Erdoğan'ın "Asgari Ücret" çıkmazı: İsteyen 5 bin verir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 1 Mayıs işçi bayramı kapsamında "işçilerle" buluştu. Erdoğan'ın burada asgari ücret alan işçiler ile ilgili söylediği sözler ise yine tartışma konusu oldu.

01 Mayıs 2015 Cuma, 15:28
Abone Ol google-news

Seçim sürecinde seçime katılan hemen hemen her partinin gündeminde olan asgari ücretin iyileştirmesi konusu AKP'ye oy isteyen ve tarafsızlık yeminini tutmayan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gündemindeydi.

İşçiler ile buluşan Erdoğan'ın asgari ücret ile ilgili söyledikleri de tepki çekti. Erdoğan, "Devlet 1000 liranın altında hiçbir ücret verilemez diyor. 3 bin de verirsin, 5 binle verirsin. O binle onun sosyal güvencesini garantiye alıyor. En az bin lira verirsin, SGK'yı da teminat altına alırsın. Bu bir güvencedir. İşverenin daha fazla vermesinin önünde bir engel yok. O asgari ücret bu işin en az limitidir." dedi.

1 Mayıs Taksim Meydanı için hangi Erdoğan doğru söylüyor? - VİDEO

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları

Her yıl 1 Mayıs'ta yaşanan ısrara art niyetli bulduğumu belirtmek istiyorum. Taksim Meydanı, miting yapmaya uygun bir yer değil. Taksim'de miting yapmak demek tüm İstanbul'u felç etmek demek. Bir de güvenlik sorunu var orada..

Orası hareket merkezi. Git Yenikapı’da yap, orası müsait. Kendine güveniyorsan gidip orada yapabilirsin. Karadan, denizden ulaşıp yapabilirsin. İstanbul’daki arkadaşlarıma söyledim "8 değil 18 yer yapın" dedim, miting alanı yapın dedim.

BUNUN ADI KAOS ÇIKARMA OLUR

"Eğlence yapılır, festival yapılır oralarda" dedim. Şimdi öyle şeyler oluyor ki zaman zaman görüyorsunuz. Her mitingde Kadıköy’de cam çerçeve esnafın her şeyi gidiyor. 1 Mayıs’ı devlet olarak resmi gün belirlemiş ve tatil ilan etmişiz

Taksim’de 1977 yılında yaşanan acı olayla ilgili hassasiyeti biliyor ve saygı duyuyoruz. Sendikaların çiçek koymasına bir şey demiyoruz. Çelenk koyup ayrıldılar. Herkes Taksim’e kilitleniyor. İlla oraya on binlerce gidip "Taksim’de toplanacağız" derseniz bunun adı anma olmaz, bunun adı kaos çıkarma olur. Bunda asla iyi niyet görmeyiz, görmüyoruz da…

"KALABALIĞIN ARASINA TERÖR ÖRGÜTÜ SIZIYOR"

Bir de bu kalabalığın arasına terör örgütleri sızıyor. Demir bilyeler, sapanlar, Molotoflar çantalarla yakalandılar, emniyet müdüründen bilgi aldım. Birilerinin keyif, birilerini kendini tatmini için kimsenin hakkını çiğnetmeyiz. Siyasi, partilerimiz mitinglerinizi nasıl miting alanlarında yapıyorsa sendikalardan da bunu eklemek hakkımızdır. 1 Mayıs’ı kimseye kapalı tutmuyoruz, açık tutmak için çalışıyoruz. Bizim kültürümüzde emeğe çok büyük önem verilir. Bir hadiste işçinin hakkını verin yazıyor.

"HAK ARAMA MÜCADELENİZİ DESTEKLİYORUM"

Bazı şeyler kanun zoruyla değil kalple, gönülle, Allah muhabbetiyle olur. Hiç kimsenin başkasının hakkına göz dikmesi düşünülemez. Rabbim "Karşıma kul hakkıyla gelme" diyor. Çok zengin olabilirsin ama kul hakkın varsa yandın.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü bu anlamda değerlendirmemiz lazım. Bu süreci destekleyeceğimi, işçilerimizle sonuna kadar kolkola yürüyeceğimizi söylüyorum. İşçilerimiz benim için kutsaldır. Hak arama mücadelenizi de destekliyorum. Hakkınızı elbette arayacaksınız. Ancak asla vandallığa izin vermeyeceğiz. Türkiye geçmişte çalıştığı fabrikayı işçiler gördü. Biz bunu kabul etmeyiz. İşine ihanet eden, milletinin istikbaline ihanet etmiş demektir.

ÜÇ MAYMUNU OYNUYORLAR 

Ülkemizde 2013 yılı baharından beri ibret verici olaylar yaşanıyor. Gezi olayları ile başlayan bu süreçte bir takım ülkeler yaptıkları yayınlarla adeta tahrik etmişlerdir Gezi olayları sırasında canlı yayın yaparak Türkiye hakkında karalayanların, diğer ülkelerde bu yaşandığında üç maymunu yaşadıklarını görüyoruz. Baltimorda öldürülen zenci insan değil mi, hatta bizim hgazetecimiz de gözaltına alındı. Amerikada yaşanan olaylarla ilgili kimsenin "Endişeliyiz" açıklaması gelmedi. Göstericilere şiddet uygulanması konusunda herhangi bir açıklama gelmedi. Çünkü bunların derdi insan hakları değil. Bakın Mısır'da 2 bine yakın  idam kararı verildi. Batıda ses var mı, yok. Kendileriyle biraraya geldiğimde soruyorum, niye sesiniz çıkmıyor? Siz bu idam kararını verenleri alkışlıyorsunuz. Onlarla aynı masaya oturmadığımda niye oturmadınız diye soruyorsunuz. Ayıp. Ben insanım, bunlar da insan. Bunlar hakları ellerinden darbeyle alınan insanlardır. Bunu görmeye mecburuz.

