Köyceğiz'de maden isyanı: Talan edilmedik orman, ırmak, koy kalmadı!

Muğla Köyceğiz'de en az 80 tür endemik bitkiye ev sahipliği yapan Sandras Dağı çevresindeki maden ocağının kapasitesinin artırılmasına ilişkin projeye karşı bölge halkı eylem yaparak tepki gösterdi.

06 Eylül 2020 Pazar, 11:11
Köyceğiz'de maden isyanı: Talan edilmedik orman, ırmak, koy kalmadı!
Abone Ol google-news

Muğla'nın Köyceğiz ilçe sınırları içersinde yer alan ve Sandras Dağı'na 1 kilometre uzaklığında bulunan maden ocağının kapasite artırımı projesine bölge halkı tepkili. Ağla Yayla Kırsal mahallesinde bir araya gelen bölge halkı, projeye karşı eylem yaptı. Eyleme, CHP Muğla Milletvekilleri Burak Erbay ve Süleyman Girgin'in yanı sıra çevre dernekleri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri de katılarak destek verdiler. 

Dalyan Kültür Turizm ve Çevre Koruma Derneği ile Köyceğiz Turizm ve Doğayı Koruma Derneği adına açıklama yapan Murat Demirci, Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları araştırmasına göre, Sandras Dağı'nın bitki çeşitliliği açısından ülkedeki önde gelen alanlardan birisi olduğunu belirtti.

"DOĞANIN GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE TAHRİP EDİLMESİNE ŞAHİT OLUYORUZ"

Dağın kuzeyindeki Kartal Gölü Tabiatı Alanı’nın koruma altında olduğunu hatırlatan Demirci, "Dağın güney yamacı ise, sanki farklı özelliklere veya daha az öneme sahipmiş gibi korumasız bırakılmış durumda. Bu sebepledir ki, bölgede maden faaliyetlerine başka hiçbir faktör göz önüne alınmadan izin verildiğini görüyoruz. Üzerine titrememiz gereken böylesine önemli bir doğa alanının gözümüzün önünde tahrip edildiğine şahit oluyoruz" diye konuştu.

"BİZDEN SONRAKİ NESİLLERE KORUNMUŞ OLARAK AKTARMAYA KARARLIYIZ"

Sandras Dağı'nın bir bütün halinde korunması gerektiğini vurgulayan Demirci, "Gökçeova Gölü’nün ve Altınsivri Dağı’nın bugünkü hali, ileride olacakların habercisidir. Bunu yerel halk ve biz sivil toplum kuruluşları kadar, yerel yönetimler de görmekte, endişenlenmekte ve bu bölgede maden faaliyeti istememektedirler. Kanımızca, burayı gören vicdanlı bir madenci de istemez. Bizler, Çiçekbaba’yı, Altınsivri’yi, Gökçeova’yı bir bütün olarak korumaya ve bu yaşam kaynaklarımızı bizden sonraki nesillere korunmuş olarak aktarmaya kararlıyız" dedi.

"YAŞAMIMIZA, YAŞAM KAYNAKLARIMIZA DOKUNMAYIN"

Yetkili kurumları doğa koruma yönünde kararlı olmaya ve harekete geçmeye davet ettiklerini ifade eden Demirci, dernekler adına yaptığı açıklamasına şöyle devam etti:

"Çiçekbaba Dağı’nda maden dahil telafisi mümkün olmayacak doğa tahribatına sebebiyet veren tüm faaliyetleri durdurun, izinleri iptal edin. Mevcut Kartal Gölü Tabiatı Koruma Alanı’nı, Gökçeova dahil Çiçekbaba’nın güneyini de içerecek şekilde genişletin, maden oluru verirken, haritada sadece koordinatlara bakmayın. Oradan hayat bulan tüm canlıların tarafını tutun ve doğa koruma lehine karar alın. Çiçekbaba adına, Altınsivri adına, Gökçeova adına, tüm canlı ve cansız varlıklar adına sesleniyoruz. Yaşamımıza, yaşam kaynaklarımıza dokunmayın."

"TALAN EDİLMEDİK ORMAN, IRMAK, KOY KALMADI"

Eyleme katılarak destek veren CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin yaptığı konuşmada, kendisinin de maden işçiliği yaptığını, yer altı kaynaklarının önemli olduğunu fakat çevre ve insan sağlığına dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Madencilik faaliyetleri ranta ve talana yenik düştü. Planlı programlı yapılan madencilik faaliyetlerine dahi insanlarımız haklı olarak karşı gelmeye başladı. Talan edilmedik orman, ırmak, koy kalmadı. Bu faaliyetler yapılırken bölge halkının, o yörede oturan insanların en ufak görüşü dahi alınmadı. Ekonomi, çevre ve insan üçlüsünün birini dahi feda ederseniz yaşam alanı bırakmazsınız" dedi.

"BURADAKİ İNSANLARA KULAK VERİN"

Girgin, ekonomi için doğanın tahrip edilmesinin yanlış olduğunu belirterek, "Bölgede oturan insanların yaşam alanlarının tahrip edilmesine karşı. ÇED toplantılarında amaç bilgilendirmenin yanı sıra o bölgede oturan vatandaşların rızasını almaktır. Burada oturan vatandaşların hiç birinin madencilik faaliyetine rızası yok. Yaşam alanlarının bozulmasına rızası yok. Enerji Bakanlığı’na, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne, Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğü’ne, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na çağrıda bulunuyorum. Buradaki insanların sesine kulak verin, bu faaliyete son verin” diye konuştu. 

"DEDELERİMİZ, SANDRAS DAĞI'NDAKİ SU KAYNAĞININ BÖLGEYE CAN VERDİĞİ İÇİN BURAYA GELMİŞLER"

Eyleme katılarak destek veren bir diğer CHP'li milletvekili ise Burak Erbay'dı. Erbay, Muğla'nın çok değerli bir bölgesi için mücadele ettiklerine vurgu yaparak, “Bölge için daha öncede birçok çevre mücadelesinde ön safta yer aldık. Dedelerimiz ‘Buraya daha önce neden gelip yerleşmişler, Sandras Dağı'ndaki su kaynağının bölgeye can verdiği için, nefes verdiği için atalarımızı buraya gelmiş. Burada üretmişler' dedi.

Bölgeye ve Türkiye'ye tarım ve turizm ile değer verdiklerini kaydeden Erbay, "Jeotermal sahalarda dahil bazı girişimler var. Bir başka girişim Yuvarlakçay’da da yapılmıştı. Ona karşı mücadele etmiş ve bölgemize sahip çıkmıştık. Her türlü müdahalenin buranın doğasına zarar verme ihtimali var. Bölge insanına sormadan kimsenin burada bir faaliyet yapmaya hakkı ve şansı yok. Bu mücadele büyüyerek sürdürülmeli” diye konuştu. 

Eyleme katılan vatandaşlar ve çevreciler, yapılmak istenen projeye tepki göstererek, ellerinde ‘Katliam projesinin iptalini talep ediyoruz’, ‘Hayır diyoruz’, ‘Geleceğime dokunma’, ‘Talana son’, ‘Muğla cennet kalsın’ yazılı dövizler taşıdı.