'Öldürme hakkına kimse sahip değil'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Diyarbakır'da yaptığı konuşmada kürtaj ve sazaryen tartışmasını sürdürdü. Erdoğan, 'Bu vücut benimdir, tercih hakkımı kullanırım diyorlar. Bunu feministler yapıyor' dedi.

02 Haziran 2012 Cumartesi, 13:22
Abone Ol google-news

Başbakan Erdoğan'ın gelişi öncesinde Diyarbakır'da yoğun güvenlik önlemleri alındı. Bağlar'da bazı işyerleri kepenk kapattı. Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

-AK Parti Diyarbakır İl Kongresi'nin başta Diyarbakır olmak üzere ülkemize, miletimize, demokrasimize hayırlar getirmesini Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum. Bu muhteşem kongre sebebiyle Diyarbakır teşkilatımıza gerek il başkanımıza, yöneticilerimize, kadın ve gençlik kollarımıza şahsım ve teşkilatım adına teşekkür ediyorum.

-Diyarbakırlı başta bakanımız olmak üzere milletvekillerimize Diyarbakır teşkilatımıza yürekten teşekkür ediyorum. Kurulduğu andan itibaren Diyarbakır il teşkilatımız çatısı altında çalışmış, emek vermiş tüm kardeşlerime şahsım, teşkilatım adına şükranlarımı sunuyorum.

-Diyarbakır bize etnik, dinsel ve bölgesel milliyetçilik yapmayacaksın dedi. Biz Diyarbakır'ın fikirlerin hiç aklımızdan çıkarmadık. Diyarbakır bizi hiç mahçup etmedi.

-4 gün önce il başkanlığımızın önünde ses bombaları patlattılar. Seçim bürolarımız defalarca saldırıya uğradı. Sizler Türkiye’yi daha da büyütmek için kahramanca mücadele ettiniz.

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bazı parti yöneticilerinin terör örgütünce kaçırıldığını hatırlatarak, ''Şırnak il başkan yardımcımız Ali Kılıç kardeşimiz 16 Mayıs'ta alçakça, haince bir saldırı sonucu şehit edildi. AK Parti çatısı altında ülkesine, memleketine, bölgesine, iline hizmet dışında hiç bir amacı olmayan bu kardeşlerimizin öldürülmesi, kaçırılması bizim mücadele azmimizi daha da perçinledi. İşte bu salondaki bu cesur teşkilat bu saldırıların hiçbirine bugüne kadar boğun eğmedi bundan sonra da eğmeyecek'' dedi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

-Diyarbakır’da Başbakan olarak 12. ziyaretimi gerçekleştiriyorum En çok ziyaret ettiğim illerden biridir Diyarbakır

-Ak Parti kurulmadan Diyarbakır bize kucağını açmıştır Biz Diyarbakır’ın efendisi değil hizmetkarıyız Bugün sizinle siyasetin diline, iktidarın diline başvurmadan sadece kardeşiniz olarak konuşuyorum 

"Terör örgütü engel olamayacak!"

-AK Parti'ye daha kurulmadan Diyarbakır bize kucağını açmıştır. Bu kardeşliği hiç kimse bozamayacaktır. Buna ne terör örgütü ne kanlı eylemleri ne de onun siyasi uzantıların tehdit ve hakaretleri engel olabilir. Benim Diyarbakır'a başbakan olarak 12. ziyaretim. Diyarbakır benim başbakan olarak en fazla ziyaret ettiğim şehirlerden biri. Çünkü biz Diyarbakır'a aşığız, sevdalıyız. Biz Diyarbakır'ın efendisi değil hizmetkarıyız. Ne zaman Diyarbakır'a geldiysem samimiyetin diliyle konuştum, gönül diliyle konuştum. Çünkü ben Diyarbakır'da sadece Diyarbakırlı kardeşlerimin huzurunda konuşmuyorum. Ben Diyarbakır'da Şücaaddin Hazretleri'nin Maliki Ejder Hazretlerinin, Abdurrahman Hazretleri'nin onlar gibi Diyarbakır'da kabri bulunan 41 sahabe-i kiramın huzurunda konuşuyorum. Ben Diyarbakır'ın fatihi Halid Bin Velid hazretlerinin huzurunda konuşuyorum. Burada Mekke'den, Medine'den, Kudüs'ten sonra İslam dünyasının en önemli merkezlerinden biri olan Diyarbakır'da olmanın, Diyarbekir'de olmanın heyecanı ile hassasiyeti ile konuşuyorum.

