Karar baskıyla alınacak

Hükümetin Merkez’e baskısının son derece ‘aşırı’ olduğunu söyleyen Standard Bank Araştırma Müdürü Ash, “Asıl tehlike bu eleştirilerin Merkez’in kendi öngörülerine göre hareket etmesini etkileyebilecek olması” dedi. UBS Direktörü Dennis geçen ayki beklenmedik faiz indiriminin bağımsızlık tartışmalarını alevlendirdiğine dikkat çekti.

24 Şubat 2015 Salı, 03:03
Abone Ol google-news

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetten gelen faiz indirimi çağrılarının gölgesinde bugün toplanıyor. Uluslararası piyasa uzmanları, Merkez’in üzerinde siyasi baskı olduğunu belirterek bu baskının Merkez’in faiz kararını etkileyebileceğine dikkat çekti. Merkez’in mevcut şartlarda 25-50 baz puan gibi ölçülü bir faiz indirimi yapabileceğine dikkat çeken uzmanlar, daha önceki faiz kararlarının bankanın güvenilirliği konusunda soru işaretleri yarattığını vurguladı.

İngiliz Standard Bank’ın Gelişen Piyasalar Araştırma Müdürü Timothy Ash, hükümetin Merkez

Hükümetten eleştiri sürdü

Faiz kararına bir gün kala hükümet kanadından
Merkez Bankası’na indirim baskısı sürdü. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, TCMB’nin bugünkü toplantısında faiz oranlarını aşağı götürecek bir adım atmasını beklediğini söyledi. Türkiye-İngiltere JETCO 5. Toplantısı ve İş Forumu’nun ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zeybekci, “Merkez Bankası’ndan piyasayı önden sürükleyen, pozitife doğru cesaretlendiren ve faiz oranını aşağı götürecek güçlü bir adım bekliyoruz” dedi. Yapı Kredi Genel Müdürü Faik Açıkalın ise Merkez’den övgü dolu sözlerle bahsetti. Açıkalın katıldığı canlı yayında Merkez Bankası’nın şimdiye kadar hep doğru hareket ettiğini belirterek “TCMB’nin elindeki data setine güvenmek lazım, yarın 25-50 baz puan indirim yapabilir. Merkez’in yarınki hareketi sınırlı olacaktır” dedi.Bankası’nı eleştirirken söyleminin son derece ölçüsüz olduğunu söyledi. Merkez Bankası çalışanlarının kaçınılmaz bir biçimde öngörülerini tehlikeye atmamak için mücadele ettiğini vurgulayan Ash, “Ancak asıl tehlike onların kendi öngörülerine göre hareket etmesini değiştirecek bir etki yaratması. Bu etki iki yönde de olabilir. Faiz indirimi ya da indirime karşı duruş şeklinde” dedi.

Merkez’e politik baskının tam anlamıyla ‘aşırı’ olduğuna dikkat çeken Ash, “Hükümetin bu söylemleriyle ekonomik politika ortamının oldukça zarar gördüğünü düşünüyorum. Bu söylemler genel olarak sağlıklı bir tartışma ortamı yaratmıyor” değerlendirmesinde bulundu.Merkez Bankası’nın bugünkü PPK toplantısında politika faizini 25-50 baz puan indireceğini öngördüklerini ifade eden İsviçreli yatırım bankası UBS’in Gelişmekte Olan Piyasa Stratejileri Direktörü Geoffrey Dennis ise faizde yılın ilk yarısı için yüzde 7’ye kadar indirim beklediklerini söyledi. Hükümetin söyleminin faiz indirimi konusunda Merkez Bankası üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çeken Dennis, “Ancak genel olarak Merkez’in makul bir miktarda bağımsızlığını koruduğunu düşünüyoruz. Merkez’in bağımsızlığının zedelendiğine ilişkin tartışmalar geçen ayki beklenmedik faiz indirimi kararı ile alevlendi. Bu zamanından önce atılan bir adımdı” dedi. Hükümetten Merkez Bankası’na gelen faiz eleştirilerinin faydalı olmayacağına dikkat çekti.

