Erdoğan muhtarlardan muhbirlik istedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan muhtarlar toplantısında konuştu. Erdoğan muhtarlara muhbirlik çalışmaları yapmaları için destek istedi. Erdoğan'ın bu isteği son olarak 12 Eylül darbe döneminde uygulanmıştı.

12 Ağustos 2015 Çarşamba, 13:06
Abone Ol google-news

<video:343497>

Cumhurbaşkanı Erdoğan muhtarlar toplantısında açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Muhtarlar Toplantısı'nda muhtarlardan yine tartışılacak bir istekte bulundu. Muhtarlara bu süreçte çok iş düştüğünü söyleyen Erdoğan, "Benim muhtarım hangi evde kim var? Gelecek gayet uygun ve sakin bir şekilde kaymakamına, emniyet müdürüne bildirecek" dedi.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geliyoruz dedik ve milletimizin hizmetkarıyız. Biz gücümüzü şu veya bu odaktan değil doğrudan milletimizden alıyoruz.

-Cumhurbaşkanı seçilirken söz vermiştim. Demiştim ki “biz tarafsız olmayacağız” ve devam etmiştim “biz daima milletimizin tarafında olacağız” Hamd olsun bugüne kadar verdiğimiz sözü tuttuk.

-Tutmaya devam edeceğiz. Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geliyoruz dedik ve milletimizin hizmetkarıyız. Biz gücümüzü şu veya bu odaktan değil doğrudan milletimizden alıyoruz.

-Türkiye’de siyasetin alanı ilk defa bu kadar genişledi. Ülkemizde artık tüm provokasyonlara rağmen, siyaset mühendisliklerin yerini meşru siyaset yöntemleri almıştır.

-Elbette Türkiye bu noktaya kolay kolay gelmedi. Vesayetin her türünü milletimizin desteğiyle birer birer aştık.

GEZİ OLAYLARI VE 17-25 ARALIK

-Bakın şimdi aynı çevreler tekrar, hayır millet değil tekrar parlamento seçsin demeye başladılar. Yahu parlamento kim? Onlar milletin vekili, millet kim? Aslı. Aslın olduğu yerde vekilin hükmü olur mu? Bu bakımdan bu boş çabalar tamamen kıymetini yitirmiştir.

-Bu çabalar 2013 yılında önce Gezi olayları, arkasından 17-25 Aralık darbe girişimiyle farklı bir çehreye büründü. 2014 yılında 30 mart’ta yapılan mahalli seçimler ve arkasındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri bu girişimleri akamete uğrattı.

"BANA YURTDIŞINA KAÇTI DEMİŞLERDİ"

-Gezi ve 17 aralık sürecinde, şahsımı resmi ziyarete gitmiştim. Beni yurtdışına kaçmakla itham eden ihanet şebekesinin mensuplarının, birer ikişer yurtdışına kaçtıklarını görüyoruz.

-Şu ana kadar 100’ü aşkın mensupları yurtdışına kaçmıştır. Biz her hesabın üzerinde bir hesap olduğunda, kaderin üstünde bir kader olduğuna inanan insanlarız.

"KIRMIZI BÜLTEN ÇIKARILIP, YAKA PAÇA BURAYA GELECEKLER"

-İşte daha  yeni görüyorsunuz. Bu acımasız kararları verenler Gürcistan üzerinden Ermenistan’a kaçıyorlar. Tabi oradan da kimbilir nereye kaçacaklar, ayrı mesele

-Şu anda Türkiye olarak bizler de iz sürüyoruz. Bunlarla ilgili, kırmızı bültenler hepsi… Bir kısmı romanya’da yakalandı. Bunlar da yaka paça buraya gelip, yaptıklarının hesabını verecekler.

-Karanlık eller Türkiye'yi rahat bırakmıyor, güçlü Türkiye istemiyorlar.

"HANGİ EVDE KİM VAR, NEDİR NE DEĞİLDİR?"

-Şu anda görüyorsunuz, operasyonlarda nasıl silahlar ortaya çıkıyor. Tamamen yığınak yapıyorlar, sığınak, Suriye’den yığınaklar yapılıyor.

-Niçin? Yarınlara. Maalesef bu konuda şu anda devletin çok daha gayretli, çok daha bu konularda yılmayacak şekilde operasyonlarına devam etmek suretiyle, hangi evde ne var ne yok, istihbaratla her şeyiyle bunu ortaya çıkarmak durumundadır.

-Hangi evde kim var, nedir ne değildir? Bunu gelecek, orada kaymakamına, valisine emniyet müdürüne bildirecek.

-Siz bu devletin en ücra köşedeki mahallesinin köyünün temsilcisi durumundasınız. Siz muhtarsınız. Siz seçilmişsiniz. Siz memur değilsiniz. Seçilmiş atanmıştan her zaman daha önemlidir, bunu böyle biliniz.

"KALLEŞÇE SALDIRILAR"

-7 Haziran seçimleri öncesi, Doğu ve Güneydoğu’da vatandaşlarımız üzerinde baskı ve tehdit iklimi oluşturuldu. İlgili kurumlarımız, vatandaşlarımızın özgür iradelerini sandığa yansıtma konusunda yetersiz kaldı. Bunu açıkça söylemek zorundayım.

-Seçimden sonra ortaya çıkan tablo, Türkiye için yeni bir dönemin kapısı aralanabilirdi.

-Diyorlar ki "Terör örgütü silahlarını sustursun" hayır terör örgütü silahlarını bırakacak, üstüne beton dökecek.

-Tün teröristler ya ükemizi terk edecekler ya da silahlarının üstüne beton dökecekler.

-Terör örgütüyle bağını koparamayan diğer partiler içinde bu durum geçerlidir. Bizim gözümüzde örgütün piyonu olarak kalacaklardır.

-'Bizim terör örgütüyle ilgimiz yok' diyorlar kusurabakmayın, bunu kimse yutmaz.

-Devlet ve hükümet çözüm süreciyle ret, inkar ve asimilasyın politikalarını ortadan kaldırmıştır. Bu adımları attık... Samimi davranacaklar sandık. Onlar silah uzattılar.

-Bir de hala 'çözüm süreci' diyorlar.. Bana göre çözüm süreci buzdolabındadır.

- Bu süreçte muhtarlara da çok iş düşüyor. Benim muhtarım hangi evde kim var? Gelecek gayet uygun ve sakin bir şekilde kaymakamına, emniyet müdürüne bildirecek.

- Anayasada belirtilen tarihe kadar koalisyon kurulması benim tercihimdir.