'Ergenekon'a tepkiler

Türk Hukuk Kurumu Yönetim Kurulu, ''tutuklamanın yasaya göre bir tedbir olmasına karşın Ergenekon soruşturmasında yargısız infaza dönüştüğünü'' ifade etti.

08 Ocak 2009 Perşembe, 17:33
Abone Ol google-news

Türk Hukuk Kurumu Yönetim Kurulu adına yapılan yazılı açıklamada, Ergenekon soruşturması kapsamında dün başlatılan yakalama ve gözaltı sürecinin başlatıldığı anımsatılarak, yakalamalarda Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 90., 91. ve 98. maddesinde ön görülen usule uyulmadığı ileri sürüldü. Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
''Tutuklama, yasaya göre bir tedbir olmasına karşın Ergenekon soruşturmasında yargısız infaza dönüşmüştür. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılarının öncelikle tutuklu bulunan kişiler hakkında iddianame hazırlamaları gerekirken yeniden onlarca kişi için yakalama ve arama süreci başlatmaları, bu yakalama ve aramaların iddianame için yeni delil arayışı olduğu kuşkusunu yaratmıştır. Bu yeni yakalama ve arama sürecinde Cumhuriyeti, Cumhuriyetin kazanımlarını savunan, devletin en üst görevlerinde bulunmuş kişilerin görevlerinden ayrıldıktan sonra hiçbir zaman ve biçimde bir araya gelmeleri mümkün olmayan bazı kişilerle birlikte yakalanma ve göz altına alınmaları da yakalama ve aramanın amacı yönünden ayrıca üzerinde durulup sorgulanması gereken önemli bir konudur"

Açıklamada, ''Ancak olağan dışı dönemlerde görülebilen hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayan bu ve benzeri uygulamaların, kişileri ve toplumu huzursuz etmenin, geleceklerinden endişeye düşürmenin ötesinde hiç bir getirisi olmayacağını, en çok bu uygulamayı yapanların, buna göz yumanların, yargıyı kendi siyasi projeleri için kullanma heveslilerinin bilmesi gerekir. Cumhuriyeti ve Cumhuriyet'in kazanımlarına sonuna kadar bağlı olan Türk yargısı, elbette kendi mensuplarının hatalarından da kaynaklansa, yargının, hukukun, siyasi projeler için kullanılmasına asla izin vermeyecek ve geç de olsa gerçekleri ortaya çıkaracaktır. Hukuk dışılığı, hukuk kuralları içinde kalarak bertaraf edecektir'' denildi.

 

Antalya ve Aydın Baroları'ndan tepki

Antalya Barosu Başkanlığı, Ergenekon soruşturması kapsamında gerçekleştirilen son gözaltına alma işlemleri ve Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun evinde arama yapılmasının, Türkiye'de Hükümet'e muhalif hukukçu ve ulusal aydınların sindirilmeye çalışıldığı şüphesini doğurduğunu ifade etti.

Barodan yapılan yazılı açıklamada, şöyle denildi: ''Sabih Kanadoğlu hakkında İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen arama kararının gerekçesinde, Ergenekon davası iddianamesinde yer alan tüm suçlamaların, Danıştaya yapılan saldırı, Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan bombalar ve Ümraniye'de ele geçirilen el bombaları gösterilmiştir. Hukukun üstünlüğünü egemen kılmak için yıllarca çalışan Sabih Kanadoğlu'na yüklenen bu suçlamalar, toplum ve hukuk vicdanını yaralamakta, hukuka ve Türk adaletine olan güveni sarsmaktadır.''

Aydın Baro Başkanı Sümer Germen ise yazılı açıklamasında, ''Emekli generallerin, sanatçıların, bilim adamlarımızın ellerinin kelepçeli derdest edilmelerinde lekelenmeme haklarının ihlal edilmesi, hukuk devletiyle bağdaşamaz uygulamalardır'' ifadelerine yer verdi.

Gerçek bir hukuk devletinde hiç kimsenin suç işleme ayrıcalığı olamayacağını vurgulayan Germen şunları kaydetti: ''Yasalarımızdaki öncelikle ayrıcalıkların ortadan kaldırılarak başta ülkeyi yönetenler, milletvekilleri de olmak üzere herkes yargı önünde hesabını vermelidir. Yapılanlarla korku devleti yaratılmak mı istenmektedir? Şu kesinlikle unutulmamalıdır ki hukuk bir gün herkese lazım olabilir''

 

İzmir Tabip Odası'nın açıklaması

İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Mete Güzelant, yaptığı yazılı açıklamada, soruşturma sürecinin siyasi bir izlenim verdiğini savunarak, ''McCarty dönemini anımsatan gözaltılara derhal son verilmelidir. Hukuk sürecinin acilen tamamlanması, tutuklu ve gözaltında olanların özgürlüklerine acilen kavuşturulması tüm toplumun beklentisidir'' görüşünü dile getirdi.