Erdoğan'a protesto şoku: Nankörlük yapmayın

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşması sırasında kadro isteyen taşeron işçilerin attığı slogan üzerine 'Nankörlük yapmayın. Bir yerde çalışıyorsunuz nankörlük yapmayın. Sayın Başbakanımız açıklama yaptı. Bunları takip edeceksiniz. Seçimden sonra bunların adımları da zaten atılacak. Provoke yapmayın. 20-30 kişi toplanıp provoke ediyorsunuz' dedi.

02 Mayıs 2015 Cumartesi, 18:25
Abone Ol google-news

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Batman’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada "Kürt sorunu yoktur, Kürt vatandaşlarımın sorunu vardır. Bu sorunları çözmek zaten herkesin görevidir. Bu gerçeği kabul edelim" dedi. Çözüm sürecinin tüm vatandaşlarla birlikte Kürt vatandaşların da beklentilerinin çözüm yollarının arandığı bir süreç olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Çözüm sürecini sadece Kürt sorunu parantezinde tutmak isteyenlerin niyeti başka. Onlar çözüm peşinde değiller. Onlar bu mesele üzerinden istismar yapıyorlar" dedi.

Erdoğan, konuşma yaptığı alanda 'Başkan TPIC işçilerine sahip çık' sloganı atarak kadro isteyen 25-30 kişilik petrol işçisine tepki gösterip, "Bir yerde çalışıyorsunuz nankörlük yapmayın. Bir imkan size tanınmış, oralarda çalışıyorsunuz. Başbakanımız gerekli açıklamaları yaptı. Seçimden sonra bunların adımları atılacak. Provoke etmeyin" dedi.

'HİZMETKAR OLMAK ONLARDA YOK'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplu açılış yapmak için geldiği Batman'da havalimanından kent merkezine giderken, yolunu kesip sevgi gösterisinde bulunanlara satranç takımı dağıttı. Batman Valiliği'ni ziyaretin ardından Adalet Caddesi üzerindeki toplu açılış töreninde halka hitap eden Erdoğan, miting alanına gelirken geçtiği sokakların pislik içinde olduğunu, Batman’ı buna mahkum etmeye kimsenin hakkının olmadığını söyledi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Modern bir ülkeden bahsediyorsak her kurum görevini yapmak zorundadır. Batman’da son olarak 58 trilyonluk yatırımla Batman şehir geçişiyle, Gültepe ve Esentepe kavşakları bitirildi. Az önce Maliye Bakanı'nın ifade ettiği gibi bir köprü yıllar yılı yapılamıyordu. Ama yapmak bize nasip oluyor. 120 kilometre dolaşacakken bu mesafe 20 kilometreye düşüyor. İnsana değer vermek nedir? İşte buralardan geçiyor. Ama maalesef birileri var ki insan endeksli bir dünya onlarda yok, hizmetkar olmak onlarda yok. Bütün mesele insanımıza hizmetkar olabilmektir. Tüm bu eserlerin ve hizmetlerin Batmanlılara hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum. Bu eserlerin şehre kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik ediyorum."

'KARDEŞLİĞİMİZİ KİMSE BOZAMAZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokratik açılım, milli birlik projesi ve çözüm sürecine dikkat çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Batmanlı kardeşlerim huzurun, barışın değerini iyi bilir. Çünkü Batman geçmişte terörden çok çekti. Geçmişte faili meçhullerden çok çekti. Demokratik açılım hamlesini açtığımızda en büyük desteği Batman’da gördük, ardından milli birlik projesinde Batman bize güç verdi, moral verdi. Çözüm süresinde de destek veren yine Batman’dı. ‘Analar ağlamasın’ dediğimizde Batman’daki analar sevinç gözyaşları içinde çağrımıza karşılık verdi. Cumhurbaşkanı olarak 18'inci ziyaretimi Batman’a yapıyorum. Kardeşliğimizi kimse bozamaz. Bizim aramıza kimse giremez. Kardeşlerim, geçmişte Türk diyerek, Kürt diyerek, Arap diyerek, Çerkez, Laz, Abaza, Gürçü, Boşnak, Roman aklınıza ne gelirse bu şekilde adeta dilim dilim böldüler. Çözüm süreciyle işte bu ayırımları ortadan kaldırdık. Çünkü, biz yaradılanı yaradandan ötürü severiz. 12 yıldır attığımız her adımda insanı yaşat ki devlet yaşasın düsturuyla hareket ettik. Geçmişte ret, inkar asimilasyon politikaları vardı. Biz bunları ayaklarımız altına aldık. Bizim dünyamızda bu politikalar yok. Ne dedik, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet dedik. Rabia. Yolumuza böyle devam ettik. Böyle devam edeceğiz. Çünkü bayrakları bayrak yapan üzerindeki kandır. Kimse milletimizi, vatanımızı, bayrağı yıkıp yakmaya devleti parçalamaya boşuna zahmet etmesin. Karşısında evelallah bizi bulur. Devlet artık bugün hiçbir vatandaşın kökenine bakmıyor."