Bununla birlikte petrol fiyatlarının gerilemesiyle Türkiye’de enflasyonun düşüşe geçtiğini vurgulayan Dennis, 2015’te enflasyonun yüzde 5.2 olarak gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini söyledi. Dennis, dolar kurunun 2.50 seviyelerinden daha yukarıya çıkacağını öngörmediklerini belirterek Merkez’in para birimini idare etmek için iyi bir konumda olduğunu belirterek Lira için aşağı yönlü risklerin sınırlı olduğunu ifade etti. Dennis “Daha düşük enflasyon ve muhteşem olmasa da devam eden büyüme, yurtdışıyla uyumlu para politikası ve düşen petrol fiyatlarının cari açığı kapatıcı rolü Merkez Bankası’na ileriki politikasını kolaylaştırıcı bir alan sağlıyor” diye konuştu.

Dolar 2.48’i aştı

Rusya’nın notunun indirilmesi ve Avro bölgesine ilişkin belirsizlikler gelişen ülkelerin para birimlerinde değer kaybına neden olurken, Türk Lirası Merkez Bankası’nın bugün vereceği faiz kararı ve İş Bankası ile ilgili haberler nedeniyle artan siyasi endişelerle sert geriledi. Dolar/TL 2.4850’ye kadar çıktı. Serbest piyasada 2.4630’dan kapandı. TL dolar karşısında yüzde 1 değer yitirirken, diğer gelişen ülkelerde kayıplan yüzde 0.4-0.7 arasında yer aldı. Rus rublesi ise yüzde 2.6 düştü. Reuters’a konuşan üst düzey bir bankacı, “TL’deki hareketlilik büyük ölçüde küresel kaynaklı ancak piyasada iç kaynaklı bir endişe olduğu da aşikar. Faiz kararının yaklaşması ve İş Bankası burada önemli iki etken. Piyasadaki endişe geçmişte örnekleri birçok kez görülen bir siyasi riskin yeniden gündeme gelme ihtimali” dedi. Bankacılar ölçülü olarak kabul edilen 25 ile 75 baz puan arasında bir indirimin fiyatlara yansımış olduğunu belirttiler. Beklentilerin ötesinde bir indirimin ise piyasada sert satış baskısı yaratabileceği öngörülüyor. Reuters anketine göre, yüzde 11.25 seviyesindeki faiz koridorunun üst bandı olan gecelik borç verme faizine tahmin veren 19 katılımcıdan 10’u faiz indirimi bekliyor. Goldman Sachs, Merkez’in gerek politika faizini, gerekse gecelik borçlanma faiz oranını 50 baz puan indirerek yüzde 7.25 ve yüzde 7.0 seviyesine çekeceğini öngördü.

Piyasada bu hafta ayrıca ABD Merkez Bankası Başkanı Janet Yellen’in bugün ve yarın ekonomi ve para politikasına ilişkin olarak yapacağı açıklamalar da yakından takip edilecek.

Moody’s:Kurumların bağımsızlığı zayıf

Moody’s’in kıdemli Türkiye analisti Alpona Banerji ise “Bizim değerlendirmemize göre Türkiye’de düzenleyici kurumların bağımsızlığı zayıf ve bu kilit bir önemde. Ocak ayında yayımladığımız Türkiye raporunda da belirttiğimiz gibi hukun üstünlüğü ve devletin etkinliği konusunda kredibilite eksikliği söz konusu. Bu konudaki değerlendirmemiz yüksek derecede negatif” dedi. Banerji, Merkez Bankası’na ilişkin kredibilite eksikliğinin mevcut kredi notu içerisinde değerlendirildiğini söyledi. Moody’s Türkiye’nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviye olan Baa3’te ve negatifte tutuyor.