İnsanlığın donduğu an

27 Ocak, Auschwitz toplama kampının kurtarılmasının 75’inci yıldönümüydü. 3 ay sonra da Dachau kurtarıldı. II. Dünya Savaşı sırasında, Naziler sadece Polonya’da yer alan Auschwitz Birkenau toplama kampında 1933- 1945 arası bir milyondan fazla insanı öldürdü. 27 Ocak 1945’te Sovyet Kızıl Ordusu, Nazilerin kampına ulaştı, sağ kalan yedi binden fazla insanı o gün serbest bıraktı. Auschwitz ismi o tarihten bu yana soykırımla birlikte anılıyor...

02 Şubat 2020 Pazar, 16:22
Abone Ol google-news

Dachau’da 45 binden fazla esirin öldürüldüğü tahmin ediliyor (Krematoryum) 

Havada kuru bir soğuk!.. Üşüyorsunuz... Hem dışınız hem içiniz üşüyor... Bir cumartesi sabahı, çimlerin üstü hafif karlı. Geçen hafta Münih’te kaldığım otelden yola çıktığımda kafamda deli sorular. Bazı kareler beynime kazılı... Kıyafetleri, fotoğraf karelerine yansıyan yüzlerdeki o derin bakışlar!.. Zamanı donduruyor, insanı utandırıyor!..

Yirmi dakika sonra Dachau Toplama Kampı’nın kapısındayım. Kapıda bizi Yahudi soykırımıyla simgeleşen o slogan karşılıyor: “Arbeit macht frei!..” Üç kelime, kamplarda zorla ağır şartlarda çalıştırılarak katliama sürüklenen insanlarla birlikte hafızalarda yer ediyor. Kapının, kamptaki komünist mahkûmlardan Karl Röder’a yaptırıldığı biliniyor. “Çalışmak özgürleştirir” anlamındaki bu yazı Nazi Almanyası’nda açılan ilk toplama kampının kapısına çakıldığında tarihler Mart 1933’ü gösteriyordu. Daha sonra Polonya’daki Auschwitz’in ve diğer kampların girişine de yazıldı... 

O KAPILAR ÇALINDI

Ne büyük tesadüf hem Auschwitz hem Dachau’nun girişindeki bu kapılar çalındı. Auschwitz’deki hırsızlığa ilişkin bir İsveç vatandaşı 32 ay hapis cezası almış. Kasım 2014’te Dachau’dan çalınan kapı ise iki yıl sonra Norveç’in Bergen kentindeki bir otoparkta bulunmuş. Şimdi kampın girişindeki kapı kopya, dövme demirden yapılı orijinali ise 100 metre uzaklıktaki müzede...

Ve adımlarımız bizi müzeye götürüyor. Nazilerin kamptaki büyük idare binası anıt müzeye dönüştürülmüş. Çıt çıkmıyor, derin bir sessizlik... 80 yıl öncesinin büyük utancından kimsenin ağzı açılmıyor. Geziyorsunuz, bakıyorsunuz. Ve kafanızdaki o deli sorulara yanıt bulamıyorsunuz...

Dachau, Nazi Sosyalist Hükümeti tarafından kurulan “siyasi esirler için ilk toplama kampı” olarak biliniyor. Kamp Almanya’nın güneyinde, Münih’in 10 mil kuzeydoğusundaki Dachau kasabasında, terk edilmiş bir mühimmat fabrika arazisinde kuruluyor. Ve tıpkı diğerleri gibi Naziler tarafından Yahudi, Sinti, eşcinsel ve Hıristiyan aktivistlerin mahkûm edildiği bir ölüm kampına dönüşüyor. 1937’nin başlarında, SS subayları, kampın bulunduğu arazi üzerinde esir işgücünü kullanarak büyük bir kompleks inşasına başlıyor. Esirler korkunç şartlarda, eski silah fabrikalarının yıkımıyla başlayan bu inşaat işinde çalışmaya zorlanıyor.

Bir yere oturup saatlerce bakabilirsiniz çevrenize. Sanki bir film platosu gibi. Hayır, hayır gerçeğin ta kendisi. O da, öldürülen insanların sayısının hiçbir zaman tam olarak bilinemeyecek olması.

İnşaat 1938’de ağustos ayının ortalarında tamamlanıyor. Kamp, SS toplama kampı korumaları için eğitim merkezi olarak kullanılmış. “Kamp alanı” ve “krematoryum” olmak üzere iki bölümden oluşturulmuş.

