‘Muammer Sun, Cumhuriyettir!’

Yakın zamanda aramızdan ayrılan Muammer Sun’un yaşam öyküsünü anlatan kitap; büyük ustanın çalışmalarının öykülerini sunarken, sanatçının yaşamının sıkıntılarla dolu yönlerini de ortaya koyuyor. Muammer Sun, “Cumhuriyet umuttur” derdi. Muammer Sun da Cumhuriyet’tir. Bir yanardağ söndü. Ancak eserleri ve bize ilham olan yaşam öyküsüyle Muammer Sun, ilelebet Türk ulusunun gönlünde yaşayacaktır.

25 Şubat 2021 Perşembe, 01:29
Abone Ol google-news

Bazen, bir kitap tanıtım yazısı, sadece bir kitap tanıtım yazısı değildir. Bazen hem yazı, hem ağıt, hem de görevdir. Bu yazı gibi…


Büyük usta Muammer Sun’un eşi Sinemis Adige Sun’un kaleme aldığı Karnında Güneş Olan Adam: Muammer Sun, 27 bölümden oluşuyor. Bu bölümlerde Sun’un çocukluğu, eğitim yaşamı ve çalışmaları kadar, karşılaştığı engeller, gözaltılar ve buna rağmen yılmamasının da hikayesi var.


Yapıtları hakkında bilgilerin de bulunduğu özel bölümün yanı sıra kitabın son bölümlerinde Muammer Sun hakkında arkadaşlarının, müzik insanlarının hakkında yazdığı yazılar ve diskografi bulunuyor A
yrıca kitapta bulunan yazılar ve görüşler, Sun’un düşünür ve öncü kişiliğini de okuyucunun görmesini sağlıyor.


Yazarın da dediği gibi, üç kişilik çalışıp, tek kişilik ordu gibi üretmiştir Muammer Sun Besteci ve eğitmendir. TRT Ankara Radyosu Çoksesli Korosu ve TRT'nin müzik dairesinin kurucusudur. Türkiye'de 166 çocuk ve gençlik korosu kurmuştur. Çok sesli müziğin ülkemizde benimsenmesinde payı çok büyüktür.


TÜRK KALARAK ÇAĞDAŞLAŞMA


Kitaptaki iki kısa tanımlama Muammer Sun’a ve felsefesine yönelik önemli tespitler sunuyor. Tanımlamalardan ilki, Muammer Sun’un 88 yıllık yaşamının yaklaşık 40 yılına yakından tanıklık eden yazara ait: “Muammer Sun’un öyküsü yaşamın ta kendisidir.”

Muammer Sun’a ait ikinci tanımlama ise, sanatçının hedefinin özeti: “Türk kalarak çağdaşlaşma”.

Bu tezini bir yazısında şöyle açıklar:

“Müzikte de var olabilmek için yaratıcı-yorumcu-yaşayıcı bir toplum durumuna dönüşmek durumundayız. Türk kalarak çağdaşlaşma yoluna girmemiz çağı gelmiştir. Bunun sorumluluğu hepimizin omuzlarındadır.”


Kitap, Muammer Sun’un yaşadığı zorlukları ve çektikleri acıları nasıl “milli bir sır gibi” sakladığını gözler önüne sererken, kaynağını Cumhuriyet olarak açıkladığı dinamizmiyle nasıl bir “yılmadan adam” olduğunu da ortaya koyuyor.


Muammer Sun’u tanımak ve tanıtmak, Cumhuriyet’e borçlu olan herkesin sorumluluğu. Bu kitap da bu kapsamda zengin bir kaynak.


Muammer Sun’u bir kitapta anlatmak bile çok zorken bir yazıda anlatmak da olanaksız kuşkusuz. Bu noktada Muammer Sun’un yaşamının nasıl da “Cumhuriyet’e adanmış bir yaşam” olduğunu göstermek için kendi tanıklığımızı aktarmakta fayda var.


“KURTULUŞ” VE “CUMHURİYET”


Yeni kuşaklara hayal gibi gelse de, “Eski Türkiye”de ulusal bayramlar “Devlet katında” coşkuyla kutlanır, devlet kanalında “Kurtuluş”, “Cumhuriyet” gibi Ulusal Kurtuluş Savaşı sürecini ve sonrasını anlatan mini diziler yayımlanırdı.