'BUNLAR DAĞLARDA ZERDÜŞT DİNİNİN EĞİTİMİNİ VERİYOR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş’ın ‘Diyaneti kaldıracağız’ sözlerine tepki gösterirken şunları söyledi: "Birileri diyor ki 'Biz gelince Diyanet İşleri Başkanlığı'nı kaldıracağız.' Hale bak. Diyaneti kaldıracak. Niye? Çünkü, bunların dinle işi yok. İşte bakıyoruz, kaldıracağız dedikleri Diyanet şu anda ‘Kuran’a Piroz’ adıyla şu anda Kürtçe Kuran mealini yayınladı. Değerli kardeşlerim bütün bunlarla beraber biz adımları atmaya devam edeceğiz. Yahu ‘Kudüs Yahudilerin’ diyecek kadar ileriye gidiyorlar. Eğer zerre kadar bunların İslamla alakası olsa, bu ifadeyi kullanamazlar. Kudüs, Müslümanların en önemli Kabesi. Biz buralarda hayat bulduk, ayağa kalktık. Şu anda Musevilerin orada attığı adımların ne olduğunu biliyorsunuz. Elimizde kanıtları var, dağlardaki kamplarda bunlar Zerdüşt dinin eğitimi veriyorlar. Kardeşlerim bunları çok iyi bilmemiz gerekiyor. Bunları Kürt kardeşlerimize iyi anlatmamız gerekiyor. Bir oyuna geldik bir daha gelmeyelim."

PETROL İŞÇİLERİNE "NANKÖRLÜK ETMEYİN" DEDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması sırasında alandaki kalabalığın arka tarafında bulunan 15-20 kişilik bir grup, 'Başkan TPIC işçisine sahip çık' sloganı attı. Batman'da TPAO'nun yan kuruluşu olan daha sonra ayrılan TPIC (Turkısh Petroleum International Company), geçen Ocak ayında yaptığı açıklamada, kentteki kuyularda petrol arama çalışmalarını bekletmeye almasının ardından çalışan işçilere de 6 ay boyunca asgari ücret verileceğini açıklamıştı. Bu gruptan olan işçilerin slogan atmaya başlaması üzerine Erdoğan, konuşmasını keserek sert tepki gösterdi. Erdoğan, slogan atan petrol işçilerine şunları söyledi: "Arkadaşlar, arkadaşlar bakınız şu yaptığınız şeyler çok yanlış. Yani bir yerde çalışıyorsunuz nankörlük yapmayın. Çalışıyorsunuz nankörlük yapmayın. Bir imkan tanınmış size çalışıyorsunuz. Sayın başbakanımız da özellikle açıklamaları yaptı. Açıklamaları takip edeceksiniz. Seçimden sonra inşallah adımları zaten atılacak. Lütfen provoke etmeyin. 20, 30 kişi toplanıyorsunuz böyle bir adım atıyorsunuz."

Erdoğan'ın bu tepkisinin ardından da harekete geçen polisler, slogan atan petrol işçilerini alandan çıkardı.

'KÜRT SORUNU YOKTUR, KÜRT KARDEŞLERİMİN SORUNU VARDIR'

Erdoğan konuşmasına devam ederek çocuk isimlerinden, yerleşim birimlerine kadar Kürtçe isimler verildiğini belirtti, "Bu yasaklar kalktı. Bu yüzden Kürt sorunu yoktur. Kürt kardeşlerimin sorunu vardır diyorum. Bu sorunları çözmek zaten herkesin görevidir. Bu gerçeği kabul edelim" dedi.

