Kaynak ve hedef: Petrol

Venezüella’da, eski Devlet Başkanı Hugo Chavez’in önderlik ettiği “Bolivarcı Devrim”in ilk yıllarından itibaren uluslararası müdahale ve darbe girişimleri eksik olmuyor.

24 Ocak 2019 Perşembe, 22:09
Abone Ol google-news

Dünyanın en büyük petrol rezervine sahip, ham petrol bakımından en büyük ihracatçı olan Venezüella 6.4 trilyon metreküplük doğalgaz rezerviyle de bu alanda ilk 10 ülke arasında. Venezüella altın rezervlerinde ise dünya ikincisi. Bolivarcı devrimin önemli hedeflerinden biri, özellikle enerji alanında kamulaştırma, ekonomik ve sosyal programlarla kaynakların yoksullar için kullanılmasıydı. Bununla beraber, ham petrolün işlenmesinde yeterli teknolojik gelişmeyi sağlayamayan ülke, 2012-2013’ten itibaren petrol fiyatlarındaki ciddi düşüş ve finansal piyasalarda kendine uygulanan yaptırımlarla birlikte ciddi bir darboğazın içine girdi. 

Chavez döneminde başkan yardımcılığı ve dışişleri bakanlığı görevlerinde bulunan Nicolas Maduro’nun iktidar dönemi, bir yandan bu darboğaz bir yandan da ciddi yolsuzluk iddiaları gölgesinde geçiyor. Bugün muhalefetin lideri konumuna yerleşen, Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’nun ekonomi politikasında ise geniş kapsamlı özelleştirme politikaları, yabancı sermaye girişi ve serbest piyasanın önünün açılması gibi maddeler bulunuyor.

‘ABD bir plan işletiyor’
Venezüella’da güncel duruma ilişkin görüşlerini aldığımız İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Ertan Erol, sürecin ABD ve müttefiki olan bölge ülkeleri tarafından planlı bir şekilde ilerletildiği görüşünde. “Chavez iktidara geldiğinden bu yana kendini konsolide eden bir muhalefet olduğunu görüyoruz. Buna karşın, katılımcı demokrasi uygulamaları devam etse de ekonomik yapıda sosyalizm yönünde sağlıklı bir dönüşüm sağlanamadı” ifadelerini kullanan Erol, ham petrole dayalı ekonomik yapıda bir değişim yaşanmamasının önemini vurguluyor. ABD’nin uzun süreli bir geçiş planladığı görüşünde olan Erol şunları söyledi: “Caracas’ın iki numaralı ismi olan Diosdado Cabello, kendini başkan ilan etmeden bir gün önce Guaido ile görüşüyor. Guaido’nun kendisine

‘Başkanlık konusunda üzerimde ciddi uluslararası baskı var’ dediğini aktarıyor”.
Duruma ilişkin öngörülerini aldığımız Erol, Caracas’ı çevreleyen tepelik bölgelerdeki yoksul ve emekçi kesimlerin önemini vurguluyor. Venezüella’da “Dağlar inerse” şeklinde bir ifade olduğunu belirten Erol, henüz Maduro karşısında böyle bir dinamiğin oluşmadığı görüşünde. Ordu kanadında ise muhalif gruplar bulunduğu söylentisini de aktarıyor. Petrol meselesinin halihazırda solcu bir devlet başkanının görevde bulunduğu Meksika için de çok kritik olduğunu söyleyen bölge uzmanı, “Sürekli yağmalanan Meksika ulusal petrol şirketindeki sızıntıların engellenmesi için uygulamaya konan yeni politikalar özelleştirme lobisini ve sağı rahatsız ediyor” şeklinde konuştu.

<haber-yatay:1215720,1215497,1214622,1214466,1215025,1214442,1214311,1215833>