Özgür Özel açıkladı: Adli yıl açılış törenine katılabilmesi için Kılıçdaroğlu'ndan test istendi

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, adli yıl açılış törenine katılabilmesi için Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'ndan koronavirüs testi istendiğini belirtti.

01 Eylül 2020 Salı, 16:07
Özgür Özel açıkladı: Adli yıl açılış törenine katılabilmesi için Kılıçdaroğlu'ndan test istendi
Abone Ol google-news

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, düzenlediği basın toplantısında adli yıl açılış törenine katılabilmesi için Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'ndan koronavirüs testi istendiğini söyledi. Partiye gönderilen notu basın mensupları ile paylaşan Özel, vatandaşların test yaptıramadığını ancak Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde görev yapan 3 binin üzerindeki personele günaşırı test yapıldığını savundu.

Özel, "Ana muhalefet partisinin genel başkanına testini yaptır yolla diyorlar. Böyle bir hadsizilik var mı? Bu bir terbiyesizlik. Buradan uyarıyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi ile onu yöneten küstah akıl bir daha Cumhuriyet Halk Partisi'nin davetli olduğu herhangi bir yere böyle bir hadsizlik yapmasın. Ya bu davetiyeyi yollamayın ya da bu rezilliği yapmayın" şeklinde konuştu.

Özel, Kılıçdaroğlu'na yönelik "tebiyesizlik" diyerek yorumladığı bu hareketin yok hükmünde olduğunu sözlerine ekledi.

Özel’in konuşmasından satır başları şöyle:

 AKP Genel Başkanı, büyük felaket yaşanan Giresun’un ilçelerindeydi. Biz hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz, bir an önce arama çalışmalarının sonuç vermesini ümit ediyoruz ve Giresun’un afet bölgesi ilan edilmesi ile ilgili talebi de tekrar ediyoruz. Giresun’un da yaraların devlet tarafından çözülmesi mümkün olacaktır. Maalesef afet bölgesi ilan etmek yerine bakanlar ‘işte vergileri üç ay erteledik’ gibi afet bölgesi ilan edilse hiç alınmayacak vergileri ötelemekle bir şeyler yaptıklarını söylüyorlar. Üçer, biner para dağıtmak hakarettir. Cumhurbaşkanının talimatıyla verdikleri müjdelerin kıymeti yoktur. Ya Giresun’a sahip çıkacaksınız ya da çıkıyor muş gibi yapmayacaksınız.

Dün açıklamalarını dinledik. Söylediklerine hak vermemek mümkün değil. ‘Yaylalar, hayvanlar rahatça otlasın, insanlar güzelliklerinden istifade etsin, gün gelir pişmanlığını yaşarız’ diyor. Doğru. Doğanın açmadığı boğazı açmaya kalkarsan yıllar sonra kim başını taşlara vuracak? Bu düşünceler samimiyse birinci iş Kanal İstanbul’dan vazgeçeceksin. Tamam Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda oturuyorsun, tamam 3 bin korumayla geziyorsun. Kimseyi beğenmiyorsun da Giresun’a gidip tepeden millete çay atmak nedir?

Teyze ‘dua ettim’ diyor, devlet gelir de beni kurtarır mı diye? Devlet gelmiş çay atıyor. Vatandaşlarımız adına o görüntüleri de görüp de vicdanı sızlamayan, bu kibre karşı içi yanmayan varsa ne diyelim? Olmaz olsun sarayınız da olmaz olsun çayınız da olmaz olsun ikramınız da… Vatandaşın bu kadar kibre karnı doydu.

"EN BÜYÜK FAKLILIK TÜRKİYE'DE GÖSTERİYOR"

Öte taraftan 30 Ağustos. COVİD var, ciddi önlem almak lazım, benzerlik ve farklılıklar var. Ama en büyük farklılık Türkiye’de gösteriyor. Bu Ahlat’ta tehlikeli değil Dumlupınar’da tehlikeli. Bu virüs Ayasofya’da tehlikeli değil, Anıttepe’de tehlikeli. Bu virüs tarihi yarım adada dip dibe namaz kılınca tehlikeli değil, 300 kişi çelenk koymak için tehlikeli. 30 Ağustos törenlerini yapılamaz hale getirip yapmak isteyenleri de engelleyenler, bakıyorsunuz dün bir acı var, acıyı da paylaşmak üzere devletin başı geç de kalmış gitmelidir. Ama orada sıkış tepiş bir siyasi partinin genel başkanı miting yapıyor. Herhangi tedbir yok. Yarın Dereli’de ikinci facia baş gösterdiğinde, ağzından kerpetenle laf alınan Sağlık Bakanı ‘yüksek ama kontrol altında’ diyecek, geçecek.

