Erdoğan: Pensilvanya'daki zatta sesleniyorum

AKP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Pensilvanya'daki zata sesleniyorum. Senin her hangi bir suçun yoksa çık gel Türkiye'ye. Niye Türkiye'ye gelmiyorsun" dedi.

09 Temmuz 2014 Çarşamba, 20:23
Abone Ol google-news

AKP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Tokat Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde vatandaşlara seslendi. Konuşmasının başında Tokat'ın ilçelerine selam gönderen Erdoğan, yerel seçimlerde Tokat'ın AKP'ye verdiği destekten dolayı teşekkür etti.

 

'AL BİRİNİ VUR ÖBÜRÜNE, BİRBİRLERİNDEN FARKLARI YOK'

Şimdi yeni bir milada geldiklerini kaydeden, "İnanıyorum ki Tokat bizim yanımızda olacaktır. En gür seda ile cevap vereceğinize inanıyorum" diyen Erdoğan, vatandaşlara, "Büyük Türkiye'ye hazır mıyız Tokat? Cumhur'un başkanını seçiyor muyuz Tokat? Oy pusulasınada milletin adayını destekliyor muyuz Tokat?" diye sordu.

12 yıl önce ekonomisi çökmüş bir Türkiye olduğunu kaydeden Erdoğan, "Esnafı, tüccarı sokaklara dökülmüş bir Türkiye vardı. Sanayici fabrikasının kapısına kilit vuruyordu, çarklar durmuştu, esnaf dükkanını siftahsız kapatıyordu. Türkiye IMF'nin karşısında borç dileniyordu, borç. Çiftçi, esnaf, işçi, memur borcun altında, hacizlerin, yüksek faizlerin altında eziliyordu. Türkiye önünü, ufkunu göremiyordu. Ne yaptık? 3 Kasım seçimleriyle geldik, ülkeye istikrar kazandırdık, itibar kazandırdık. Türkiye ekonomisini yıllık ortalama yüzde 5 oranında büyüttük. Milli geliri nerden aldık? 230 milyar dolardan aldık. Şimdi nerede? 820 milyar dolarda. Bizden önce kim vardı? İşte DSP, MHP, ANAP vardı. Şimdi bak çok enteresan, şimdi bu DSP, MHP, CHP yanlarına bir şeyler daha bulmuşlar, birlikte bir aday çıkarmışlar. Al birini vur öbürüne, birbirlerinden farkları yok" dedi.

 

'ONLARIN BÖYLE BİR DERDİ YOK'

"Cumhurbaşkanlığı makamını sadece oraya gelindiği zaman orada monşer gibi yönetmekle bu ülke yönetilmez" diyen Erdoğan, "Bu gayret, sevda işi. Bu sevdanız olmazsa, bu derdiniz olmasa milletin derdiyle dertlenme kabiliyetin olmazsa bu ülkeye bir şey veremezsin. Bu millete bir şey veremezsin. Biz dertliyiz, dertli. Bizim sevdamız var. Biz tıpkı Ferhat gibi sevdalıyız. Ferhat, Şirin'e sevdalıydı dağları deldi. Biz de Şirin'e sevdalıyız, işte Şirin karşımda. Onun için dağları delerek geliyoruz. Tüneller açarak geliyoruz, daha iyi olacak, daha güzel olacak inşallah" diye konuştu.

Kendi iktidarları öncesinde başörtülü öğrencilerin başörtülerinin başlarından çekilip alındığını ve bu kızların bu ülkenin vatandaşları olduğunu kaydeden Erdoğan, "Şimdi bu CHP bu MHP tam kendilerine uygun olanını buldular. Onların böyle bir derdi yok onların böyle bir sıkıntısı yok. Onların eğitim özgürlüğü inanç özgürlüğü diye bir derdi yok. Çok sabrettik, çok sabrettiniz. Ama sabreden, derviş muradına ermiş" diye konuştu.

