Körfezi kurtarırken Gediz’i mi kaybedeceğiz?

İzmir Körfezi ve Limanı Rehabilitasyon Projesi kapsamında yapılacak dip taramalarından çıkarılacak çamur, barındırdığı canlılar açısından Akdeniz havzasının en önemli sulak alanlarından biri olan Gediz Deltası’nda depolanacak.

24 Ağustos 2014 Pazar, 15:32
Abone Ol google-news

İzmir Türkiye’nin ve Ege’nin göz bebeği kentlerinden biri. Turizm açısından da önemi oldukça fazla. Ancak bu aralar İzmir’i gündeme taşıyan konu çok farklı. Bakmaya doyamadığımız o güzelim denizde yüzmek neredeyse imkansız çünkü İzmir Körfezi’ne yıllardır akan kanalizasyon ve derelerin alüvyonları, körfezi hem kirletti hem de sığlaştırdı. Yetkililer de bu durumu değiştirmek için kolları sıvadı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nün birlikte yürüttüğü Büyük Körfez Projesi kapsamında Körfez’in temizlenerek, tekrar eski günlerine dönmesi; yüzülebilir hale gelmesi, canlı çeşitliliğinin artırılması ve yeni nesil derin su gemilerinin limana geçiş yapabilmesi amaçlanıyor. Buraya kadar her şey gayet iyi ancak proje kapsamında denizin dibinden saatte 800 metreküp çamur çıkarılacak. Bu çamur da barındırdığı canlılar açısından Akdeniz havzasının en önemli sulak alanlarından biri olan Gediz Deltası’na bırakılacak. Ki bu, adeta bir doğa katliamı demek! Hal böyle olunca doğa severler duruma sessiz kalmıyorlar tabii. Doğa Derneği de böylesi bir katliamı önleyebilmek için hemen harekete geçti.

Fakat bu tepkilere rağmen proje için çalışmalara başlandı. Ancak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, her ne kadar doğa severleri tatmin etmese de, çamuru suyla temizleyip tuzundan arındırdıktan sonra çiftçilere çok verimli tarım toprağı olarak vereceklerini; aynı zamanda bio tarımın bölgede yaygınlaştırılması için çalışmalara başlayacaklarını söyleyen bir açıklama yaptı.

Delta “rant” uğruna yok oluyor!

Türkiye’deki 471 kuş türünden 289’unun yaşadığı deltanın korunması için harekete geçen Doğa Derneği Genel Müdürü Engin Yılmaz ise bu projeyle deltanın güney bölümünün geri dönüşü olmayacak şekilde yok edileceğini belirtiyor. Gediz Deltası’nı ve canlıların yaşam hakkını korumak çalıştıklarını belirten Yılmaz'ın açıklamasında ki bir bölüm ise oldukça düşündürücü “ ‘Rant için’ gönül rahatlığı ile yok oluşun mazeretlerini yaratanlara, bu yok oluşa sebep olanlara karşı bilimsel, hukuki ve vicdani tüm demokratik yollar ile mücadele edeceğiz”

Uluslararası sözleşmeler ihlal ediliyor

Doğa Derneği Gediz Deltası Proje Sorumlusu Burak Özkırlı, deltanın güney bölümünde deniz altında 13 km uzunluğunda, 8 metre derinliğinde bir “sirkülasyon kanalı” oluşturulması amaçlandığını, kanalın 10 km’lik kesiminin Gediz Deltası Ramsar Alanı sınırlarında ve Mutlak Koruma Alanı’nda iken 9 km’lik kısmının ise 1. Derece Doğal Sit Alanı sınırlarında kaldığını belirtiyor. Özkırlı “Yapılacak dip taramasından çıkacak çamurun ise ulusal ve uluslararası mevzuat kapsamında koruma altında olan kıyı şeridinde dolguda değerlendirilmesi ve yine deltanın en önemli habitatlarından birine dökülerek depolanması planlanıyor” diyor.Özkırlı ayrıca söz konusu projenin, hem Türkiye’nin taraf olduğu Ramsar, Bern, Barcelona gibi bir çok uluslararası sözleşmeyi ihlal etmekte hem de ulusal mevzuat kapsamında Sulak Alanlar yönetmeliğinin sulak alanlara çöp, moloz, hafriyat, dip tarama ve proses artığı çamurların dökülemeyeceği açık bir şekilde belirtildiği 15. maddesine ve Kıyı Kanununa aykırı olduğunun da altını çiziyor.