'Devletin diline başvurmadan konuşuyorum'

-Bugün ben buraya sizin bir kardeşiniz olarak geldim ve konuşuyorum. Siyasetin, devletin, iktidarın diline başvurmadan sadece ve sadece bir kardeşiniz olarak konuşuyorum. Bizim aracılara, araçlara ihtiyacımız yok. Biz birbirimizle medya üzerinden iletişim kuranlardan değiliz. Biz birbiriyle siyaset diliyle iletişim kuranlardan değiliz. Biz propaganda, dedikodu ile birbiriyle anlaşanlardan değiliz. Bizim iletişimimiz uzaktan kumanda ile talimatlarla belirlenmiyor. Biz birbirimizi Allah için seviyoruz. Gönülden seviyoruz. Türkçe'de konuşsak, Kürtçe'de konuşsak, Zazaca'da konuşsak biz aynı toprakların dilini konuşuyoruz, birbirimize gönül diliyle muhabbet ediyor, kalp diliyle iletişim kuruyoruz.

-Birileri çıkmış 'Başbakan Amed'e gelemez' diyor. Çıkmış 'Kürtler sokağa çıkmasın' diyor. Bu ne demek yahu! Sen kimsin, kim oluyorsun? Kusura bakmasınlar ben buraya kardeşlerimle kucaklaşmaya geldim. Ben buraya milletimle aracısız kucaklaşmaya geldim. Ben simsarlarla değil aracısız kardeşlerimle konuşmaya geldim. Dün çıkmış diyor ki bir tanesi, 'AK Parti'nin kongresine kimse gitmesin'... Yahu siz burada yapılacak olan demokratik bir kongreden neden bu kadar çok korkuyorsunuz. Hani siz özgürlükten yanaydınız, niye bu kadar korkuyorsunuz? Siz fikirden, düşünceden neden bu kadar korkuyorsunuz?

'Bunların söyleyecek sözü yok'

-Bunlar onun için şiddeti özendiriyor. Bunlar kendileri üretmez, kendileri ortaya bir şey koymaz. Üreteni engellemeye, tehdide çalışırlar. Bunlar şu anda hedef olarak sadece AK Parti'yi görüyorlar. Çünkü AK Parti çözüyor, çözüm üretiyor. Çözüm ürettiği için var güçleriyle AK Parti'ye saldırıyorlar. AK Parti'nin genel başkanı Başbakan gönül diliyle konuştuğu için bunlar milletimle başbakanın kucaklaşmasını önlemeye çalışıyor. Bizim aramızda aracılar olmayacak. Bize birbirimizden haber getirenlere değil, biz birbirimize inanacağız.

-Biz hep birlikte ne kadar Fatih Sultan Mehmet'in yol arkadaşıysak işte o kadar Selahattin Eyyubi'nin, Halid Bin Velid'in de yol arkadaşlarıyız. Ben yasak koyanların yol arkadaşlarının kimler olduğunu bilmiyorum. Ulu Cami'nin, Hz. Süleyman Cami'nin minareleri hangi gökyüzüne yükseliyorsa Fatih'in, Süleymaniye'nin, Sultanahmet'in minareleri aynı göğe yükseliyor.

'1 yıl önce nerdeysem burada aynı yerdeyim'

-Bu kardeşiniz bu yola Kasımpaşa'dan çıktı. Diyarbakır'da Benüsen ne ise, İstanbul'da Kasımpaşa işte odur. Ben ne kadar Kasımpaşa'nın evladıysam o kadar Benüsen'in evladıyım. Ben ne kadar İstanbullu ne kadar Rizeli isem o kadar Diyarbakır'lıyım, Batmanlıyım, Siirtli'yim Şırnaklı'yım... 14 Ağustos 2009 neredeysem bir yıl önce geldiğim 1 Haziran 2011'de Diyarbakır'da neredeysem bugün de aynı yerdeyim.

