Marie Malcolm’a karşı

Sam Levinson’ın, Zendaya ve John David Washington’dan filmi Malcolm & Marie, yönetmen Malcolm Elliot ile sevgilisinin bir film galasının dönüşünde yaşadıkları tartışma ekseninde şekillenen tek perdelik bir hesaplaşma öyküsü

20 Şubat 2021 Cumartesi, 16:00
Marie Malcolm’a karşı
Abone Ol google-news

Başak Bıçak, Cumhuriyet Cumartesi eki için yazdı.

Tüm dünyayı, dolayısıyla hayatlarımızı dönüştüren pandeminin etkilerinin sinemaya yansıması kaçınılmazdı; öyle de oldu. Küçük bir bütçeyle tek mekânda, pandemi koşullarında çekilen Malcolm & Marie, bir çiftin tek gecelik hikâyesini merkezine alırken, bir yandan da seyircini karantinanın getirdiği klostrofobik etkilerle yüzleştiriyor. 

Sam Levinson’ın, Zendaya ve John David Washington’dan mürekkep kadrosuyla teatral bir tonda çektiği filmi Malcolm & Marie, yönetmen Malcolm Elliot ile sevgilisinin bir film galasının dönüşünde yaşadıkları tartışma ekseninde şekillenen tek perdelik bir hesaplaşma öyküsü… Hesaplaşma çünkü bu film, salt Malcolm ve Marie’nin ilişki muhasebesi değil, aynı zamanda yönetmen Levinson’ın eleştirmenlerden aldığı intikamın bir parçası. Malcolm’un filminin galasında sevgilisine teşekkür etmeyi unutmasıyla fitili ateşlenen tartışmanın bir benzerini kendisi de yaşayan Levinson, karaktere yüklenen otobiyografik öğeler meselesini hikâyeyle sınırlandırmıyor. Assassination Nation (2018) filmini yerden yer vuran LA Times yazarı Katie Walsh gibi yazarlardan Malcolm aracılığıyla adeta öç alıyor. Sözgelimi, eleştirmenlerin filmleri politik bir zemine oturtma ısrarları ile siyahi bir yönetmenin asla bir William Wyler olamayacağına ilişkin söylemleri bunun bir kanıtı olarak gösterilebilir. Filmde sıklıkla bahsi geçen Spike Lee’nin, John David Washington’ın daha önce BlacKkKlansman (2018) ve Malcolm X’de (1992) birlikte çalıştığı isim olması ve aktörün, babası Denzel Washington’ın canlandırdığı Malcolm X karakteriyle aynı ismi taşıması da elbette yine tesadüf değil. 

Klasik Hollywood filmlerini hatırlatan bir jenerikle açılan film, siyah beyaz renkte ve gösterişsiz bir sanat yönetimiyle karşımıza çıkıyor zira yönetmenin odaklanmamızı istediği tek şey, Malcolm ve Marie ile ilişkilerinin ardındaki giz… Nitekim çiftin eve girişinden hemen sonra karakterlerine ve içinde bulundukları duygusal atmosfere evin dışından bakmamızı isteyen yönetmen, nihayet buzdağının altındakilerle tanıştırmaya karar verdiğinde karakterlerinin yüzlerine odaklanıyor. İlk kez, Marie’nin peynirli makarna (mac’n cheese) yaptığı anda yüz planını tercih eden yönetmen, filminin peynirli makarnanın üzerine yansıttığı ismiyle de ikilinin, metaforik bir dille “ayrılmazlığını” açık ediyor. Gerçekten de film, kısa bir süre sonra başlayan ve geceyi bir boks maçına dönüştüren, her iki karakterin de yoruldukça dinlenip, güç kazandıkça saldırdığı bir arena halini alıyor. 

Kendisine teşekkür edilmediği için eteğindeki tüm taşları döken nevrotik bir kadın ile teşekkür edip kurtulmak yerine karşısındakini suçlamayı tercih eden narsist bir adam arasındaki bu düello gecesi, bir anda ilişkilerinin kabarık suçlar listesinin ortaya dökülmesine yol açıyor. Filminin galasının ertesinde kendisini bir harbin içerisinde bulan öfkeli Malcolm ile dönüp dolaşıp konuyu aynı noktaya getirerek mücadeleyi kazanmaya çalışan Marie’nin davranışlarının ve tepkilerinin gerçekliği ise filmin özenli diyaloglarının bir sonucu… Şüphesiz Malcolm & Marie, erkeklerden ziyade kadınların seveceği türden bir film. Çünkü haksızlığa uğradığımızı düşündüğümüzde, haklılığımızı kanıtlamak için konuyu tekrar tekrar aynı noktaya getirmemiz veyahut pire için yorgan yakma hallerimiz pek çoğumuza tanıdık gelecektir. 

Öyküsünden mütevellit Scenes From a Marriage (1973) ve A Marriage Story (2019) gibi filmleri andıran fakat oyuncu performansları bakımından muadillerinin altında kalan Malcolm & Marie, yine de yalın anlatısı, şık kadrajları ve karakterlerin ruh halleriyle kontrast oluşturan şarkı seçimleri sayesinde göz doldurmayı başarıyor. Tek mekânda geçen bu gerilim yüklü gecenin pek çok çifte, bilhassa karantina koşullarında karşılaştıkları “sıkışmışlık” duygusunu hatırlatacağını söylemek yanlış olmayacaktır.