 

'ADAYLARINA, 'SEN KİBAR OL BİZ BAŞBAKANI BİR KÖPÜRTELİM' DEDİLER'

Muhalefet partilerinin Başbakan'a her gün küfür ettiğini kaydeden Erdoğan, "Dertleri ney? Söyleyeyim. Adaylarına dediler ki 'sen kibar ol' diğer yanını bize bırak.' Adaylarına bunu söylediler 'sen kibar ol gerisini bize bırak. Biz Başbakan'ı şöyle bir köpürtelim, onu bir gerelim.' Pensilvanya'dan da öyle bir nasihat aldılar. Hamdolsun ömrümüzün 40 yılı siyasetin içinde geçti. Kimin, neyi, nerede, nasıl yapacağını biliyoruz. Biz ağzımızdan çıkan ifadeleri kolektif bir aklın ürünü olarak çıkarıyoruz. İstişareye dayalı olarak çıkartıyoruz. Ve bunla bu yola çıktık" diye konuştu.

 

'İŞTE GÖREV YAPTIĞI YERDEKİ MANTIĞI DA BUYDU'

Geçmişte Türkiye'nin dış politikada içine kapandığını kaydeden Erdoğan, "Artık böyle bir Türkiye yok. Komşularına karşı, bölgesine karşı, dünyadaki gelişmelere karşı, dünyadaki gelişmelere karşı sesiz duyarsız bir Türkiye vardı. İşte şimdi çıkmış adayların bir tanesi ne diyor? Aman yarabbi 'Filistin meselesinde Türkiye tarafsız kalması gerekir' diyor. Şu hale bak ya, şu hale bak. CHP'nin MHP'nin adayı bunu söylüyor. İsrail bombaları yağdırıyor, savunmasız insanlar ölüyor hala 'Filistin meselesine tarafsız olacaksın' diyor ya. Bu ne anlayıştır? İşte görev yaptığı yerdeki mantığı da buydu, anlayışı da buydu. Onun için de maalesef girdikleri hiçbir girişmede gelişme olmuyordu. Biz 'iş bilenin kılıç kuşananın' diyoruz. Bu yola böyle çıktık böyle devam ediyoruz. Kendi gölgesinden, kendi milletinden korkan, uluslararası meselelerde egemen gülerin arkasına takılıp giden bir Türkiye vardı. O eski Türkiye'ydi" diye konuştu.

 

'CHP, EY MHP SİZ ADAYINIZLA BERABER GİDİN ESED'İN YANINDA OTURUN'

Bu milletin içine kapanacak bir millet olmadığını kaydeden Erdoğan, "Bu millet komşularındaki zulme, bölgesindeki mezalime sessiz kalacak millet değil. Bu millet Gazi Osman Paşa'dan aldığı ilhamla Suriye'ye, Irak'a, Mısır'a, Filistin'e, her gün bombalanan mazlumların, gariplerin, şehitlerin diyarı Gazze'ye sırtını dönecek bir millet değildir. Benim dedelerim, atalarım, ecdadım at sırtında Malazgirt'ten yola çıkıp Avrupa içlerine kadar, Yemen'e kadar, Tunus'a kadar gidecek ama ben yanı başımdaki Irak'ı, Suriye'yi, Mısır'ı, Gazze'yi görmeyeceğim, duymayacağım, öyle mi? Evet, ey CHP, ey MHP siz adayınızla beraber gidin Esed'in yanında oturun, siz geçin orada oturun. Biz zalimlerle elle olmayız. O insanlarla biz de görüştük. Ortada o zaman bu yoktu. Ama zulüm başladığı anda her şey bitti. Tarih bize bunun hesabını sorar, ecdat bize bunun hesabını sorar, Gazi Osman Paşa'nın o aziz hatırası bize bunu sorar. Tarih boyunca hakkın, adaletin, barışın, mazlumun ve mağdurun yanında durduk, Allah'ın izniyle yeni Türkiye tarihinde olduğu gibi istikbalinde de hakkın yanında durmaya devam edecektir" diye konuştu.

 

'BATSIN SİZİN ŞU KONJONKTÜRÜNÜZ'

Kendilerine dengelerden bahsedildiğini söyleyen Erdoğan, " 'Konjonktür' diyorlar, 'strateji' diyorlar. Gazze'den her gün çocuk ölümlerinin sesi geliyor. Batsın sizin şu konjonktürünüz. Irak'ta kardeş kardeşi katlediyorsa, batsın sizin bu stratejiniz. Biz vicdanı olan bir milletiz. Her zaman vicdanımızla hareket ettik. Her zaman da vicdanımızla hareket edeceğiz. Büyük devlet olmanın gereği neyse her zaman cesaretle onu yapacağız" diye konuştu.