Etnik kökene, inanç grubuna, başka kriterlere göre ayrımcılık yapmanın eski Türkiye’nin hastalıkları olduğunu öne süren Erdoğan, "Çözüm süreci, tüm vatandaşlarımızla birlikte Kürt kardeşlerimin beklentilerinin çözüm yollarının arandığı bir süreçtir. Bu süreci belirli bir bölgeyle sınırlandırmak her şeyden önce Kürt kardeşlerime haksızlıktır. Çözüm sürecini sadece Kürt sorunu parantezinde tutmak isteyenlerin niyeti başka. Onlar çözüm peşinde değiller. Onlar bu mesele üzerinde istismar yapıyorlar" diye konuştu.

BELEDİYE BAŞKANI KARŞILAMAYA GELMEDİ

İsim vermeden HDP’ye eleştiriler yönelten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Diyorlar ki Kürtlerin temsilcisi biziz. Hadi canım. Ben Kürtlerin temsilcisiyim diyenleri, arkada sokaklarda görüyorum pislikten geçilmiyor. Önce oraları temizle. Kürt vatandaşıma hizmetkar ol. Türkiye’nin Cumhurbaşkanıyım. Valiliği ve belediyeyi de ziyaret edelim dedim. Sağolsun Belediye Başkanı havaalanına gelme nezaketi bile göstermedi. Oraya gelmeyen bir belediyeyi, Cumhurbaşkanı olarak ziyaret etmek doğru mu? Bunu bilmenizi istiyorum, istismarını yapmasınlar. Geçenlerde Çanakkale’deydim. CHP'li belediye başkanı her gidişimde bizi karşılar. Ben de oradaki kutlamalara gidince kendilerini ziyaret ettim. Her yere giderim, görevim. Fakat bunlar da ayrımcı ruh var. Bir yerden emirler geliyor nereden dağdan emirler geliyor. Dağdan emir aldıkları için bu ülkenin sistemi içinde değiller. Nezaket kuralları diye bir şey, bunlarda söz konusu değil. Onlar varsın böyle devam etsinler. İdeolojiyle sandığa gidilmez. Hiç bir alanda hizmet etmezken, kuru kuraya oyunu bana ver diyorlar. İstiyorlar ki bölge geride kalsın, mahrumiyette kalsın. Niye işadamları buraya gelmiyor. Korkuyor. Bugünkü güçlerini, Kürt vatandaşlarımın üzerine kurmuşlar. Onun için bölgede tehdit ortamını sürdürüyorlar."

'SÜRECE TÜM VÜCUDUMU KOYDUM'

Erdoğan, çözüm sürecinde siyasi irade ve devletin üzerine düşeni yaptığını, ancak örgütün ve güdümündeki siyasi partinin hiçbir sözlerini tutmadığını belirterek şöyle dedi: "Örgüt silah bırakacaktı, bırakmadı. Hala kandan, silahtan beslenen bir yapı var. Fotoğraf bu kadar net. Süreçte kararlıyız. Bu sürecin tek mimarı benim. Bu sürece tüm vücudumu koydum. Beni süreci bitirmekle itham edenler, sözünü tutmayanlar en büyük zararı verenlerdir. Onların sayesinde değil onlara rağmen bu günlere geldik. Örgüte ve güdümündeki partiye kalsa işte Van’da bazı afişler asmışlar. Bir musluk musluktan kan akıyor. Şu hale bak ya bununla ne kast ediyorsunuz, kendilerini tanımlıyorlar. Çünkü onların olduğu yerde kan var. Bizim olduğumuz yerde berrak su akar. Farkımız bu. örgüte ve partiye kalsa Türkiye çoktan 90’lı yılların karanlık günlerine dönmüştü. Batmanlı kardeşlerimin desteğiyle bu süreci nihayete kavuşturacağız. Bu devleti bir kesimin değil her kesimin haline getireceğiz. Ne bölücü örgüte ne de paralel örgüte teslim etmeyiz. Birlikte el ele vermişler, yeni Türkiye yolunu dinamitlemeye çalışıyorlar. Milletimiz bunları görüyor, tanıyor. Bir de bunların hamiline soyunmuş muhalefet var."

