Marx seçkisi

Ayrıntı Yayınları tarafından okurlarla buluşturan Karl Marx seçkisinin en önemli özelliklerinden biri, okuru Marx’ı yeni bir gözle yorumlayıp anlamaya cesaretlendiren kitaplardan oluşması.

31 Ekim 2020 Cumartesi, 12:59
Abone Ol google-news

HAYALET - SEÇME YAZILAR

Başka bir filozof yoktu! Bu kadar çok tartışılan, eserleri elden ele gezen ve filozof olmasının yanı sıra politik iktisatçı, sosyolog, tarihçi, bilim insanı, siyaset bilimci olarak da düşünülen biri…

Marx'ın yazılarından derlenen ve Marx'ın özgün pek çok düşüncesi arasında güçlü ilişkiler kurmayı sağlayan yapıt, bütünlüklü bir antoloji niteliğinde.

Kapital, Grundrisse, Alman İdeolojisi ve Kutsal Aile gibi Marx'ın en önemli yapıtlarından bölümlerin yanı sıra, çok farklı konularda yazdığı, daha az bilinen kısa yazıları da dikkatle seçilmiş:

Genç bir adamın babasına yazdığı edebi değeri yüksek mektupla açılış yapılıyor; doktora tezi, gazete yazıları, polemikleri, mektuplaşmaları, felsefeye, bilime, dine, politik-ekonomiye, ahlaka, hukuka ve bir bütün olarak çağına dair eleştirel ve aynı zamanda devrimci düşünceleri, Marx'ın bütünlüklü üslubu içinde ortaya konuluyor.

Her bir bölümün başında metinlerin tarihsel-politik bağlamını da anlamayı kolaylaştıran kısa açıklamalar yer alıyor.

Hayalet / Karl Marx / Çeviren: Kolektif / Ayrıntı Yayınları / 672 s.

MARKSİSZMDEN SONRA MARX

Marksizmden Sonra Marx kitabında Tom Rockmore; Karl Marx’ı hem Marksistlerin hem de Marksist olmayanların tartışmalarında egemen olan siyasi Marksist yaklaşımların ipoteğinden kurtarmayı hedefliyor.

Kitap, bir yandan Marx’ın Hegel’le ilişkisi üzerinde dururken, diğer yandan Marx’ın felsefesi hakkında geniş ve anlaşılır bir analiz sunuyor.

Siyasi Marksizm genel olarak herkesin, dikkatlice incelemeden, yaygın olarak kabul ettiği bir Marx felsefesi sunmuştur. Bu kitap, siyasi Marksizmin Marx’ı dönüştürdüğünü, çarpıttığını ve temel felsefi görüşlerini anlaşılmaz hale getirdiğini iddia ediyor ve bu sürece müdahalede bulunmak amacıyla, Marx’ın felsefi fikirlerini daha geniş bir Hegelci çerçevede yeniden ele almaya odaklanıyor.

Siyasi Marksizmin sona erişinden sonra belki de ilk defa Marx’ı Alman felsefesi içinde yeni bir başlangıç olarak değil, o geleneğin bir devamı olarak betimleyen görüşe bir giriş yazmak mümkün oluyor. Marksizmden Sonra Marx da böyle bir çabanın ürünü. Rockmore ayrıca Marx’ın politik ekonomiye yaklaşımını, özellikle Kapital’in ana fikirlerini de açımlıyor.

Marksizmden Sonra Marx / Tom Rockmore / Çeviren: Habip Türker / Ayrıntı Yayınları / 320 s.

MARKSİZM, ORYANTALİZM, KOZMOPOLİTİZM

Marksizm, Oryantalizm, Kozmopolitanizm, Gilbert Achcar’ın çağımızı ve özellikle Ortadoğu coğrafyasını yakından ilgilendiren konuları Marksist bir perspektiften inceleyen son eserlerinden biri.

Achcar, din olgusunun yeniden dünya gündemine oturmasını karşılaştırmalı bir din sosyolojisi içinde kalarak, Hıristiyan Kurtuluş Teolojisi ve İslami köktendincilik bağlamında ele alıyor. Tarihsel ve güncel okumaları harmanlayan bu değerlendirmede din olgusu özcü bir yaklaşıma ödün vermeden tartışılıyor.

Edward Said’in Oryantalizm’i bağlamında yazar, Said’deki Marx eleştirilerine karşı eleştirilerle cevap vererek Marksizmin -temel olarak da Marx’ın- radikal özcülük eleştirisini gözler önüne seriyor.

Achcar, Oryantalizm tartışmalarını hem kişiler (Francois Burgat, Oliver Carré, Oliver Roy) hem de tarihsel olaylar üzerinden okuyarak sadece bu alandaki dönüşümü değil, aynı zamanda entelektüelin dönüşümünü, sınırlarını, güç ilişkilerindeki konumlanmalarını da hesaba katıyor.