"YA DAVETİYE YOLLAMAYIN YA DA BU REZİLLİĞİ YAPMAYIN"

Bugün adli yıl açılışı vardı, adli yıl açılışı olmaması gereken bir yerde. Yürütmenin başının davetiyle ve bir partinin genel başkanı himayesinde yapılan bir açılış… Bugün artık kaçak olduğu yargı tarafından tescil edilmiş kaçak saraya adli yıl açılışına davet var. Burada büyük bir hadsizlik var. Elbette adli yıl açılışına gitmeyeceğiz ama CHP’ye, bütün siyasi partilere ve davet edilecek herkese dün yolluyorlar yarın yapılacak açılış için. Kemal Beyi kast ediyorlar, ‘test yaptırarak, whatsapp numarasına iletilmesi istenmektedir.’ Bu Cumhurbaşkanı'nın katıldığı pogramların sağlık standardıdır. Herkes bu mesajı almakta ve ‘test yaptır ki beyfendiye virüs bulaşmayacağını bilelim.’ Türkiye’de test yaptırma kriterleri var. Bir vaka ile temas etmek… Bazen genzim yanıyor ateşim de var dese hasta test yaptıramıyor. Kimle temas ettiyseniz TC söyleyeceksiniz, gerçekten vaka pozitif ise açılıyor sistem. Vatandaş test yaptıramazken, kafasına göre ki yaptırmamalıdır. Bir vekil bir ayda 8 defa test yaptırdığını açıkladı, ona da karşı çıktık. Sarayda görev yapan 3 binin üzerinde personel, gün aşırı test yaptırıyor, vatandaş test yaptıramazken. Bu kadar korkuyorsun toplantıları uzaktan yap. Vatandaş test yaptıramazken, sarayda gün aşırı test nedir? Şu hadsizliğe bak. Anamuhalefet Genel Başkanı'na ‘testini yap yolla’ diyor. Böyle bir hadsizlik var mı? Bu bir hadsizlik, bu bir terbiyesizlik. Buradan uyarıyoruz. AKP ve onu yöneten küstah akıl, bir daha CHP’ye davetiye yolladığınız herhangi bir yere böyle bir hadsizlik yapmayacaksınız. Ya davetiye yollamayın ya bu rezilliği yapmayın. Bu terbiyesizliği, yok hükmünde kabul ediyoruz ve çiğniyoruz. Kimsiniz siz? O saraya bugün giden herkese söyleyim. Koronavirüs bulaşmaz ama kibir virüsü Türkiye için daha tehlikeli. O sarayı yöneten küstah aklın, iğrenç yaklaşımlarından yaka silkiyoruz. Bunlarla siyaset yapmak zor.

Yüzde 9,9 gibi küçülmeyle karşılaştık. Dün tek yetkili Albayrak, ‘inanın yıl sonunda pozitif büyüyeceğiz’ diyor. AKP’nin Genel Başkan Yardımcısı Canikli, ‘3,6 ila 5 arasında daralma yaşayacağını tahmin ediyoruz’ diyor. Hangisine inanalım? Damat bey, sen daha Nurettin Beyi ikna edemememişsin, piyasalara güven vermeye çalışıyorsun. Sen daha kendi partine inandıramamışsın.