400 VEKİL İSTEDİ

Erdoğan, Batman’da da başkanlık sisteminin bir ihtiyaç olduğunu gündeme getirerek, "Milletin ilk Cumhurbaşkanı olarak tespit ve teklifler ortaya koymak zorundayız. Türkiye yeni Anayasasını hazırlamalı, bununla birlikte Başkanlık sistemine geçmelidir. Yeni Türkiye’nin inşası için yeni anayasa şart. Yeni anayasayla birlikte başkanlık sistemine girmek zorunluluk haline geldi. Bunun da yolu 400 milletvekilinden geçiyor biliyorsunuz değil mi?" diye konuştu.

'BU YUHLAR GÜZELDE'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır İstasyon Meydanı'nda 637 milyon liraya mal olacak 223 projeden tamamlanan 45 yatırımın açılışı nedeniyle yaklaşık 5 bin kişiye seslendi. Miting alanına Kürtçe, 'Mazlumların sesi başkan Erdoğan', 'Hoş geldin Cumhurbaşkanımız', 'Büyük mimar kadim kente hoş geldin' yazılı pankartlar asılırken, meydan çevresinde sıkı güvenlik önlemleri alındı. Eşi Emine Erdoğan ile birlikte halkı selamlayan Erdoğan, öncelikle Diyarbakır'a yapılan yatırımları anlattıktan sonra şunları söyledi: "Diyarbakır tarihi boyunca coğrafyamızdaki tüm medeniyetlerin merkezinde yer almış bir şehrimizdir. Diyarbakır ayrıca bu topraklarda İslam'la müşerref olan ilk şehrimizdir. 1376 yıldır bu mübarek beldenin üzerinden ezan sesi eksik olmadı. Fetih'ten bu yana Diyarbakır coğrafyamızda İslam'ın hep bayraktarlığını yaptı. Bunda Kürt ve Zaza kardeşlerimin çok büyük emeği var. Daha yakın tarihimize geldiğimizde Sarıkamış'ta, Çanakkale'de bu ülkenin tüm evlatları Türküyle, Kürdüyle, Zazasıyla, Çerkeziyle, Lazıyla hep birlikte mücadele verdi. Çanakkale'deki şehitliğe gidin bu kardeşliğin derinliğini çok iyi görürsünüz. Kurtuluş Savaşı'nı hep birlikte verdik, cumhuriyeti birlikte kurduk. Ancak Cumhuriyet döneminde maalesef insanlar kılık kıyafetinden, elbisesinden dilinden dolayı insanlar ayrımcılığa tutuldu. Terör örgütünün vahşeti bölge insanın iki ateş arasında bıraktı. Ama şuna dikkatini çekmek istiyorum. Kardeşlerim sizin Kürt oluşunuz, Zaza oluşunuz, Türk oluşunuz burada tabi pek yoktur ama Boşnağıyla, Romanıyla ne olursa olsun beni hiç biri ilgilendirmiyor. Ben hepinizi yaradılanı yaratandan ötürü sevmek suretiyle sevdim."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, "Birileri çıkmış şunu söylüyor; 'Kürtlerin yegane temsilcisi biziz" demesi üzerine alandan yuh sesleri yükseldi. Bunun üzerine Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Tabi, yuhlar güzelde, bu yuhların demokrasi de asıl atılması gereken yer belli. Diyorlar ki yegane temsilci biziz. Partimizi kuruyoruz. Partimizi kurarken ben tabi Anadolu'yu geziyorum, buralara geldik. Buralara geldiğinde de toplanan şehrin bütün kanaat önderlerine şunu sordum: Benden ne istiyorsunuz? Dediler ki, biz sizden şunu istiyoruz. 2001'i söylüyorum. Dedilerki OHAL'i kaldır bize yeter. Dedimki inşallah ilk işimiz bu olacak ve ne oldu Kasım 2002 seçimler yapıldı ve Abdullah Gül Bey, Başbakan ve ilk ay yapılan işimiz OHAL'i kaldırmak oldu. Kim kaldırdı OHAL'i biz kaldırdık. Ama yetermiydi bu bize göre yetmezdi. Biz ne dedik eğitimde, sağlıkta adalette, emniyette yükselen bir Türkiye. Diyarbakırlıyız diyenler bu üniversiteleri siz mi açtınız? Okulları siz mi açtınız? Diyarbakır'da da olacak, Batman'da da olacak dedik. Bu adımları attık mı? Attık."

