paydaşlarda ekonomi politikalarının yapımı ve risklerin değerlendirilmesi sürecinde düzenli temas halindeyiz.

Maliye politikası eşgüdümü önümüzdeki dezenflasyon sürecinin önemli bileşenlerinden birisi. Burada eşgüdümü ve gelecek katkıyı takip ediyor olacağız. Kısa vadede ne olabilir, kısa vadede harcama ve teşviklerin optimize edilmesi olabilir. Bunun elbette bütçeye yansımaları olacaktır.

KUR VE GIDA ETKİLİ

Raporda, tüketici enflasyonunun, 2018 yılının ikinci çeyreğinde hızla yükselerek nisan raporunda öngörülerinin belirgin bir biçimde üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekildi. Bunun nedeni ise şöyle açıklandı: “Bu dönemde Türk lirası cinsinden ithalat fiyatları ve işlenmemiş gıda ürünleri başta olmak üzere gıda fiyatlarında gerçekleşen artışların öngörülerin önemli ölçüde üzerinde kalması enflasyon tahminlerindeki sapmada etkili olmuştur.”

TABLO VAHİM

Merkez Bankası yılda dört kez enflasyon raporu açıklıyor. Her ay beklenti anketi yayımlıyor. Üçer yıllık dönemler halinde ise hükümetle birlikte enflasyon hedefi belirleniyor. Merkez’in enflasyon hedefi 2012’den 2020 yılına kadar yüzde 5 olarak belirlendi. Yayımlanan tüm enflasyon raporlarında ise şu ifade öne çıkıyor: “Enflasyonu düşürmeye odaklı ve sıkı bir politika duruşu altında, enflasyonun yüzde 5 hedefine kademeli olarak yakınsayacağı tahmin edilmektedir.”

Oysa gerçekleşen enflasyona bakıldığında işlerin hiç de böyle yürümediği görünüyor. 2012’den bu yana yıllık enflasyon gerçekleşmeleri sırasıyla şu şekilde: yüzde 6.2, yüzde 7.4, yüzde 8.2, yüzde 8.8, yüzde 8.5, yüzde 11.92. Haziran ayında ise yıllık enflasyon yüzde 15.39 olarak açıklandı. Buna göre enflasyon hedefinden giderek uzaklaşan bir görünüm var.
Diğer yandan sürekli yukarı yönlü güncellenen enflasyon tahminleri ve beklentileri de birbirinden farklılık gösteriyor. TCMB’nin temmuz ayı beklenti anketinde cari yıl sonu TÜFE beklentisi yüzde 13.88 olarak belirlenmişti. Dün açıklanan enflasyon raporunda yılsonu tahmini yüzde 13.4 oldu. Buna göre enflasyon beklentisi ‘tahmininden’ daha yüksek. İkinci enflasyon raporunda ise yılsonu enflasyon tahmini yüzde 8.4 idi. Son veriler bu tahmini neredeyse ikiye katladı.

Enflasyon tahmininin yüzde 5 hedefinden giderek uzaklaşması, diğer yandan tahminler, beklentiler ve hedefler arasındaki farklılık, piyasada olumsuz algılanıyor ve TCMB’ye güveni zedeliyor. Oysa bağımsız kurumlara duyulan güven, yabancı yatırımcı çekmek için ana kriterlerden biri.
Raporda özellikle seçimlerden sonra sıcak para düşüşün hızlandığı görülüyor. Rapora göre Türkiye’nin risk primindeki artış ve portföy girişlerindeki azalış, TL’nin düşüşünde ve oynaklığında etkili oldu. Gelişen ülkelere sermaye akımları yavaşlıyor. Kur ve finansman maliyetlerindeki artış ise şirketleri zora sokarken yapılandırma başvuruları sıklaştı.

Tüketim düşüyor

Rapora göre büyümede sürükleyici özel tüketim harcamaları oldu. Oysa mevcut verilere göre ticari krediler ve tüketici kredilerinde faizler hızla yükseliyor. Aynı dönemde ticari krediler ve tüketici kredilerinde yavaşlama da söz konusu. Bu durum gelecek dönem büyüme hızının yavaşlayacağı sinyallerini verirken, yabancı yatırımcı girişindeki keskin düşüş, yurtiçi tasarrufları yeterli olmadığı için sermaye girişine bel bağlayan ekonominin geleceği için de soru işaretleri yaratıyor. Ekonomistlere göre piyasada güven ve yabancı sermaye girişi sağlanamazsa Türkiye IMF’nin kapısı çalmak zorunda kalabilir. Öte yandan süt, ekmek ve doğalgaza yapılan zamlar, üretici fiyatlarına ve tüketiciye yansıyacak. Bu da gelecek dönemde enflasyonun yüzde 15’lere çıkacağı öngörüleriyle durgunluk ve enflasyonun birlikte seyrettiği stagflasyon tehlikesine işaret ediyor.

TCMB’nin politikaları güven vermekten uzak kalırken sıcak para kaçışı hızlanıyor. Üretim yavaşlarken bu durum, tablonun daha da bozulacağını gösteriyor.

'Yüzde 15’i görebilir': Garanti Bankası Yardımcı Başekonomist Seda Güler Mert enflasyon raporunda açıklanan yeni tahminlerle ilgili “Yıl sonu enflasyon tahminimiz yüzde 14, bu anlamda beklentimize yakın denebilir. Riskler yukarı yönlü. Ekmek zammı, elektrik ve doğalgaz zamları gündemde. Bunların eklenmesiyle enflasyon tahminimiz yüzde 15’e yaklaşacak gibi duruyor” dedi. İş Yatırım da yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 14 olduğunu açıkladı.

Yeni OVP önemli:  ING Bank Başekonomisti Muhammet Mercan, “TCMB piyasa beklentisi ile aradaki farkı daralttı. TCMB’nin dezenflasyon sürecinde maliye politikasına daha fazla önem atfettiği düşünüldüğünde, seçimler öncesinde hayal kırıklığı yaratan bir dizi paketin ardından yeni OVP piyasalar için önemli olacak” dedi.

‘İş çığrından çıktı’: HDP Eş Genel Başkanı Prof. Sezai Temelli, Merkez Bankası’nın enflasyon tahminini yükseltmesine ilişkin, “Dramatik bir artış gerçekleşti. Merkez Bankası’nın para politikasını yürütemediğini görüyoruz. Enflasyon düzenlemesini yapamadığını görüyoruz. Ekonominin artık çığırından çıktığının göstergesi. Beklentilerin 5 puan arttığı yerde faizlere yönelik bir düzenleme yok. Bunun da tabi komplikasyonları, olumsuz yansımaları ekonomiye zaten yansıyor” diye konuştu.