GÖP Dönem Başkanlığı yeniden TGC'de

Ulusal ve yerel düzeyde 94 basın meslek örgütünün oluşturduğu Gazetecilere Özgürlük Platformu'nun Dönem Başkanlığı yeniden Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'ne geçti. TGC Başkanı Orhan Erinç yaptığı konuşmada, "AİHM'e tutukluluk süreleri veya usulü hatalar konusunda binlerce başvuru var. Bunlardan 436'sı karara bağlanmış ve Türkiye tazminat ödemeye mahkum edilmiş" dedi.

30 Kasım 2011 Çarşamba, 20:48
Abone Ol google-news

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkan Vekili Savaş Kıratlı ve Genel Sekreteri Ümit Gürtuna’dan TGC toplantı salonunda yapılan törenle GÖP Dönem Başkanlığı görevini yeniden devraldı. Devir teslim töreninde konuşan Başkan Erinç, basının iki önemli sorunu olduğunu belirterek, “Bunlardan birisi ifade özgürlüğünün önündeki yasal sınırlamaların kaldırılması. İkincisi de hapisteki gazeteci meslektaşlarımızın tutukluluk süresinin ceza infazına dönüşen bir süreye ulaşmış olması” dedi.
 
Erinç, 64 gazetecinin hapiste olduğunu anımsatarak, uzun tutukluluk sürelerine dikkat çekti.

Gazeteci Mustafa Balbay’ın tutuklulukta bin günü geride bıraktığını, hücrede de 276 gün geçirdiğini belirten Erinç, "Biz geçen yılın şubat ayında Adalet Bakanlığı’yla bir toplantı yapmış idik. O toplantı sonrasında Türk Ceza Yasası’ndaki bazı maddelerin değiştirilmesi konusunda bir çalışma başlatıldı ama ne yazık ki sonuçlanmadı" ifadelerini kullandı.
 
 
"Binlerce başvuru var..."

Devlet ya da siyasi partiler adına yapılan açıklamalarda tutukluluk sürelerinden şikayetlerin dile getirildiğini söyleyen Erinç, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türk Yargıcı Işıl Karakaş hanımefendi iki gün önce bir açıklama yaptı. Onlardan öğreniyoruz ki Türkiye’de adil yargı, tutukluluk süreleri veya usulü hatalar konusunda binlerce başvuru var. Bunlardan 436’sı karara bağlanmış ve Türkiye tazminat ödemeye mahkum edilmiş. Bu Türkiye’nin Avrupa Birliği dışındaki bir ülke konumuna düştüğünün de acı bir göstergesi olarak kabul edilebilir” diye konuştu.

Erinç, şöyle devam etti: “Son dönemde enteresan bir değişiklik oldu. Hepimiz anımsıyoruz. Şike cezaları 4’te bir oranına indirildi. Mecliste grubu bulunan bütün partiler, ortak bir önerge vererek bunu gerçekleştirdiler. Ama herkesin zaman zaman yakındığı tutukluluk sürelerinin normal Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatlarının belirlediği düzeye indirilmesi konusunda ne yazık ki ortak bir adım bugüne kadar atılamadı.”
 
"Mantık yine mi değişmedi?"

Erinç 12 Eylül 1980 dönemlerinden bir anısını da şöyle dile getirdi: “12 Eylül 1980 sonrasında ben TGC Genel Sekreter Yardımcısı idim. Hem 27 Mayıs 1960 hem 12 Mart 1971 sonrasında basın afları  ilan edilmişti. Onu da hatırlatarak Milli Güvenlik Konseyi Başkanı’yla Yönetim Kurulu olarak yaptığımız toplantılarda basına bir af getirilmesinin çok yararlı olacağını aktardık. Oradan da olumlu bir sonuç çıkacağı izlenimiyle ayrıldık. Sonra bu af gerçekleşmedi. Sonunda öğrendik ki o dönemde Necip Fazıl Kısakürek, Atatürk’e hakaretten yargılanıyormuş, ‘af çıkarsa o da aftan yararlanır’ diye basın affı bir kenara bırakılmış. Aradan 30 yıl geçti ama acaba gene cezası düşürülmek istenmeyen gazeteciler mi var. Mantık 30 yıl geçti de ‘mantık yine mi değişmedi’ kuşkusunu yaşamak da bizi biraz rahatsız ediyor. O açıdan siyasal partilerin bu konuya daha ciddi yaklaşmalarını bekliyoruz. Umuyoruz ki Türk Ceza Yasası değişiklikleri ile Terörle Mücadele Yasası’nın iki maddesinin değiştirilmesi, kaldırılması konusundaki öneriler bu yasama döneminde getirilir ve sonuçlanır.”