'Engellerle karşılaştık'

-Selahaddin'in son serveti bir kefenle dünyadan gitti. Şarkın, doğunun büyük sultanı dünyadan sadece bir kefenle göçtü gitti. Böyle mübarek insanların, Kudüs yoluna başkoymuş olanların takipçisiyiz. Biz bu hassasiyetle, bu mirasla, bu büyük emanetle bu mübarek yolda yürüyoruz. Bizim için söz senettir. Biz parti programımızda ne dediysek, 2005'de Diyarbakır'da ne dediysek aynen birebir arkasındayız. 9, 5 yıldır Kürt meselesini, terör meselesini çözmek için hangi adımı attıysak çok ama çok büyük engellerle karşılaştık. Bu engellerin büyük bir kısmını sizler bizzat gördünüz.

'Şikayet etmesinler'

-Bizim rabbimiz ve halkımızdan başka kimseye verilecek hesabımız yoktur. Benim Kürt kökenli vatandaşlarımın, kardeşlerimin hakkını savunduğunu iddia eden bir parti var. Anayasa paketini hazırlarken Meclis'te sürekli oylamalardan kaçtı. Her zaman dediler ki, 'partiler devamlı kapatılıyor' Biz de partilerin kapatılmasını engelleyecek bir madde de koyduk oraya. O maddede bile bu parti Meclis'i terk etti gitti. Halbuki Meclis'i terketmeseydiler şu anda Türkiye'ye partilerin kapatılması mümkün olmayacaktı. Hala sıkılmadan diyorlar ki, 'Bizim partimiz kapatılacakmış'. Sen zaten partinin kapatılmasını engelleyecek meclisi terk edenlerden birisi değil misin? Maalesef bizim içimizden birkaç kişi çıktı ve Anayasa maddesine maalesef o maddeyi koyamadık.

'CHP'nin BDP'den farkı yok'

-CHP'nin BDP'den farkı var mı? Terör örgütünün bu mesele çözülmesin diyerek şiddeti nasıl tırmandırdığını ne boyutlara yükselttiğini en yakından benim Diyarbakırlı kardeşlerim biliyor. Neden AK Parti teşkilatlarına saldırılar. Bir de sizin haberdar olmadıklarınız var. Bu kanlı meselenin içinde sadece terör örgütü yok. Bu meselenin içinde kandan siyaset devşirenler var. Türkiye'nin büyümesini istemeyen ülkeler var.

Kürtçe TV

-Biz demokratikleşme mücadelesinde hak ve özgürlükleri geliştirme mücadelesinde hep yalnız kaldık, hep kösteklendik, engellendik. Sadece Kürtlük üzerinden siyaset yapanlar, biz Kürt kardeşim için Kürtçe televizyon kurarken, 24 saat Kürtçe yayına geçerken, onlar dudak büktüler. Yapamazlar dediler. Üniversitede Kürtçe dersler kurarken alay ettiler. Biz yüzyıldır hayal olarak gösterilen alanlarda tarihi adımlar atılırken ya yok saydılar, ya küçümsediler ya da engellemek için ellerinden geleni yaptılar.

-Biz çetelerle, karanlık odaklarla mücadele ederken tribünden seyrettiler, hatta bizi taşlamaktan geri durmadılar. Anneler evlatlarıyla cezaevlerinde Kürtçe konuşamazken yayınladığım genelgeyle onun önünü açan ben oldum. Bugüne kadar gelenler bunu niye yapmadı. Hani siz Kürtler'i düşünüyordunuz. Hangi hayırlı adımı attınız, hangi hayırlı adıma yardımcı oldunuz. Cumhuriyet tarihinde Kürt meselesinde en büyük kazanımları AK Parti hayata geçirmiştir. Terör şebekelerine, ırkçılara, darbecilere rağmen yapmıştır. Biz AK Parti olarak birçok eksiğin farkındayız. Kürt kardeşimin, Türk kardeşimin, Arnavut'un, Laz'ın Roman'ın kendine göre sorunu var. Bunları tek tek çözüyoruz. Bu sorunları asla inkar etmedik. Bütün sorunları çözdüğümüz iddiasında değiliz.