O çalışmaların senaryosu, oyuncu kadrosu kadar eşsiz olan, bu mini dizilerin müzikleriydi. Muammer Sun, yüreğimize işte o müziklerle girmişti. Kendisinin de dediği gibi içinde duymadığı, yaşamadığı hiçbir şeyi yazmadı. O yüzdendir, bu dizilerin müziklerini yaparken Batı Cephesi kapsamındaki her mevziyi tıpkı Turgut Özakman gibi tek tek gezdi, çobanlardan öyküler dinledi. İçtendi ve içindeydi ürettiklerinin.


Yıl 2015. Yaşamında o dizilerin ve dizi müziklerinn ayrı yeri olan bir avuç Kemalist genç olarak, Türk müziğine ve Türk devrimine eşsiz katkısı olan bu kişiye ulaşmak ve Türk gençliği adına teşekkür etmek istedik.

Kendisini Ankara’daki ofisinde ziyaret ettik. Bizi çok sıcak karşıladı ve tek tek tanımak istedi. Ziyaretimizin sebebini duyunca şaşırdı, çünkü bizleri, onu ziyarete gelen müzik öğrencileri sanmıştı.


“Siz şimdi” dedi, “Düşünsel duyarlılığınızdan ötürü mü buraya geldiniz?” Bizden, “Evet” yanıtı almasıyla durakladı, sigarasını yaktı ve gözlerinden yaşlar süzülerek, “Demek ki yaptıklarımız boşa gitmemiş” dedi… Tarihi bir ana tanıklık ediyorduk, Kısa süreli planlanan görüşme gecenin karanlığına kadar sürdü.


CUMHURİYET’E NAİF KATKI


2020, Aralık ayının ortası. Cumhuriyet Kitapları olarak uzun bir aradan sonra, İlhan Selçuk’un ölümsüz yapıtı Yüzbaşı Selahattin’in Romanı’nın yeni baskısını yayına hazırlıyorduk. Bu kitaba bir tanıtım videosu hazırlanmalıydı. Elbette böyle bir videonun tanıtım müziği de Muammer Sun’un eserlerinden seçilmeliydi.


Kendisini aradık, çok mutlu oldu. Yine planlandığından uzun sürdü konuşma. “Bana moral verdiniz” dedi. Normalde yapıtlarının telifinin bir şirkette olduğunu söyledikten sonra ekledi, “Arayın, benim yönlendirdiğimi söyleyin ve eserleri kullanın.”


O konuşma sırasında, yaşamının kitaplaşmasına ilişkin konu açıldığında iki kitaptan bahsetmiş ve bize yollatacağını söylemişti. Büyük onurdu.


YAŞAMIMIZA SON DOKUNUŞ…


Aralık sonunda kitabımız okuyucuyla buluştu. Muammer Sun’un izniyle eserini tanıtım videoumuzda kullandık. Büyük bir etki yarattı. 11 Ocak 2021 Pazartesi günü telefonum çaldı. Sun Yayınevi’nden aradığını belirten bir hanımefendi, Muammer Sun’un bana kitap yollamak istediğini söylerek kargo adresi istedi, mutluluk ve şaşkınlıkla gazetemizin adresini verdim.


Unutmamıştı… İki gün sonra 13 Ocak’ta kargo geldi, “Gönderen Muammer Sun” yazıyordu, heyecan ve gururdan üç gün boyunca kargo paketini açamadım. 16 Ocak’ta ise kara haber geldi… Demek ki son nefesinde bile genç kuşaklara dokunmuştu…


İşte bu yazıda tanıtılan kitap, o kara haberden günler sonra açılabilen paketten çıkan kitaptır.


Muammer Sun, “Cumhuriyet umuttur” derdi. Muammer Sun da Cumhuriyet’tir.

Bir yanardağ söndü.

Ancak eserleri ve bize ilham olan yaşam öyküsüyle Muammer Sun, ilelebet Türk ulusunun gönlünde yaşayacaktır.


Karnında Güneş Olan Adam: Muammer Sun / Sinemis Adige Sun / Sevda Cenap & Müzik Vakfı Yayınları / 496 s.