Kendisinin milletten taraf olduğunu kaydeden Erdoğan, "Bunu anlamakta zorlanan bazı zavallılar var, garipler var. Diyor ki 'bak hemen ayrımcılığa başladı.' İşte bu ifadeyi anlayamayacak kadar zavallısın. Milletin tarafında olan ayrımcı olur mu be? Millet kim? 77 milyon. Bunlara sorarsanız millet, onlar gibi düşünenlerdir. Biz, bu ülkede 77 milyonun tamamına 12 yıldır hizmet veriyoruz. Ayrım yapmadan, 780 bin kilometrekarenin tamamına ayrım yapmadan hizmet veriyoruz" şeklinde konuştu.

 

'PENSİLVANYA'NIN DAHA ÇOK PİSLİĞİ ORTAYA DÖKÜLECEK'

Muhalefet partilerinin, her cumhurbaşkanlığı seçiminde kendisine verilen emri yerine getirdiğini ve kendi içinden aday çıkaramadığını söyleyen Erdoğan, "Kendi içinden çıkan adayları dövdüler, dövdüler. Allah aşkına ülkücü camia kendi içinden, MHP içinden bir tane cumhurbaşkanı adayı çıkaramadı mı? Ben, ülkücü kardeşlerime sesleniyorum, MHP'ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum, CHP'ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum, BDP'ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum. Erdoğan, bu milletin tamamının cumhurbaşkanı adayıdır. Bunu böyle biliniz" dedi.

"Bunlar izzetiyle yenilmeyi öğrenmemişler. Bunlar hem yeniliyor hem de izzetlerini kaybediyorlar" diyen Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Pensilvanya'nın rezillikleri ortaya çıktıkça o leke CHP'nin de MHP'nin de alnına yapışıyor. Çünkü birlikte hareket ettiler. Çünkü yol arkadaşlığı yaptılar. Bu lekeyi hiçbir zaman silemeyecekler. Bu lekeden hiçbir zaman kurtulamayacaklar. Pensilvanya'nın daha çok pisliği ortaya dökülecek. O pisliğin altında sadece Pensilvanya ihanet çetesi değil, göreceksiniz, CHP de MHP de kalacak."

 

'İNSAN BABASININ MEMLEKETİNE GİTMEZ Mİ?'

Paralele yapının okullarına çocuklarını göndermemelerini isteyen Erdoğan konuşmasında, "Bunların adaylarının filan ne siyasetle ne millete hizmetle alakası yok. Bunların böyle bir derdi de yok. Biz bu ülkenin 81 vilayetinin nerede ne olduğunu çok iyi biliriz. Ya bir insan babasının memleketini bilmez mi ya? Bir kere oraya uğramaz mı ya? Yozgat'a aday olunca ve adaylığından önce de bizim Adalet Bakanımızın ricasıyla gidiyor. Bu kadar" dedi.

Kendisinin ise memleketi olan Rize'ye 1 yıl içinde kesinlikle bir defa gittiğini kaydetti.

Bu millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldiklerini kaydeden Erdoğan, "Ben inanıyorum ki sadece AK Parti değil, bütün siyasi görüşlerden Saadet Partisi'nden, Büyük Birlik Partisi'nden, bu sürece bu yolculuğa güçlü bir destek gelecek" dedi.

Başbakan Erdoğan, "İstanbul'da denizin altında biliyorsunuz, Marmaray'ı yaptık, bunu yapan biziz. Bununla ilgili ne Demirel'in ne Ecevit'in burayla ilgili en ufak bir katkısı yok. Biz başladık biz bitirdik. İnsan biraz haya eder ama cumhurbaşkanı adayı beyefendinin bundan bile haberi yok" şeklinde konuştu.