'Bizi kıskandılar'

-Bizi kıskandılar. Bizi tehdit ettiler, yılmadan hizmete devam ettik. Biz engellere takılmadan, düşmeden yatırımlara devam ettik. Ah benim Diyarbakırlı kardeşim ah! Bu terör örgütü avanesi yatırımlarımızı yaparken müteahhit firmaların iş makinalarını yaptılar. Biz yenilerini getirdik, onlar tahrip ettiler, biz daha iyilerini yaptılar. Onlar hastaneye karşı çıktı, biz daha fazla hastane yaptık. Onlar okullara karşı çıktı, biz daha fazla dershane, yurt yaptık. Onlar yolları yıktılar biz duble yol yaptık, inadına havaalanı yaptık. şırnak Havaalanı açılış törenini engellemeye kalktılar. Siz oraya uçağın gelmesini ne için istemiyorsunuz? Şimdi Diyarbakır Havaalanı'nı inşallah çok daha modern hale getiriyoruz. Yapılacak yeni pisti, terminal binalarıyla modern bir Diyarbakır Havaalanı'nı farklı bir inşa ile Diyarbakırlı kardeşlerime hazırlayıp sunacağız.

'BDP, bölgenin CHP'si olmak istiyor'

-Birileri artık biz Başbakandan müjde beklemiyoruz diyorlar. Ben zaten size müjde vermek için gelmiyorum, ben Diyarbakır'daki kardeşlerime müjde vermek için geliyorum. Biz sipariş üzerine iş yapmayız, görevimizin görevi neyse onu yapıyoruz. Onlar çözümü engellemek için şiddete başvurdular, biz daha fazla demokratikleşme reformu yaptık. Onların yasakladığını biz özgürlüğe kavuşturduk. Terör örgütü ve uzantısı malum parti BDP bölgenin CHP'si olmak istiyor.

- Türkiye'nin, AİHM'de ne tür eleştirilere maruz kaldığını, ne tür ihlallerle itham edildiğini tespit ettik. Dördüncü paketle inşallah bu ihlalleri ortadan kaldıracak önemli demokratik adımları atıyoruz. Yaşam hakkı ihlallerinin önüne kararlılıkla geçmek için tedbirler alacağız. İşkence ve kötü muamelede zaman aşımını ortadan kaldıracağız. Sanık haklarını güçlendiriyor; mahkemede savunmanın etkinliğini artırıyoruz. Yargıda iddia makamıyla savunma makamı arasında bir eşitlik, bir denge getiriyoruz.

Kürtaj ve sezaryen tartışması

Son zamanlardaki başlık, kürtaj ve sezaryen olayı. Kardeşlerim burada iki yaklaşım tarzı var. Bu vücut benimdir, tercih hakkımı kullanırım diyorlar. Bunu feministler yapıyor. Bir de bunun yanında ne var yaşam hakkı var.

Bir vücutta cenin öldürme hakkına kimse sahip değil. Biz kürtaj ve sezaryen konusunda yaşam hakkından yola çıkıyoruz. Bunlar ayrıca insan sağlığını tehdit eden unsurlardır. Diyorlar ki neden anne diyorsunuz kadın deyin. Evet biz anne diyoruz biz böyle diyoruz. Cennet annelerin ayakları altındadır, babaların değil. Biz annelerin ayaklarının altı öpülür diyoruz. Biz böyle bir anlayışın mensuplarıyız. Sezaryen nüfusu dondurmaya yönelik bir adımdır.Sezaryen olunca daha rahat doğum yapılabiliyormuş.Sezaryenin amacı başka.Dert Money Money. Dert bu. Daha fazla para kazanıyorlar. Oralardan gayet iyi para götürüyorlar ondan sezaryen diyorlar. Biz bu yolları çok iyi biliyoruz.