Kamp alanında biri Nazi rejimine karşı gelen papazlar için, diğeri de tıbbi deneyler için ayrılmış toplam 32 baraka yapılmış. Kampın etrafı elektrikli tel, hendek ve üzerinde 7 tane gözleme kulesi olan bir duvarla çevrili. 1942’de krematoryum alanı ana kampın hemen yanına inşa edilmiş.

23 Türk yurttaşı da burada katledilmiş. Kampın organizasyonu ve iş programı, bütün Nazi toplama kampları için model hâline gelmiş.

Kampın ana giriş kapısı 

ÖLÜM YÜRÜYÜŞÜ

Çok hasta ya da zayıf olduğuna kanaat getirilenler Avusturya, Linz yakınındaki Hartheim “ötenazi” ölüm merkezine gönderilmiş. Binlerce Dachau esiri Hartheim’de öldürülmüş. SS subayları esirleri öldürmek için, krematoryum alanını ve darağaçlarını kullanmış. Diğer Nazi kamplarında olduğu gibi Dachau’da da, Alman doktorlar basınç odalarını kullanarak yüksek irtifa deneyleri, malarya ve tüberküloz deneyleri, hipotermi deneyleri ve hastalar üzerinde yeni ilaç deneyleri yapmışlar. Esirler ayrıca deniz suyunun içilebilir hale gelmesini sağlayabilecek testlerde ve aşırı kanamayı durdurmak için yapılan deneylerde yer almaya zorlanmış. Yüzlerce esir hayatını kaybetmiş ya da söz konusu deneylerin sonucunda kalıcı sakatlık yaşamış. Savaş sırasında, toplama kampı esirlerinin zorunlu çalıştırılması Alman silah üretiminde gitgide artan bir öneme sahip olmuş. 26 Nisan 1945’te Amerikan Kuvvetleri kampa yaklaşırken, yarısından fazlası ana kampta olmak üzere Dachau’da kaydı yapılmış 67 bin 665 esir varmış. Esirlerin 22 bin 100’ü diğer kategorilere girmesinin yanı sıra Yahudi olarak, 43 bin 350’si ise siyasi suçlu olarak sınıflandırılmış. 26 Nisan’dan başlayarak, Alman Kuvvetleri çoğunluğu Yahudilerden oluşan 7 binden fazla esiri Dachau’dan güneye, Tegernsee’ye doğru yapılacak ölüm yürüyüşüne çıkmaya zorlamış. Bu ölüm yürüyüşü sırasında, Almanlar devam edemeyecek durumdaki herkesi vurarak öldürmüş. Pek çoğu da açlık, soğuk ve yorgunluk nedeniyle yaşamını yitirmiş.

NEFESSIZ KALMAK... 

29 Nisan 1945’te, kamp dağıtılır. Auschwitz’ten tam 3 ay sonra. Amerikan Kuvvetleri kampa yaklaştığında, hepsi bozulmanın ileri evrelerine ulaşmış cesetlerle dolu 30’dan fazla tren vagonu bulur. Kulağımıza işlenen tarihi bilgiler ışığında müzeden çıkıyoruz, esirlerin tutulduğu barakayı geziyoruz. 

Diğer tüm barakalar yıkılmış, bir tanesi ayakta. Barakanın içinde eski fotoğraflardan size bakan yüzler!.. Ağaçların arasından yürüyerek krematoryuma giden yol. Bir grup Alman öğrenciyle geziyorum bu bölgeyi. İğne atsanız sesini duyabilirsiniz. Nefessiz kalmak böyle bir şey olsa gerek... 

10-15 esirin aynı anda yıkandığı banyo 

27 Ocak, Auschwitz toplama kampının kurtarılmasının 75’inci yıldönümüydü. 3 ay sonra da Dachau kurtarıldı. II. Dünya Savaşı sırasında, Naziler sadece Polonya’da yer alan Auschwitz Birkenau toplama kampında 1933- 1945 arası bir milyondan fazla insanı öldürdü. 27 Ocak 1945’te Sovyet Kızıl Ordusu, Nazilerin kampına ulaştı, sağ kalan yedi binden fazla insanı o gün serbest bıraktı. Auschwitz ismi o tarihten bu yana soykırımla birlikte anılıyor...