Kaşıkçı sonrası dengeler: Bir cinayet, bin bir hesap...

Suudi Arabistan yönetimi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın katledilmesi vakasını kraliyet sarayına iz düşümünün önünü kesme çabaları eşliğinde doğruladı.

23 Ekim 2018 Salı, 23:26
Abone Ol google-news

Cinayetin adli boyutuna ilişkin soruşturma sürerken gözler Riyad’ın son dönem siyasetine muhalif çizgideki bir gazetecinin, tehditlerin merkezine kendi isteğiyle gitmesinin arkasındaki nedenlerden Suudi yönetimine uluslararası diplomaside nasıl karşılık verileceğine bir dizi sorunun yanıtında... Ve madalyonun diğer yüzü olarak Suriye, İran, Yemen, Libya başta olmak üzere küresel çaplı “çıkarlar savaşı”nın bölgesel, uluslararası aktörleri arasındaki çekişmede casusluk romanı misali bir “cinayet anatomisi” üzerinden var olan ittifaklıkların durumunda...  Çökme, yara alma ya da yeni güç bileşenleri, kapalı kapılar ardındaki “kirli pazarlıklar” olasılıklarında.

<haber-dikey:1119835>

Kısa bir hatırlatmada fayda var... Kaşıkçı, Suudi Krallığı’nın önde gelen isimleriyle yakın, özellikle de Veliaht Prens Selman’ın gücü iyice ele alması öncesindeki iktidarla. Veliaht Selman’ın “Arap Baharı” sonrası ekonomik, sosyal krizdeki ülkede çıkış yolu olarak, içeride halka baskı, dışarda mültimilyarlarıyla Batılı yaşamlarıyla bilinen kendi gibi kraliyet üyelerini yolsuzluk suçlamalarıyla içeriye atıp, paralarının bir kısmına el koyması, İhvan karşıtı siyaseti daha keskinleştirip BAE ile ittifaklıkla Katar’ı hedefe oturtması biliniyor.

Suriye, Yemen üzerinden İran’la kapışma, bunun için de İsrail’in yanı sıra ABD ittifaklığını petrodolar kartıyla güçlendirme hamlesini de içeren taht oyunları sürerken İhvan yanlısı Kaşıkçı’nın ise kendini muhalefet tarafında bulduğu yorumu pek de yanlış değil...

 

<haber-dikey:1119858>


Suudi Arabistan, BAE, Mısır ve İsrail hattının Ankara ile yüksek tansiyondaki ilişkilerinde Trump yönetiminin bu blokla İran karşıtlığı çerçevesinde buluşması da, savaş sonrası çıkarlara ilişkin masanın kurulduğu Suriye’de YPG  politikası üzerinden Körfez dolarlarının hesabını yapması da...

<haber-dikey:1119604>

 

Patron kim mesajı mı...

Riyad denince muhaliflere yönelik baskı, kaçırma, infaz haberleri ilk değil... Ama cinayetin “uluslararası canlı yayın” misali tuhaflıklar örgüsünde zihni sinir sorular, yorumlar çoğumuzun aklını kurcalıyor, işte onlardan bazıları..

-Deneyimli bir gazeteci olarak kendisine yönelik tehdide karşı Kaşıkçı’nın konsolosluğa gitmeden önce Riyad dışında itimat ettiği bir yerden güvenlik garantisi almış olması güçlü olasılık... Peki bu odak kim, ABD’den mi Türkiye’den mi... Riyad “aracılı” bir garanti vermişse, dünya önünde kendisini zora sokacak bir hamleye girişebilir mi... Yoksa o  “güvenilir” başından sonuna olayın bu noktaya gelebilme hesabını da katarak Kaşıkçı’yı bir anlamda “yem” olarak mı kullandı.

-Washington’ın bölgedeki müttefiki ülkelerin, güçlenmesini engelleme siyasetinden yola çıkarak Kaşıkçı üzerinden Veliaht Prens Selman’a “patron kim” mesajı verilmiş olabilir mi... Basına yansıyan kimi iddiaya göre, ABD istihbaratının Selman cephesinin Kaşıkçı’yı hedefe alma planından haberi vardı. Kaşıkçı’nın karşı karşıya olduğu tehdide karşı üç maymunu oynadığı  iddia edilen ABD, bu cephede yalnız mıdır... İran, Suriye konusunda Türkiye’yi kendi politika eksenine kaydırmaya ikna hesaplarıyla Körfez’de oluşan Ankara karşıtı bloğa “kırmızı değil” ama “sarı kart” mı çıkarmış, Ankara’ya manevra alanı mı sağlamıştır...  

-Ankara; İran, Katar, Filistin, Suriye, İhvan politikalarıyla son dönemde BAE ile arası görünür şekilde açılırken Riyad’la daha gizli kapılarda yaşanan gerilimde bu vakayı “koz” olarak kullanma çabasına girmiş olabilir mi... Riyad ile BAE arasına “mesafe” sokulabilir mi...

-Ankara’nın ittifakta olduğu Moskova’nın tüm bu kriz havasına karşın Riyad’la ticari işbirliğini sürdürme hamleleri ilişkilere nasıl yansır...

-Katar ile Riyad bloku arasındaki krizde Körfez’in “ılımlı kanadı” vitrinindeki Kuveyt’in atacağı adımları da yakından izlemek gerek... BAE ile birlikte özellikle Yemen’de askeri olarak sahada deneyim kazanan Suudilerin etkinliğine karşı Kuveyt’in Katar sonrası yeni hedef olmaktan kaygı duyduğu yorumları dikkat çekici...

-Riyad saraylarında Prens Selman karşıtı bloğun bir anlamda karşı darbeye, intikama giriştiği savları da gözden kaçırılmaması gereken unsurlardan..

-Hırslı Veliaht Selman’ın iktidarı elinde tutma hesaplarında, Trump’a yaklaşan kongre ara seçimlerine kadar Riyad’a yarı sert, yarı destek söylemine sessiz kalıp top çevireceği de beklentilerden. Ortadoğu “saraylarının” entrikaları düşünülürse uzun vadeli çıkarlarda kralın veliahtı gözden çıkarma olasılığı da diğer yorumlardan