Engin denizlerde keşif ve tutku!

Piri Reis’le Açık Denizde (Kırmızı Kedi Çocuk), bir keşif romanı. “Yeryüzünde keşfedilmemiş bir yer kalmış mıdır?” sorusuyla başlayan yazar, okurun içindeki kâşife selâm ediyor. Arslan Sayman bir diğer romanı Uzaklar’da da (Kırmızı Kedi Çocuk), hayali, engin maviliklere açılmak olan mini minnacık bir kayığın özgürlük arayışını anlatıyor. Sayman’ın karakterlerinde eksik olmayan keşif ve tutku, hikâyeleri okurken sizi de yüreklendiriyor, nereye yelken açsam diye düşündürüyor.

21 Mayıs 2021 Cuma, 00:02
Abone Ol google-news

 

Piri Reis’le Açık Denizde’nin anne ve babasıyla yaşayan kahramanı Azra, elinde atlası, “Yeryüzünde keşfedilmemiş bir yer kalmış mıdır?” sorusunun peşine düşer ve araştırmaya başlar. Hiç ayak basılmadık yerleri arar ama kendi yaşam alanını bile yeterince tanımadığını fark eder.

Bu noktada yazar Sayman, çocukları kendi kişisel dünya haritası konusunda düşündürtüyor ki bu çok önemli. Çünkü büyük şehirlerde yaşayan çocukların çoğu bu durumda. Sokaklarını, caddelerini tanımıyorlar.

Sabahın erken saatinde arabalarla veya servislerle okullara giden çocuklar çevrelerinin farkında değil. Mahalledeki bakkalı, kasabı, terziyi bilmeden büyüyor. Dünyanın farklı kentlerini ziyaret edip tanırken, kendi yaşam alanından habersiz yetişiyor.

Hikâyeye dönersek Azra, çevredeki pek çok insanın, “Keşfedilmemiş yer kalmadı, keşifler çağı bitti, internet çağı başladı,” sözleri üzerine anlaşılamadığını düşünür ve yalnızlaştığını hisseder. Neyse ki anne ve babası ile teyzesi onu destekler ve iyi hissetmesini sağlar.

Arkadaşı Doruk da, “Dedem yeryüzünde keşfedilmemiş bir sürü yer olduğunu söyledi,” deyince, Azra da kâşiflikten vazgeçmemesi gerektiği anlar. Doruk’un dedesiyle tanışır. Kartografi Profesörü Pertev Dede’nin sözleriyle iyice yüreklenir: “Azra, keşifler bitmez. Sen yeter ki keşfetmek iste!”.

Azra, okulda Kaşifler Kulübü kurmayı önerir, arkadaşları bu fikre bayılır ve Piri Reis Kâşifler Kulübü’nü kurarlar. Azra ünlü denizci Piri Reis ve onun büyük eseri Kitab-ı Bahriye ile tanışır. Kişisel haritadan zihinsel haritaya pek çok yeni kavramla karşılaşır. Ve Piri Reis’in haritasını çizmesinin 500. yılı kapsamında bir sergi düzenlendiğini öğrenir.

Deniz Üçbaşaran’ın incelikli çizimleriyle de derinleşen hikâyede, Piri Reis’le ilgili bilinmesi gerekenler kurgu içine çok doğru konumlanmış. Kitabın sonuna eklenen sözlükte de denizciliğe ilişkin pek çok kavramla karşılaşıyoruz.

Arslan Sayman’ın denize ve denizciliğe tutkusu bir diğer kitabı Uzaklar’da da (Kırmızı Kedi Çocuk) karşımıza çıkıyor. Uzaklar, mini minnacık bir kayığın, özgürlük arayışını, Kalamış Koyu’na dökülen Kurbağalıdere’de pinekleyen ama hayali, engin maviliklere açılmak olan bir kayığın hikâyesini anlatıyor. Uzaklar, açık denizleri merak eder. Günün birinde arkadaşlarının yardımıyla açık denizlere açılmayı başarır. Dev dalgalar, sert rüzgârlar bazen Sait Faik’e bazen de Nâzım Hikmet’e savurur. Özgürlüğüne düşkün minik bir kayığın açık denizdeki macerası nereye varacak dersiniz?

Arslan Sayman’ın karakterlerinde eksik olmayan keşif ve tutku, hikâyeleri okurken sizi de yüreklendiriyor, nereye yelken açsam diye düşündürüyor.