'DANA GİBİ YÜREK VAR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımları anlatıktan sonra, "Kürtlerin temsilcileri ne yaptı?" diye sorarak, "Öyle bir dertleri de yok. Düşünebiliyormusunuz çok enteresandır Hakkari'de 50 yataklı hastanenin açılışını yapacağım. Gidemezsiniz dediler ve vatandaş oraya gelemedi tehdit var, silah. Aynı gün ikinci hastaneyi açacağım modern bir hastane onları da tehdit etmişler gidemezsiniz diye. Genç bir doktor yanıma geldi dedi ki Başbakan'ım, bakın erkekler, hanımlar ne diyor; Allah'tan başka kimsede korkmayız. Bakın burada dana gibi yürek var işte. O genç doktor yanıma gelip bana şunu dedi: Evlerimize giderken, hastanelere giderken hep tehdit ediliyoruz dediler. Ne olur hastanemizin yanında lojmanlar yapında rahatlayalım dediler. Bizde dedik bundan sonra süratle lojman yapımına gideceğiz. Yahu sana hizmet veren ki, Mehdi Bey o gün bir bayan Kürt kardeşimizi hasta yatağında ziyaret ediyoruz. Mehdi Bey, tercümanlık yaptı. Kürtse, Türkse bizim için fark etmez. Terör örgütünün mensupları mücadele etmesseniz cirit atmaya devam eder" dedi.

'DEVLETİN PARASINI HARCIYORUM'

Erdoğan, kimin parasıyla meydanlara çıktığının sorulduğunu belirterek, "Beyfendi rahatsız oluyor. Cumhurbaşkanı kimin parasıyla meydanlara çıkıyor diyor. Devletin parasıyla çıkıyorum, bu benim en doğal hakkım. Yüzde 52 oy aldım. Bu beyefendiler de seçime girdi. Sen yüzde 52 oy alsaydın ben sana saygı duyardım, ama sen saygısızlık yapıyorsun. Geçen baktik ki, abisi de dağlardaymış. Bu bölgede yürütülen tüm baskı ve şiddet politakalarının gerisinde çok sinsi bir amaç ve hedef var. Bu amaç Diyarbakır ve tüm bölgedeki Kürt kardreşlerimin şerefle taşıdıkları uğruna mücadele verdikleri inançlarıyla etnik kimlerini birbirinden ayırmaktır" ifadelerini kullandı.

'KANDİL'DEN TALİMAT ALMIŞLAR'

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ni bugün ziyaret edeceğini ve bu konuda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile dün akşam görüştüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanına gelip kendisinin karşılanacağını kaydetti. Erdoğan, "Tabi yüzde 52 oyla Cumhurbaşkanı seçilmişsin, belediye başkanı nezaketen havalimanına gelip sizi karşılamaz mı? Son anda meğerse bunlar Kandil'den talimat almışlar. Cumhurbaşkanı tarafsızlığını yitirdi onun için havalimanlarına karşılamaya gitmeyeceksiniz. Bak ben buradan sesleniyorum. Ben her partiye eşit mesafedeyim, tabi ki gönlümde bir parti var ayrı. Ancak ben tarafım, ben tarafım, ben milletin tarafındayım. Milletin değerlerine karşı olanların asla tarafında olamam. Tabii gelmeyince hanımefendi, bende belediyeyi maalesef ziyaret edemedim. Bunu bilesiniz ki istismar olmasın. Yani sen belediye gibi bir tüzel kişiliğin başında olacaksın, Cumhurbaşkanı'na neymiş belediyenin karşısında karşılayacaksın. Yok böyle, yok böyle 25 kuruşa simit" dedi.