 

'BAŞÖRTÜSÜ PROBLEMİNİ BİZ ÇÖZDÜK'

DSP, MHP, CHP'nin birlikte aday açıklamalarını eleştiren ve geçmişten örnekler veren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, başörtüsü problemini de kendilerinin çözdüğünü artık, üniversitelere, imam hatiplere başörtülülerin gidebildiğini, kamuda da başörtüsünü serbest bıraktıklarını belirterek bunları azim ve kararlılıkla yaptıklarını söyledi. Eskiden Türkiye'de gazete ve televizyonlarda isteyenin istediğini söylemesinin yasak olduğunu, ifade özgürlünün bulunmadığını belirten Erdoğan, "Ama şimdi ana muhalefete, yavru muhalefete bakıyorsun Başbakan'a her gün küfrediyor, her gün hakaret ediyorlar. Adaylarına 'Sen kibar ol diğer yanını bize bırak' dediler. 'Biz başbakanı şöyle bir köpürtelim, onu gerelim'. Pensilvanya'dan da öyle bir nasihat aldılar. Ömrümüzün 40 yılı siyasetin içinde geçti. Kimin nerede neyi nasıl yapacağını biliriz. Biz ağzımızdan çıkan ifadeleri kollektif bir aklın ürünü olarak çıkarıyoruz. İstişareye dayalı çıkarıyoruz" dedi.

8 seçimden hep birinci parti olarak çıktıklarını anımsatan Başbakan Erdoğan, Ak Parti'yi egemen güçlerin değil milletin kurduğunu, gücünü halktan ve haktan aldığını belirterek şöyle devam etti: "İnsanların kendi ana dillerinde konuşması yasaktı. Kendi etkin kökenlerini ifade etmeleri yasaktı. Öyle serbestçe Aleviyim-Sünniyim demek, kültür ve inançlarını yaşatmak yasaktı. Eski Türkiye'de bütün yasakları biz kaldırdık. Bugün bir Alevi rahatlıkla ben Aleviyim diyorsa bunun arkasındaki gerçek biziz. Sünniyim diyorsa arkasındaki gerçek biziz. Demokrasinin standartlarını biz yükselttik. Özgürlükleri genişlettik, baskı ve kısıtlamalara son verdik. Dış politakada aynı şekilde içine kapanmış Türkiye vardı. Şimdi böyle bir Türkiye yok."

 

'SİZ ADAYINIZLA BERABER GİDİN ESED'İN YANINA OTURUN'

İsim vermeden muhalefetin ortak adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nu eleştiren Erdoğan, Filistin konusundaki tarafsızlık sözlerini hatırlatarak şöyle dedi: "Adayların biri çıkmış ne diyor. 'Filisitin meselesinde Türkiye'nin tarafsız kalması gerekir diyor. Şu hale bakın. CHP-MHP'nin adayı bunu söylüyor. İsrail bombaları yağdırıyor, savunmasız insanlar ölüyor, hala Filistin meselesinde tarafsız olacaksın diyor. Bu ne anlayıştır. İşte görev yaptığı dönemde mantığı da anlayışı da buydu. Onun için de maalesef girdikleri hiç bir girişimde gelişme ve netice olmuyordu. Biz iş bilenin kılıç kuşananın diyoruz. Bu yola böyle çıktık böyle devam ediyoruz. Kendi gölgesinden, milletinden korkan, uluslararası meselelerde egemen güçlerin arkasına katılıp giden bir ülke vardı. O eski Türkiye idi. Türkiye'nin dış politikasına biz itibar kazandırdık. Türkiye'nin dünyadaki konum ve değerini yükseltik, yücelttik. Dünya mazlumlarının sesi olduk. Bu millet içine kapanacak bir millet değil. Bu millet komşularındaki zulme bölgemizdeki, mezalime sessiz kalacak bir millet değil bu millet Gazi Osman Paşa'dan aldığı ilhamla mazlumların şehitlerin diyarı Gazze'ye sırtını dönecek bir millet değil. Benim dedelerim ecdadın at sırtında Malazgirt'e Avrupa içlerine, Yemen'e, Tunus'a gidecek ama biz yanı başındaki Suriye'yi, Irak'ı, Mısır'ı, Gazze'yi görmeyeceğiz mi. Siz adayınızla beraber gidin Esed'in yanında oturun. Siz geçin orada oturun. Biz zalimlerle el ele olmayız. Onlarda biz de görüştük, ortada o zaman bu durum yoktu. Ama zulüm başladığında her şey bitti. Tarih, ecdad bize bunun hesabını sorar."

