Eleştirmenlerin seçtiği filmler kapkara!

SİYAD vizyona giren filmlerden 2020’nin seçkisini yaptı, tabii ki hepsi dünyanın dertlerini, sıkıntılarını dile getiren, biraz da karamsar filmler. Dünyada iyi şeyler de olmuyorsa sanatçılar ne yapsın!

26 Ocak 2021 Salı, 06:00
Eleştirmenlerin seçtiği filmler kapkara!
Abone Ol google-news

SİYAD üyeleri, geçen yıl Türkiye’de vizyona giren tüm yabancı filmler arasında yapılan oylama sonucunda en yüksek oyu toplayan “Boyalı Kuş”u yılın en iyi yabancı filmi seçti. Filmin dağıtımcısı Başka Sinema’ya ödülü mart ayında düzenlenmesi planlanan 53. SİYAD Ödül Töreni’nde verilecek. Viktor Apalaçi listeye giren on filmi ortakoltuk. com’da yazdı. Özetleyerek yayımlıyoruz.

1) Pandemi nedeniyle 4 ay kapalı kalan sinema salonlarında ağustos ayında vizyona girebilen ama ne yazık ki büyük izleyiciyle buluşamayan “Boyalı Kuş” bir başyapıt. Jerzy Kosinski’nin aynı adlı kitabından Çek yönetmen Vaclav Marhoul tarafından sinemaya uyarlanan Boyalı Kuş, 2. Dünya Savaşı sonlarında Doğu Avrupa’da yalnız bir Yahudi çocuğun acıklı öyküsünü anlatıyor. Siyah beyaz çekilen film, savaşın yarattığı travmayı çocuk gözüyle gösteriyor. İzlenmesi zor bir film olduğuna dikkat çeken Apalaçi, filmde adeta bir kötü insanlar resmi geçidi var diyor. 

2) “Banliyöde bir modern trajedi” diye özetlediği “Sefiller/Les Miserables”, Paris banliyölerindeki umutsuz gençlik üzerine bir siyasi manifesto niteliğinde. 39 yaşındaki Mali asıllı Fransız Lady Ly’nin senaryosunu yazıp yönettiği ve yargılamadan içinden çıktığı ortamı yansıttığı film bilindiği gibi Cannes Film Festivali’nde jüri ödülü kazandı ve Oscar ve Altın Küre’de yabancı dilde en iyi film adayları arasına girdi. 

3) İki dalda Oscar adayı olan “Bal Ülkesi/Honeyland” Viktor Apalaçi’nin deyimiyle ekranlardaki en kaliteli belgeseldi. Vahşi kapitalizmi eleştiren filmde Avrupa’nın son kadın arı yetiştiricisi Hatice Muratova’nın öyküsü anlatılıyor. 

4) Apalaçi, “İsveç’in karamsar, çizgi dışı sinemacısı Roy Andersson absürt, nihilist toplumsal eleştirisi “Sonsuzluk Üzerine” İskandinavya’nın yüzleri gülmeyen, asık suratlı insanlarından bir resmi geçit sunuyor ”diyor. 

5) Brezilya’dan gelen bir film Bacurau, unutulmuş küçük bir kasabada art arda gelen ölümlerin meydana geldiği bir olayı anlatıyor. 

6) Nihayet daha az iç karartan bir film, Filistinli Elia Suleiman’ın zeki bir absürt komedisi: “Burası Cennet Olmalı”. Ülkesinden ayrılıp yeni bir hayat kurmaya çalışan bir sanatçının kimliğini, milliyetini, aidiyetini araştırma hikâyesi. 

7) Roman Polanski’nin (86) tarih dersi niteliğindeki bol ödüllü “Subay ve Casus/J’accuse” Venedik’de Jüri Büyük Ödülü ve Fibreski ödülünü kazandığı film Dreyfus’un suçlanmasını anlatıyor. 

8) Cesar Diaz’ın yönettiği “Annelerimiz” 2013’de Guatemala’da çıkan iç savaşta yaşananlara odaklanan bir dram, Cannes’da Altın Kamera ödülü kazanmıştı. 

9) Nazizmi ve Hitler’i mizah yoluyla sinemaya taşıyan bir film “Tavşan Jojo”yu Yeni Zelandalı Waititi yönetmiş ve Hitler’i canlandırmış, Apalaçi, filmi “çılgın, insancıl, keskin bir mizah ürünü parodi” diye tanımlıyor. 

10) Bu seçkinin son filmi “Bedenimi Kaybettim” Cannes’da Eleştirmenler Haftası’nda Büyük Ödülü kazanmış ve bunu gerçekleştiren ilk animasyon. Filmde ayrıldığı vücudunu bulmaya çalışan bir elin hikâyesi anlatılıyor. Jeremy Clapin’in filmi bu seçkiye giren tek animasyon. Viktor Apalaçi; MUBİ’deki Josep adlı animasyon filmini de 2020 Cannes Seçkisi’nde yer aldığı ve Lumieres 2021’de “26. En iyi film ödülü”nü aldığı için öneriyor. Film, İspanyol ressam Josep Bartoli’nin hayatını anlatıyor.