Ankara Gazeteciler Cemiyeti’ne yaptıkları çalışmalar için teşekkür eden Erinç, “Umuyorum ki biz de bizden sonraki görevi devredeceğimiz meslek örgütüne başarılı sayılabilecek bir çalışma dönemi geçirerek devredebiliriz” diye konuştu.
 
"Yüreğimiz tutuklu gazetecilerle"

Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkan Vekili Savaş Kıratlı da 94 basın meslek örgütünün oluşturduğu Gazetecilere Özgürlük Platformu’nun başarıyla etkinliklerini sürdürdüğünü belirterek, “Biz bu 2 buçuk aylık dönem içerisinde yapılması gereken değişiklikleri meclise taşıdık. Mecliste grubu bulunan bütün siyasi partilerle görüştük. GÖP adına düzenlenen bir deklarasyonu kendilerine ilettik. Görüşlerimiz, resmen TBMM Başkanı’na ve Hükümete bildirdik. Bu konuda beklenti halinde olduğumuzu kendilerine ifade ettik. Ankara’da olma noktasından hareket ederek biz, gelişmelerin yakın takipçisi olacağız. Cezaevindeki gazeteci arkadaşlarımızla yüreğimiz bir atmaktadır. Temennimiz Türkiye’nin layık olduğu basın özgürlüğü ortamına bir an önce ulaşmasıdır” ifadelerini kullandı.
 
"Kuşkumuz giderek artıyor"

“Biz görevi sizlere görevi devretmenin mutluluğunu yaşıyoruz. İnanıyoruz ki bundan sonra tam medyanın merkezinde bulunan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin yapacağı çalışmalarla da etkili faaliyetler devam edecektir. Gazetecilere Özgürlük Platformu olarak sesimizin duyurulmasında büyük katkılar sağlayacaktır” diyen Ankara Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Ümit Gürtuna da uzun tutukluluk sürelerine dikkat çekti. 

Gazeteci Mustafa Balbay’ın bin gündür, Tuncay Özkan’ın da yaklaşık bin 500 gündür tutuklu bulunduğunu söyleyen Gürtuna, adalet sisteminde aksaklıklar olduğunu savunarak, “Adalete karşı kuşkumuz giderek artıyor. Çünkü uzun meslek hayatımızda geçirdiğimiz askeri dönemlerde hiç bu kadar gazeteci gözaltına alınmamıştı, tutuklu gazeteci sayısına hiç bu kadar ulaşılmamıştı. Dolayısıyla sivil demokrasinin daha da ağırlık kazanılacağı iddia edilen bir dönemde tutuklu gazeteci sayısının gittikçe artması ve sürelerin uzaması bizim endişelerimizi o oranda artırmaktadır. Bundan sonraki mücadelemizde sizlerle beraber bunun peşini bırakmayacağız ve sonuna kadar izleyeceğiz” diye konuştu.
 
GÖP, 94 basın meslek örgütünden oluşuyor

Türkiye’de ifade özgürlüğünün tehdit altında olduğuna inanan ve bu özgürlüğün standartlarını gelişmiş demokrasilerdeki seviyeye yükseltmek amacıyla gelen 94 basın meslek örgütünün oluşturduğu GÖP’ün Dönem Başkanlığı iki aylık sürelerle dönüşümlü olarak yürütülüyor.

Gazetecilere Özgürlük Platformu, yargılanan ve tutuklu gazetecilerin sorunlarını dile getirmek için 3 yürüyüş bir de uluslararası gazeteciler kongresi düzenledi ve 150'yi aşkın gazetecinin de duruşmasını izledi. Son olarak uluslararası gazeteciler heyete ile birlikte Meclis'te grubu bulunan tüm partileri ziyaret ederek "gazetecilerin tutuksuz yargılanmasını ve yasalarda basın özgürlüğüne engel oluşturan maddelerin düzeltilmesini" talep etti.