'İSTANBUL'U KARIŞTIRMAK İSTEDİLER, BAŞARAMADILAR'

Kobani protestoları sırasında 6-8 Ekim olaylarında Yasin Börü ve arkadaşlarının öldürülmesine değinen Erdoğan, "Bak, 6-8 Ekim olaylarında bunlar milleti sokağa döktüler mi? Döktüler. Yasin Börü'yü kalkıpta 5'inci kattan aşağı attılar mı? Ondan sonra taşla ona her türlü cefayı ettiler mi? Ondan sonra da utanmadan, sıkılmadan biz böyle bir şey yapmadık dediler. Her şeyi yaktılar. Nerede bir terör öylemi varsa altından bunlar çıkıyor. Dün 1 Mayıs, 1 Mayıs'ı işçinin tatili eden biziz, bunlar yapmadı. Bunu biz yaptığımız halde Türkiye'de en büyük sendikalar farklı illerde gayet güzel şekilde kutlamaları yaptılar. Ama Bunlar kalkıp İstanbul'u karıştırmak istediler ha başaramadılar o ayrı mesele. Biz diyoruz ki, kardeşim eğer yapacaksan yerler belirlendi git orada yap. Gazetelere, televizyonlara çıkıyorlar istediğim yerde yaparız, yapamazsın. Bu ülke yol geçen hanı değildir. İstasyon Meydanı burası. Ben Cumhurbaşkanıyım. Valime dedim ki biz nerede yapacağız. Dedi İstasyon Meydanı, eyvallah. Ben parti başkanıyken de burayı bize veriyorlardı. Biz kalkıpta en hareketli caddeyi kesip biz burada yapacağız diyebilirmiyiz? Biz kamu düzenini bozamayız. Kamu düzenine saygı duymak zorundasın. Şehrin uygun yerlerini devlet belirlemişse git mitingini yap ne diyeceksen orada de. Ama kalkıp ben Taksim Meydanı'na gideceğim dersen yapamazsın" dedi.

'SİLAHLARIN GÖLGESİNDE PARTİCİLİK OYNAYANLARIN KONUŞMA HAKKI YOK'

Erdoğan, Demokratik Açılım olarak başlayan Milli Birlik, Kardeşlik Projesi olarak devam eden çözüm süreciyle devam eden sürece hep beraber noktalayacaklarını belirterek, "Şimdi önümüzde bir seçim var. Seçime giren tüm siyasi partiler özgürce adaylarını belirlediler. Sonuçta mevcut seçim kanuna göre herkes aldığı oya göre milletvekili çıkarıp mecliste temsil imkanına kavuşacak. Cumhurbaşkanı olarak bu sürede iki şeyi gözetmek zorundayız. Bir, her vatandaşımızın iradesinin sandığa özgürce yansıması gerekiyor. Hepiniz sandığa gidin ve demokratik hakkını kullanın. Ağızlarından demokrasi ve demokratlık lafını indirmeyenler başta olmak üzere bu hususa hassasiyet göstermesini istiyorum. Baskıyla, silahla milletin oylarını gasp etmek isteyenlere asla izin vermeyiniz. Elinden silah bırakmayan. silahların gölgesinde particilik oynayayanların konuşmaya hakkı yoktur. Artık sıra silahları gömüm üzerine beton dökmeye geldi. Çözüm sürecinin samimiyet göstergesi işte bu adımdır. Bu adımı atmayanın ne millete ne bize ne hükümete söyleyecek tek bir sözü yok. İkinci olarak olarak tüm partimizden, milletimiz ve ülkemizin geleceğiyle ilgili projeler üretmesini bekliyorum. 400 milletvekilini kim alırsa alsın ama bir adım atalım. Şöyle ben bir Diyarbakır'dan sesleneyim. Yeni Türkiye'ye evet mi? Yeni anayasaya evet mi? Bu da yetmez. Peki bunanla birlikte başkanlık sistemine evet mi? Maşallah. Bunu hep birlikte gerçekleştirmemiz lazım. Dünyanın en ileri ülkeleri bugün başkanlıkla yönetiliyor. Hep birlikte bu adımı atmalıyız. İstikrar ve güven ortamını birlikte yakalayacağız. Artık işin sonuna geldik. İnşallah sandık mahallerinde görevli olan tüm vatandaşlarımız sandıklarına sahip çıkacaklar. Orada herhangi bir tehdit olduğunda hemen yanı başında orada polis var hemen anında onlara bildirecekler" diye konuştu.