Kaymağın 200 yıllık yolculuğu, Pando

Türk mutfağının vazgeçilmezlerindendir kaymak; özellikle kahvaltıda ve tatlılarla damağınızda ayrı bir tat bırakır. Bugün her ne kadar alışveriş yaptığınız tüm marketlerde paketlenmiş haliyle bulsanız da, herkes yapamaz kaymağın iyisini, ayrı bir ustalık ister derler.

25 Ağustos 2014 Pazartesi, 16:01
Abone Ol google-news

İşte çok uzun yıllardır bu işi bıkmadan, ilk günkü gibi yapan ve kaymağının lezzeti adeta bir şehir efsanesi gibi dilden dile yayılan biri var; Pandelli Şeskakof. Siz onu Pando diye tanıyor olabilirsiniz. Hani şu Beşiktaş’taki, meşhur Pando Kaymak’ın sahibi; yaşını tahmin etmemiz mümkün olamayacak kadar yaşanmışlıkları olan, biraz aksi ama tanıdıkça dünya tatlısı bir adama dönüşen Pando amca.

Hem damağa hem anılarınıza dokunuyor

Pando Kaymak, Beşiktaş Çarşısı’nın içinde ufacık bir dükkan. Kapıdan içeriye adımınızı attığınız anda burnunuza süt kokusu geliyor. Girişte ki tezgahın üzerinde sepette taze yumurtalar, tereyağı, bal ve tabii ki o meşhur kaymak duruyor. 4 tane de masası var içeride, 2 kişi yan yana geçemezsiniz ama kaymağının tadına baktınız mı “kim takar sandalyeyi, masayı” diyorsunuz.

Bu küçük, tarih kokan yerde kahvaltı edebiliyorsunuz ama lüks bir şey beklemeyin sakın. Tipik bir Türk kahvaltısı; menü yumurta, peynir, domates, salatalık, zeytin, bal tereyağı ve tabi meşhur kaymaktan oluşuyor. Çay, kahvede var. Bir de süt; eğer isterseniz. Ama ben derim ki kaymaktan şaşmayın! Malum Pando’yu Pando yapan kaymağı. Zaten dedim ya Pando adeta bir şehir efsanesi, sadece damağa değil, anılara da dokunuyor bu mekan. Duvarlarında Pando amcanın dedelerinin, babasının fotoğrafları ve gazete küpürleri asılı.

Sahibi Pando amcada bir o kadar ilginç aslına bakarsanız; ilk önce çekiniyorsunuz ama konuşmaya başladı mı sohbetine doyum olmuyor. Pando amca, dedelerden devralmış bu dükkanı, o zamanlar yoğurtta yaparlarmış şimdi sadece kaymak ve tereyağı yapıyorlar. Söylediğine göre 200 yıllık geçmişi varmış bu efsane kaymak imparatorluğunun.

Kendisinin kaç yıldır burayı işlettiğine ise net bir cevap vermiyor Pando amca, “Aslında ben tornacıydım ama babam gelip sen başına geçeceksin dedi, geçtik. O zaman babaya ‘hayır’ diyemezdik ki. Zaten başka kimse de yoktu devam ettirecek” diye anlatıyor.

Eğer yolunuz düşerse mutlaka uğrayın derim Pando amcanın dükkanına, hem kaymağından tadın hem de muhabbettinden.