 

'AK PARTİ, 77 MİLYON'UN PARTİSİ'

Muhalefetin strateji ve dengelerden söz ettiğini ifade den Erdoğan, Gazze'de her gün çocuk ölümlerin yaşandığını belirterek, "Batsın sizin konjoktörünüz. Irak'ta kardeş kardeşi katlediyodarsa batsın izin stratejiniz. Biz vicdanı olan bir milletiz. Her zaman vicdanımızla hareket edeceğiz. Büyük millet olmanın gereğini yapacağız" ifadelerini kullandı.

1945 yılında İkinci Dünya Savaşından mağlup çıkan Almanya ve Japonya örneklerini veren Erdoğan, aynı dönemde Türkiye'de CHP iktidarının ise, ezanla, Kuran'la, camilerle uğraştığını iddia etti. Sadece Tokat'ta o dönem 33 caminin kapatıldığını belirten Erdoğan şunları söyledi: "Tek parti CHP'si basınla, yazarlarla uğraştılar demokrasiye düşman oldular. Açık oy gizli tasnif dediler. Seçim komedisi. Almanya, Japonya küllerinden yeniden doğarken CHP zihniyeti Türkiye'de darbe üstüne darbe yapıyordu. O gün ne yaptılarsa bugün de aynısını yapıyorlar. Türkiye büyürken, güçlenirken, bölgesinde iddia sahibi olurken bu CHP zihniyeti Türkiye'yi durdurmak için yine elinden geleni yapıyor. Tokat'ta CHP'nin yüzde 35 oyu var. Şu CHP'nin Genel Başkanı Tokat'a kaç defa geldi. Ya bir ya iki kez. Peki Behçeli kaç defa geldi. Gelmez. Bunlar bizden daha mı meşguller. Ankara'da, yalan üretmeyi, iftira üretmeyi, küfür etmeyi bırakıp Tokat'a neden gelmezler" diye sordu. Bunlarda ufuk yok, bunlarda vizyon yok. CHP'de, MHP'de, HDP'de Türkiye'yi büyütmek, itibarına itibar katmak gibi bir dert yok. BDP siyasi Kürtçülük yapıyor, MHP siyasi Türkçülük yapıyor. CHP. D da diyor ki 'Ben de kumsalların partisiyim. Ak Parti ne yapıyor. Biz 77 milyonun partisiyiz. Alevi, Sünni ayrımı da yok. Biz yaradılanı yaradandan ötürü severiz. Ben tarafım dedim. Nerenin tarafıyım, milletin tarafıyım. Bunu anlamakta zorlanan bazı zavallılar var, garipler var. Biz bu ülkede ayrım yapmadan 77 milyonun tamamına 12 yıldır hizmet veriyoruz."

 

'ERDOĞAN TÜM MİLLETİN ADAYI'

Muhalefetin koltuklarından kalkmadığını belirten Başbakan Erdoğan, CHP'nin Penlisvanya'nın dizinin dibine çöktüğünü, 30 Mart'ta milleten ders aldıklarını ama ibret almadıklarını belirtti. MHP'nin de CHP'nin gölgesinde, CHP ve Pensilvanya'nın oyuncağı olmayı içine sindirdiğini ifade ederek, şöyle konuştu: "İşlerine gelince Atatürk partisiyiz, işlerine gelince 91 yıllık partiyiz derler. Peki bu CHP 1 tane Cumhurbaşkanı adayı bulamadın mı. Aynı şey MHP için de geçerli. MHP her Cumhurbaşkanılığı seçiminde verilen emri yerine getirdi, aday çıkaramadı. Kendi içinden çıkan adayı dövdüler. MHP kendi içinden bir aday çıkaramaz mı. Ülkücülere, MHP'ye gönül veren, CHP'ye, HDP'ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum. Erdoğan bu milletin tamamının Cumhurbaşkanı adayıdır bunu böyle biliniz. Bunlar izzetiyle yenilmeyi öğrenemmişler. Hem yeniliyor, hem de izzetlerini kaybediyorlar. Şu an Pensilvanya'nın rezillikleri ortaya çıktıkça o leke CHP ve MHP'nin de alnına yapışıyor. Çünkü birlikte hareket ettiler. Bu lekeyi hiç bir zaman silemeyecekler. Penysilvanya'nın daha çok pisliği dökülecek. O pisliğin altında CHP ve MHP'de kalacak."