BALTİMORU GÖRMÜYORLAR

Türkiye'de yaşanan olayları görenler, Baltimor'da yaşananları görmüyor. Bizde devlet terörü olarak açıklananlar orada güvenlik çalışması olarak görülüyor. Bizdeki vandallara çapulcu dediğimiz için bizi linç edenler, Amerika'daki vandallara çapulcu demekten geri durmadı. Biliyorsunuz Gezi olaylarının ardından 17-25 olayları yaşandı. Ülkemizde sinsice yerleşen bir şey. Son olaylarda gördük,böyle birşey olabilir mi, yetkisi olmayanlar, yetki kullandı.

TEK AMAÇLARI TÜRKİYE'NİN ÖNÜNÜ KESMEK

En son MGK'da aldığımız kararla illegal yapılanma ile artık Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'ne koyduk. Artık her yerde bu belge içerisinde yer alan maddeler artık bir mesnet teşkil ediyor. Milletimizin duasıyla bizler bu son teşebbüsleri de boşa çıkardık. Şimdi bu paralel ihanet çetesi bölücü örgütle el ele vermiş. Bölücü örgüt ppartisiyle yere göğe sığdıramıyorlar. Tek amaçları Türkiye'nin önünü kesmek. Bunun için dünyanın neresinde uzantıları varsa orada çalışıyorlar. Silahlı teröristeleriyle devletin içine sızmış hukukçularıyla yapıyorlar. Biri kurşunla, öteki kumpasla milletin istikbaline kastediyorlar.

TERCİHLERİNİ GELECEKTEN YANA KULLANACAĞINDAN ŞÜPHEM YOK

Önümüzdeki seçimleri hedeflerine ulaşma amacıyla kullanacaklar. Milletimizin tercihini geleceğinden yana kullanacağından şüphem yok. Terörün hiçbir çeşidiyle hukuk devleti yanyana olmaz. Demokrasi ve ekonomide elde ettiğimiz kazanımların tehlikeye girmesine izin vermeyeceğiz.

TAMAMEN YALAN

Türkiye'de çözüm süreccini başlatan kurum olarak gösterdiğimiz kararlılık, herhangi bir örgütün istismar alanı olması sözkonusu olamaz. Süleymanşah Türbesi olayında hareket halindeki bir tank arıza yapmış. Milletvekillerinden biri bu tankı biz kurtardık diyor. Tamamen yalan. Ya sen ne anlarsın tankı tamir edip tekrar orduya teslim etmekten. Senin böyle bir derdin mi var? Bir parlamento mücadelesini malesef kurallar içinde yapmak gibi bir dertleri yok. 

HÜSRANA UĞRAYACAKLAR

Bu mücadele ortadayken bizi hukukla vurmaya çalışanlar hüsrana uğrayacak. Ülkemizin ve miletimizin gelecceği için her mücadeleyi birileri rayından çıkarmaya çalışıyor. Biz ihya etme gayretindeyiz, onlar istismar etme gayretinde. Zenginleşen Türkiye'yi yağmalama koalisyonu kurma derdindeler. 1990'lı yılları hatırlayanlar var. Önümüzdeki seçimlerin istikrarla sonuçlanacağına inanıyorum. 

ASGARİ ÜCRET DEVLETİN GÜVENCESİDİR İSTEYEN DAHA FAZLA VERİR

Bugünlerde, 40 yılını siyasete vermiş bir insan olarak şaşıyorum. Asgari ücret açık arttırmaya çıkarılmış. Devletin belirlediği bir ücret var. Herhalde 1000 lira. Bir tanesi 1500 diyor, diğeri 1800 diyor, bir tanesi 5000 veriyor. 

Bunlar asgari ücreti bilmiyor herhalde. Devlet 1000 liranın altında hiçbir ücret verilemez diyor. 3 bin de verirsin, 5 binle verirsin. O binle onun sosyal güvencesini garantiye alıyor. En az bin lira verirsin, SGK'yı da teminat altına alırsın. Bu bir güvencedir. İşverenin daha fazla vermesinin önünde bir engel yok. O asgari ücret bu işin en az limitidir.

Bunların hepsi hesapsız, kitapsız desteksiz atılan rakamlar. 8 saat olayını biz 5 gün üzerinden aldığımız zaman 40 saat yapar. Fakat biz bu maden olayından sonra bu işi yeniden ele alalım dedik. Nihai olarak 7 buçuk saatte karar kılınmış. Biz göreve geldiğimizde asgari ücret 184 liraydı. Şu anda 949 lira. Üç çocuğunuz varsa daha da yukarı çıkıyor.

Ülkemizdeki milli gelir 232 milyar dolardan 800 milyar dolara çıktı. Bunlar durup dururken olmadı. Eğer güçlü bir Türkiye varsa böyle olur. İnşallah 2023 için milli gelirimizi 2 trilyon dolara çıkarmak istiyoruz.