"SARAY HADSİZ SÜLEYMAN'A BİLGİYİ VERMİŞ"

İki sayın milletvekilimiz Barış Atay ve Metin İlhan. Metin İlhan, 55 bin gibi çok yüksek oyla Kırşehir’den seçilmiş bir kardeşimiz. Kırşehir çok önemli bir kent. Belediyeyi kazanmışız, milletvekili çıkarmışız. Öyle bir hazımsızlıkla karşı karşıyayız ki tef gibi gerilmişler. Atadıkları bakan hadsiz Süleyman durur mu? Kırşehir Valisi, ‘fener alayına gece izin vermem.’ Elde fenerle yapılan fener alayını gündüz yaparsak tımarhaneye doğru yürümemiz lazım. Kırşehir’in seçim sonucu, sarayı germiş, saray hadsiz Süleyman’a bilgiyi vermiş, hadsiz Süleyman da yasağı koymuş. Milletvekilimize, üç dört tane bekçi arkadaş tekme atmıştır. Bekçilerin saldırısı söz konusudur. Kırşehir Valisi, basın açıklaması yapıyor. ‘Polis tarafından tekme atıldığı...’ Vali suçluları aklama telaşında. Sen bekçiyi bizim burada eleştirdiğimiz gibi yeni kolluk olarak, polisten önce dokunulmazlığı olan milletvekiline tekme atacak kadar selayette hissediyorsan orada yanlış. Milletvekilimize darp ama açıklamada polis diyor. İlin valisi siyaset dili kullanmayacak. Bekçinin yaptığını polis diye dezenformasyon yapmacak. Alacak Kırşehir Devlet Hastanesi’nin acilindeki vekilimizi muayene eden doktorun raporuna bakacak. Bu da devlet memuru… Sayın Vali’nin önce Kırşehirlilerden ardından vekilimiz ve ailesinden özür dilemesi gerekiyor. Süleyman Soylu’dan böyle bir şeye beklemiyoruz, zaten azmettiricisi. Sayın Barış Atay’a tekrar geçmiş olsun diyoruz. Hangi siyasi partinin olduğunun hiç önemi yok. Barış Atay’a yapılmış saldırı Millet Meclisi’ne yapılmıştır.

Süleyman Soylu, Berat Albayrak ile sürtüşüyor. Berat Albayrak ile husumeti olan bir mafya babası, bir ağabeyi sayesinde balkan ülkesine kaçabildiğini söylüyor. Ak Parti içinde rahatsızlıkları duyuyoruz. Kamuoyunda aleni şekilde tartışılmasını sağlayacak bir sağduyu bekliyoruz.

Bütün öğretmenleri görmezden gelen ve tam bir özel okul kafasıyla, ‘neden 4 bin 500 lira veriyoruz’ diyor. Milli Eğitim Bakanı’na tepkilerimiz var, takipçisi olacağız. Milli Eğitim Bakanı, bütçe görüşmelerinde gelsin bakalım Meclis’e. Onun dışında getirme imkanımız elimizden alındı. Hayatta olan ve onu yetiştiren öğretmenlerine şikayet ediyoruz.

"SAĞLIK BAKANLIĞININ AĞZINDAN KERPETENLE LAF ALIYORSUNUZ"

Ülkelerin sağlık otoriterleri, bilgileri anlık paylaşıyor. Sağlık Bakanlığı’nın ağzından kerpetenle laf alıyorsunuz. Türk basının amiral gemisi dediğimiz gazete, manşetten görüyor haberi. Hangi beş ilimizde kapasite dolu da başka yere hasta kaydırıyorsunuz? Veri öğrenmek, Sağlık Bakanı’ndan alınan mülakat başarısı. Cenaze sayıları, sizin ilan ettiklerinizin 3 5 katı. Türk Tabipler Birliği’nin açıkladıkları ile sizinkilerin ilgisi yok. Niye sendikaları dışlıyorsun? İletişimi neden kestin? Sağlık Bakanı, Bilim Kurulu ile şahsı bilir kurulu arasında sıkıştı. Bu Meclis niye kapalı? Sağlık çalışanları büyük haksızlıklarla karşı karşıya, Her gün sağlık çalışanı hayatını kaybediyor. Verdiğimiz kanun teklifleri var. Sahip çıkılması gereken noktada sağlık çalışanlarına sahip çıkmıyorlar, Hakları ödenmez diyorlardı, doğru söylüyorlarmış ödemiyorlar.