Güvencesiz çalışma, güvencesiz gelecektir sempozyumu

KESK Genel Başkanı Sami Evren, ''Emekçilerin, dışlanmışların, yoksulların, işsizlerin mücadelesini bütünleştiren sendikal politik hattın oluşturulması lazım'' dedi.

08 Mayıs 2010 Cumartesi, 11:11
Abone Ol google-news

KESK Genel Başkanı Sami Evren, KESK ile DİSK tarafından Eğitim-Sen Konferans Salonu'nda düzenlenen ''Güvencesiz Çalışma, Güvencesiz Gelecektir Sempozyumu''nda yaptığı konuşmada, küresel sermaye ve küresel şirketlerin dünya çapında oluşturduğu programın özünün sömürüyü daha acımasız hale getirdiğini belirtti.

Küresel sermayenin emeğin dünyada serbest hareketini sağlarken, ucuz emeğin piyasasını da oluşturduğunu ifade eden Evren, ''Küresel sermaye pazarı denetlerken kendi programını uygulayacak siyasal iktidarları stand-by anlaşmaları ile bağlayıcı hale getirirken aslında ucuz emeğin piyasasını da sermayenin hizmetine sunmaktadır'' dedi.

Güvencesiz, kuralsız çalışmayı, çalışma hayatı içinde sistematik hale getiren sermaye ve siyasal iktidara karşı emek örgütlerinin nasıl mücadele etmesi gerektiği konusunun önemli olduğunu anlatan Evren, şunları kaydetti:

''Sadece çalışma hakkının insan hakkı olduğunu söylemek yetmiyor. Kadrolu çalışanlarınızın iş güvencesi kısmen de olsa vardır, ama güvencesiz, kadrosuz, sözleşmeli, sigortasız çalışan insanların en acımasız emek sömürüsüne maruz kaldığı bir sistemde, onların örgütsüz bırakılan mücadelesi ile sendikalı olanların mücadelesini buluşturmamız gerekiyor.''

Emek sömürüsüne maruz kalanlar, işsizler ve güvencesizler dahil herkesin örgütlü bütünlüğünü sendikaların kendi programına alması gerektiğini savunan Evren, ''Bunu programa almamız yetmiyor. Söylemin ötesine gitmeyen bir çaba yetersizdir. O zaman bunları da kapsayacak bir örgütlenmenin ortaya konulması gerekir'' diye konuştu.
Bunun için öncelikle demokrasinin içselleştirilmesi gerektiğini belirten Evren, şöyle devam etti:

''Bununla birlikte, emekçilerin, dışlanmışların, yoksulların, işsizlerin mücadelesini bütünleştiren sendikal politik hattın oluşturulması lazım. Bu hat, bundan sonraki süreçte itiraz eden, sadece yakınan, sadece düşüncesini ve eleştirisini kamuoyuyla paylaşan bir hattı aşmak durumundadır.''

DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün de, işçinin geleceğine güven duyması, işini kaybetme ve gelirinden yoksun kalma endişesinin dışında tutulmasının temel hakkı olduğunu söyledi. DİSK'in kuralsız, esnek çalışma koşullarına ve atipik istihdam biçimlerinin yayınlaşmasına karşı bunları görmezden gelen, yok sayan bir anlayışı kabul etmediğini ifade eden Görgün, ''İşçilerin, birlik, dayanışma ve mücadele örgütleri olarak tarih sahnesine çıkan sendikaların, sınıfın ihtiyaçları doğrultusunda hızla kendilerini yenilemeleri gerekmektedir'' dedi.