Hayallerinizden asla vazgeçmeyin

İstanbul Kültür Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Bahar Akıngüç Günver’den üniversite adaylarına öneriler...

10 Temmuz 2015 Cuma, 09:53
Abone Ol google-news

İstanbul Kültür Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Bahar Akıngüç Günver, tercih sürecinde ailelere ve eğitimcilere de büyük sorumluluk düştüğüne dikkat çekerek, “Tercih dönemi, son kararı gencin vereceği bir süreç” dedi.

Dr. Günver, tercih dönemiyle ilgili sorularımızı yanıtladı.

- Tercih döneminde üniversite adaylarının en çok dikkat etmesi gerekenler neler?

Tercih dönemi, son kararı gencin vereceği bir süreç. Ancak bu noktada dikkat etmesi gereken yalnız adaylar değil. Tercih döneminin sağlıklı yönetimi ve sonuçlanması için ailelere ve eğitimcilere de çok büyük roller düşüyor. Bu açıdan baktığımızda adayların her şeyden önce bu süreci negatif ve kaotik bir dönem olarak yorumlamamaları gerekiyor. Tercih dönemini de eğitimlerinde açılacak yeni bir sayfanın başlangıcı. Pozitif yaklaşmaları önemli. Üniversite, kendi seslerini bulabilecekleri, duyabilecekleri bir alan. Bu noktada soru sormaktan, rol model olarak belirledikleri kişilerden görüş almaktan, bölümleri hakkında üniversitelerdeki akademisyenler ve öğrencilerle görüş alışverişini maksimum düzeyde tutmalarını öneririm ve elbette hayallerinden vazgeçmemelerini. Aileler ise bu süreçte gençlere yönlendirici değil yüreklendirici bir yaklaşım sergilemeli. Son olarak adaylara tercih döneminde danışmanlık hizmeti sunan kurumlara önemli bir rol düşüyor. Tercih danışmanlığı için belli mekanik uygulaİstanbul Kültür Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Bahar Akıngüç Günver’den üniversite adaylarına öneriler: malar var, ancak burada esas önemli yorum. Öğrencinin hedeflediği alana, üniversiteye puanı ve isteklerine en uygun şekilde yönlendirilmesi. Öğrencilerin de bu süreçte aldıkları danışmanlık hizmetlerinin ne ölçüde tarafsız ve öğrenci merkezli olduğunu iyi ölçüp tartmaları gerekiyor.

 

Fakülte mi şehir mi?

- Sizce üniversite mi, bölüm mü, şehir mi öncelik olmalı?

Elbette öğrencinin idealindeki, hayalindeki mesleğin akademik eğitimini alması çok önemli. Ancak üniversite mi bölüm mü şehir mi gibi üç başlığın önem sıralamasında birden fazla parametre var. Belli şehirlerde belli üniversiteler ön plana çıkıyor ve üniversitenin prestiji öğrencinin bölüm ya da meslek idealinin önüne geçebiliyor. Bölüme ve üniversiteye puanı ya da başarı sırası tutuyor, ancak şehir dışında okumak için gereken sosyal ya da ekonomik desteğe sahip olamayabiliyor. Bu nedenle en önemlisi öğrencinin önce isteği ve ideali, ardından da bu ideali yaşama geçirebilecek, eğitiminde sürdürülebilirliği sağlayacak şehir, üniversite kalitesi gibi kriterleri iyi analiz etmesi, konuya bütüncül yaklaşabilmesidir.

- Adaylar, -istemeseler de- iş garantili bölümleri tercih etme eğiliminde. Doğru mu yapıyorlar?

İş garantili bölüm tanımı belki bundan 20 yıl önce geçerliydi ancak artık dünya değişiyor; kariyer ve iş dünyası mezun olduğunuz bölüm kadar bireysel donanımınıza, mesleğinize yaptığınız ek yatırımlara da bakıyor. “Şu meslekten çıkınca ayda X lira net gelir” ya da “Şu şirkette kariyer şu kadar sürede kesintisiz iş imkânı” gibi vaatler gerçekçi değil. Bugün tıp ya da hukuk... Dünya genelinde geçerli meslekler ancak üniversite diplomasından hemen sonra hemen iş ve kariyer olmuyor. İyi bir iş belli bir kariyer için staj, sınav, hazırlık, ek eğitim, uzmanlaşma gibi süreçleri oluyor. Bu noktada iş garantili tek bölüm, öğrencinin idealindeki bölümdür. Sevdiği ve hayal ettiği bölümde mutlaka çalışacak ortamı ve donanımı da kazanacaktır.

 

Tercih hataları

- Sizce en çok yapılan tercih hataları nedir? Adaylar mutlu oluyor mu yaptıkları tercihlerden? Gözlemleriniz neler?

En çok yapılan tercih hatası başkalarının tercihlerini yapmak ya da yaşamak. Eğitimin her kademesinde görev yapmış bir eğitimci olarak gözlemim bu yönde. Genç, anne babasını mutlu etmek ya da sosyal çevrede kabul görmek için tercih yapmaya başladığı anda bu iş, okul ya da özel hayatta, mutsuzluğu ve tatminsizliği beraberinde geliyor. Hiç bitmeyen bir arayış başlıyor ve genç en büyük serveti olan dinamizmiyle zamanını tüketiyor. Bu nedenle çevrelerinden elbette görüş alsınlar ancak karar da yaşam da onlara ait olmalı.