İran enerji sektöründe görülmemiş grev: 10 bin işçi iş bıraktı

Çalışma ve yaşam koşullarının değişmesi için harekete geçen binlerce İranlı enerji işçisi, ülkede görülmemiş ölçekte bir grev dalgası yarattı.

08 Ağustos 2020 Cumartesi, 15:38
İran enerji sektöründe görülmemiş grev: 10 bin işçi iş bıraktı
Abone Ol google-news

İran’ın Güney Pars gaz sahalarındaki büyük rafinerileri ve endüstriyel projelerinde çalışan yaklaşık 10 bin işçi, fiili grev dalgasının parçası olarak iş bıraktı. İşçiler, 50 derece sıcağa karşı mücadele ederken, ücretlerin geç ödenmesini, düşük ücretleri, iş güvenliğinin olmaması ile kötü çalışma ve yaşam koşullarını protesto ediyor.

Ücretlerin geç ödenmesi sık yaşanan bir sorun ve yerel protesto/grev eylemleri yaygın bir durum. Ancak, böyle büyük ölçekli, koordineli grev dalgası daha önce hiç görülmemiş bir durum ve bir dizi rafineriyi ve birçok yükleniciyi etkiledi.

Grevciler inşaatçılar, elektrikçiler, kaynakçılar, boru tesisatçıları ve istihdam büroları için çalışan diğerleri ile dünyanın en büyük doğal gaz sahasındaki endüstriyel projelerde çalışan ustalardan oluşuyor. Ayda 20 gün iş, on gün izin şeklinde vardiyalı olarak çalışıyorlar ve vardiyadayken işyerine yakın yurtlarda kalıyorlar. Şimdi, 20 günlük vardiya döngüsüyle çalışmayı reddediyorlar.

GREVİ BİR İŞ CİNAYETİ TETİKLEDİ

Grev dalgası, Mahshahr petrokimya kompleksinde taşeron bir işçi olan Ebrahim Arabzadeh’in 28 Temmuz'da işyerindeki ısı yüksekliği nedeniyle öldüğünde tetiklendi. İşçiler, müteahhit firmalara taleplerinin bir listesini sundu. 1 Ağustos Cumartesi günü 10 bin işçi greve çıktı, 2 bini gaz sahalarını tamamen terk etti ve eve döndü, birçoğu müteahhitlerin ofislerinin dışında toplandı.

IndustriALL Küresel Sendikası’nın İran üyesi olan İran Mekanik ve Metal İşçileri Sendikası, eylemin ölçeğinin, işçilerin çeşitli tavizler kazanma ve muhtemelen büyük sanayi sitelerinde temsil edilme şansı olduğu anlamına geldiğine inanıyor.

Grev devam ederken, diğer rafineri ve petrokimya komplekslerindeki işçilerin de greve katılması bekleniyor. Protestolar ise 4 Ağustos’ta orta İran’daki İsfahan rafinerisine ve kuzeydoğudaki Meşhed’e sıçradı.

ÜLKE BOYUNCA BİR ENDÜSTRİYEL EYLEM DALGASI

İran boyunca, Haft Tappeh (Yedi Tepe) şeker rafinerisi ve Arak şehrindeki endüstriyel tesislerde de dahil olmak üzere bir endüstriyel eylem dalgası var.

Grevci işçiler genellikle acımasızca bastırılır. Ancak Güney Pars işçileri, güvencesiz istihdamlarını endüstriyel bir silah olarak kullanıyorlar: Kalıcı çalışanlar olmadıkları için iş bırakma veya işten ayrılma nedeniyle cezalandırılamazlar.

Grevin örgütleyicileri, grev yayılırken güvenlik güçlerinin misillemesinden korkuyorlar. Kilit aktivistlere yönelik teyit edilmemiş tutuklamalar ve izlenme raporları var.

Grevin ilk iki gününde, bazı işverenleri, güneydoğudaki Iranshahr elektrik santrali de dahil olmak üzere şartları yeniden müzakere etmeye hazır oldukları açıklaması yapmaya teşvik ettiği bildirildi.

IndustriALL Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Özkan şunları söyledi: “İranlı işçiler, hiçbir baskının onları susturmayacağını defalarca kanıtladılar. Hakları için ayağa kalkacaklar ve sesleri duyulana kadar protesto etmeye devam edecekler. Gaz sahalarındaki işçiler, haklarını savunmak için eşgüdümlü, stratejik endüstriyel bir eylemde bulunuyorlar. Sağlam dururlarsa, önemli bir değişim sağlayabilirler. Bağımsız sendikalar tanınana kadar İran endüstriyel çatışmaya maruz kalacak”

İRAN EKONOMİSİ İÇİN ÖNEMLİ BİR BÖLGE

Güney Pars sahaları, İran’ın en önemli hidrokarbon projesi. Ülke, hiperenflasyon yaşadığı için döviz için bu projeye bağımlı. Devlet tarafından işletilen petrol ve gaz şirketi, Güney Pars’taki tüm projelerde karar yetkisine sahip. Fransız enerji devi Total, 2017 yılında sahaları geliştirmek için bir anlaşma imzaladı, ancak ABD yaptırımları nedeniyle çekildi.

Saha, diğer çok uluslu enerji şirketleriyle ortaklıkla geliştiriliyor, ancak İran’ın gerekli mali taühhütleri artırmak için mücadele etmesi gerekti. Müteahhitler, programın gerisinde olan projeler üzerinde çalışmayı tamamlama baskısı altındalar ve genellikle bankacılık sektörüne yönelik yaptırımlar nedeniyle devlet ihalelerinin geciken ödemeleri nedeniyle likidite sorunları ile karşı karşıyalar.

Kaynak: Evrensel