'Kendine Kapanmak' sergisi çevrim içi olarak ziyarete açıldı

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi El Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Batu, sergisine dair şunları söylüyor: “Kendimi inşa ediyorum ben, sınırlarımı çiziyorum, şekilleniyorum. Bundan sekiz bin yıl önce aynı topraklarda, çamurdan ana tanrıçasını yapan o eller gibi her bir parçasına değiyorum kilin, her yerinde parmak izlerim, avucumun çizgileri… İz bırakmak istiyorum belli ki, bin yıllara taşınsın parmaklarım… Ben kedime kapandım, baktım, gördüm ve kabul ettim…”

22 Mayıs 2021 Cumartesi, 15:19
'Kendine Kapanmak' sergisi çevrim içi olarak ziyarete açıldı
Abone Ol google-news

Tuba (Korkmaz) Batu’nun ‘Kendine Kapanmak’ adlı seramik sergisi önceki gün çevrim içi olarak ziyarete açıldı. Türkiye’nin tek seramik galerisi D’ART Galeri’de 11 Haziran’a kadar açık olacak sergide Batu’nun çeşitli tekniklerle, çoğunluğunu pandemi günlerinde ürettiği heykelleri yer alıyor. Batu eserlerinde, hem kendisini hem de insana dair hırsları, yaraları, boşlukları sorguluyor. Sergide dileyen heykellerin videolarını da izleyebiliyor. Batu, bugüne kadar yedi kişisel sergi açtı, yurt içinde ve yurt dışında pek çok etkinliğe katıldı. Batu’nun eserleri  1-4 Haziran 2021 tarihleri arasında düzenlenecek Artcontact İstanbul Sanat Fuarı’nda da sergilenecek. Batu ile sergisini konuştuk.

Online sergi açmak nasıl bir duygu? Neler hissediyorsun?

İşleri yaratma sürecinde bir değişiklik yok ama açılış günü heyecanı, ne giyeceğim telaşı olmadan biraz tatsız oldu galiba (Gülüyor.) Sanatseverlerle bir arada olmak, işler hakkında, sanat hakkında sohbet etmek çok daha keyifli tabii ki. Bu sergide bu keyfi fuara bıraktım . Artcontact açılışında fuar alanında olacağım, sabırsızlıkla bekliyorum.

Kendine kapanmak, tam da pandeminin ruhuna uygun bir tema... Kendine kapandığında neler keşfettin, hem eser yaratma sürecini hem de hayatını nasıl etkiledi salgın?

Çok da farketmedi ilk zamanlar. Çok sosyal biri olduğumu söyleyemem, sanırım o yüzden ev ve atölye arasındaki hayatıma devam ederken pek bir şey anlamadım. Sadece yaşantımın koşturmacası biraz sakinledi, yapılacaklar listem belirsiz bi zamana ertelendi diye düşündüm. Fakat süre uzayınca, bir zaman sonra "zorunlu" olarak sevdiklerimle görüşememek, insanlardan "korkmak" ve onlardan "uzaklaşmak" ve bir de "ölüm korkusu" sorgulamalara sebep oldu. Hırslarımı, boşluklarımı farkettiğimde yüzleşemedim önce, ama insanız, hepimizin bakamadığı derinlikleri var. Biraz cesaretle devam ettim bakmaya... Gördüklerimi suyun üstüne taşımak için ise bol bol vakit oldu. Salgının benim için en iyi tarafı herşeye yetişmeye çalışan Tuba'ya sakinlik ve vakit kazandırmasıydı galiba…

Havva ve Eşi- Kral

Seramik sanatının seni en çok etkileyen yönü hangisi?  Yoğuruyorsun, pişiriyorsun, düşününce ilginç bir felsefe…

Of hem de nasıl (gülüyor.) Düşünsene bin yıllardır değişmeyen bir geleneği kullanıyoruz hâlâ. Toprağı al, şekil ver, pişir, hiç değişmemiş, biraz gelişmiş sadece... Büyüleyici geliyor bu bana.  Troya Müzesi’nde pişmiş toprak figürlere baktıkça düşünürüm bunu. Zamanda yolculuk gibi, aynı toprak farklı zaman. Bir de içindeki tezatlık, hem çok kırılgan hem de binlerce yıl dayanacak kadar kuvvetli…

Sergideki heykellerden hangisi sana en çok yakın olan?

Bu çok zor bir soru. benden çıkmış, defolarımı açık ettiğim, içimi döktüğüm işler. Fırından çıktıklarında karşılarına geçip bir kahve içince tamam oluyor artık, benden kopuyor ama anne olma pratiğim burada devreye giriyor sanırım, ne kadar ayrılmış olsak da gözüm hep üzerlerinde. Sergide satılan işleri duyunca ilk tepkim “hadi ya” oluyor, hatta galeri sahibi Duygu gülüyor bu cümleme... Kim aldı nerede yaşıyor diye soruyorum (gülüyor.) Bazı işlerimi ise satışa hiç sunmuyorum bile, çok özel bir bağ bu.

Kraliçe

Kral ve kraliçeyi nereden esinlendin, çok merak ettim?

Kral ve kraliçeler benim uzun zamandır üzerinde durduğum temalar. Egolarımızı, taht sevdamızı, mevki-makam düşkünlüğümüzü düşünmek için bahanelerimiz olabilir bu heykeller. Çok rahatsız o koltuklar da, kırık dökük, yıpranmış, yine de oturduğu koltuğu bırakamamış yanlarımdan çıktılar. Nefsimin kral ve kraliçeleri onlar... 

Gitmek

Kalmak