Kozmopolitanizm denince ne anlaşılmaktadır? Enternasyonalizm ile kozmopolitanizm arasında nasıl bir ilişki vardır? En güncel sorunlarımızdan olan göçmenlik ve küreselleşme hakkında bu iki yaklaşım temel olarak ne söyler?

Yazar, kozmopolitanizme dair yaptığı analizde de, konuya Marx’ın düşünsel gelişimindeki kopuşlara, gerilimlere odaklanarak konuya yaklaşıyor ve günümüzde devam eden bu sorunlara dair eleştirel bakış açıları sunuyor.

Marksizm, Oryantalizm, Kozmopolitanizm / Gilbert Achcar / Çeviren: Engin Abat / Ayrıntı Yayınları / 176 s.

MARKSİZM, AHLÂK VE TOPLUMSAL ADALET

Dünü, bugünü, yarını anlamaya ve açıklamaya yarayan bir dünya görüşü olarak Marksizm’le ahlâkın ilişkisi nedir? Marksistlerin dediği gibi sosyalizm, kapitalizme tercih edilebilir ise bu tercih ahlâki bir bakış açısı içerir mi? Yoksa tarihsel bir zorunluluk mudur?

Marx’ın eserlerinde, açık seçik bir ahlâk teorisi bulmak mümkün değildir. Fakat Marx’ın insanı doğaya ve topluma karşı konumlandırması ahlâki bir bakış açısını ön gerektirir. Althusser gibi ahlâkın bir çeşit ideoloji olduğunu söyleyenler olduğu gibi, Marksizmin bilimsel bir metot olarak tarihin yasalarını ortaya koyduğunu söyleyen Marksistler de olmuştur.

Oysa Marx’ın ahlâki perspektifi özgürlük, insan topluluğu ve kendini gerçekleştirmeyi kapsar: Kişinin hayatı üzerinde dış müdahalelerin olmamasını, hayatını etkileyen toplumsal karar oluşturma süreçlerine katılım hakkını ve kendini gerçekleştirme araçlarına ulaşabilme hakkına sahip olmayı içerir.

Marx bunların azamileştirilmesi ve eşit dağıtımının gerektiğini söyler. Kapitalizm bunları sağlamanın önünde engel teşkil ettiği için mahkûm edilir. Ve gelecek toplum projeksiyonu bu temel üzerine kurulur. Çağın şahit olduğu post-kapitalist toplumların sosyalizmden oldukça uzak olmaları, Marx’ın öngörülerinin yanlışladığını göstermeye yetmez.

Peffer bu kitapta, Marx’ın ahlâk teorisini “yeniden kurarak” yeterli bir Marksist ahlâk ve toplum teorisine ulaşmayı hedefliyor. Bunun ahlâki bileşeniyse erdemler teorisi ya da bireysel eylem etiği değil, "toplumsal adalet" teorisidir.

Devletin sönümlendiği, zorunlu emeğin ortadan kalktığı, sonsuz maddi bolluk olarak tarif edilen bir sonraki merhaleye geçmemişken, sosyalizmde insan hakları ve toplumsal adalete ihtiyaç vardır.

Rawls gibi Marksist olmayan düşünürlerin toplumsal adalet hakkındaki görüşleri revize edilerek kullanışlı hale getirilebilir. Peffer, Rawls’ı salt eleştirmekle yetinmez “toplumsal adalet” bağlamında şu tip yeni önerilerde de bulunur: “Toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler, ancak ve ancak en az avantajlı olanların yararına ve adil tasarruf ilkesiyle tutarlı olması halinde haklı görülebilir, ancak bu eşitsizlikler eşit özgürlük değerini ya da özsaygı değerini ciddi biçimde zayıflatacak düzeyleri aşmamalıdır.”

Politikada ahlâki seçimlerin rolü yadsınamaz. Peffer, Marksizm, Ahlâk ve Toplumsal Adalet’te Marx’ın eserlerindeki örtük ahlâki damarı açığa çıkararak Marksizm’in ahlâkla bağdaşmadığı iddiasını yanıtlar ve yeterli bir Marksist ahlâki ve toplumsal teorinin ana hatlarını geliştirir.

Bu kitap Marksizm ile etik arasındaki ilişkiyi çağdaş perspektiften ele alan kapsamlı bir araştırma. Marx’la ilgili bilgilere ve ne türde ahlâki ve normatif bir siyasal teorinin Marksizme denk düştüğüne dair mevcut anlayışa katkıda bulunan bir çalışma.

Marksizm, Ahlâk ve Toplumsal Adalet / Ayrıntı Yayınları / Rodney G. Peffer / Çeviren: Yavuz Alagan / Ayrıntı Yayınları / 512 s.