 

'EDEBİM EL VERMİYOR'

Paralel yapı ile mücadeleye yılmadan devam edeceklerini ifade eden Erdoğan, bunların okullarına ve dershanelerinde okuyan çocukların alınması uyarısında bulunarak, "Devlet okulları bize yeter' dedi ve hafta sonları ücretsiz kurs vereceklerini ifade etti. Bunların ablaları da olduğunu hatırlatan Erdoğan "Bunların ablaları da gelir. Gereken dersi veriyor musunuz. Başbakanınıza beddua seansları yapılıyordu. Bütün işleri bitirmişler, beddua seansları yapıyorlardı. Bunlarda takiye, yalan, iftira var her şey var. Bunları söylemeye edebim müsaade etmiyor. Bizim analarımız burada, biz de analarımızla ağabeylerimizle beraber yürüyoruz. Şurada 1 ay kaldı. Kapı kapı dolaşacağız" dedi.

 

MEMLEKET ELEŞTİRİSİ

Yine isim vermeden Cumhurbaşkanı adayı İhsanoğlu'na göndermede bulunan Erdoğan, şöyle konuştu: "Bir insan babasının memleketini bilmez mi. Bir kere oraya uğramaz mı. Yozgat'a aday olunca ve adaylığından önce de bizim Adalet bakanımızın ricasıyla gidiyor. Benim memleketim Rize. Bir yılı geçirmeden 1 gün olsun gitmemek gibi bir şey yapmadım. Rahmetli babam her yıl götürürdü. Kursa giderdim. Bu vatanın topraklarını eşelemek böyledir. 10 Ağustos'ta sadece Cumhurbaşkanı değil, devletin yüzde 100 sahibi siz olacaksınız. Vekiller konuşmayacak, asıllar konuşacak. Halkın seçtiği hükümet, halkın seçtiği cumhurbaşkanı Türkiye'yi daha büyük hedeflere uçuracak. 10 Ağustos'ta millet için hayalleri olan milletin içinden birini Cumhurun başkanı tayin edeceksiniz. Cumhurbaşkanı seçilirsek vatanımız, milletimiz, bayrağımız için ter dökmeye devam edeceğiz"

 

'PENSİLVANYA'DAKİ ZATA SESLENİYORUM'

Cumhurbaşkanlığı makamına çıktığı takdirde paralel yapıyla mücadeleden asla taviz vermeyeceğini vurgulayan Erdoğan şöyle devam etti: "Millete kumpas kurmaya çalışan yapıya gereken dersi 30 Mart'ta verdiniz. Paralel yapıyla mücadeleyi sonuna kadar götürmemiz için bu yola devam edeceğiz. Pensilvanya'daki zata sesleniyorum. Senin her hangi bir suçun yoksa çık gel Türkiye'ye. Niye Türkiye'ye gelmiyorsun. Yandaşları diyor ki inzivaya çekildi. Gel Tokat'ta çekil, Bursa'da, İstanbul'da, Erzurum'da çekil. Gel Konya'da çekil. Oyun içinde oyun, tuzak içinde tuzak. Dert başka ama ben inanıyorum, benim milletim farketti ve gereken dersi 30 Mart'ta verdi. Şimdi 10 Ağustos'ta en büyük dersi verecek buna inanıyorum."

Mitinge katılanların 'Dik dur eğilme, bu millet seninle' tezahürat üzerine de "Biz kulların karşsında eğilmeyiz, sadece rükuda eğiliriz. Bunun dışında asla eğilmiyoruz, eğilmeyeceğiz. Sadece hakkın karşısında eğiliriz başka yok" dedi. Erdoğan, 'Uzun adam' bestesini yapan ve rahatsız olan sanatçı Murat Göğebakan için de şifa istedi.

Konuşmasının ardından Tokatlıları selamlayan Başbakan Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte miting alanındakilere tişört, atkı ve karanfil fırlattı. Ardından Tokat Valiliği ve Tokat Belediyesi'ni ziyaret etti. Erdoğan helikopter ile Erbaa ilçesine geçerek, iftar programına katılacak.