Dünyada hiçbir hak, armağan olsun diye verilmemiştir.
Aslında pek yapmam. Geçenlerde bir “paşa kızı”nı sosyal medyada engelledim. OYAK’ın nema oranları açıklandıktan sonra yazmıştı. “Neden OYAK için tek kelime etmiyorsunuz” diyordu. Belli ki hayatında hiç bu köşeyi okumamış, hatta beni hiç dinlememişti. Oysa bu konuda onlarca yazı yazdım. Televizyonlarda anlattım. Bu konuya dair özel programlar yaptım. Gelmekte olanı söyledim. OYAK da bana kızgın cevaplar verdi.
Gelgelelim...
Bu konuya öncülük eden emekli askeri hâkim Ahmet Zeki Üçok, askerlere “Bedava avukatlık yapacağım, hep beraber dava açalım” dedi. Kaç kişi geldi dersiniz? Açıp sordum. 69 kişi! 500 bine yakın üyesi olan, 2 milyonluk bir aileden hakkını arayan bu kadar. Bodrum’da komşu bahçesinin duvarına dava açan üyeleri daha fazla!
Sonunda OYAK, 16 Mayıs’taki genel kurulunda enflasyondan bile düşük (yüzde 37.1) nema oranı açıklayınca, kendilerine nefes alma imkânı sağlayan maaşları düşünce isyan ettiler. Hakkını arayan CHP’lilerden, Bilgi öğrencilerinden, EYT’lilerden hatta hobi bahçecilerinden de ders almadılar. Hep emretmeye alıştıkları gibi “Başkaları hakkımızı arasın” dediler.
ASKERLERİN MAAŞLARI DÜŞMÜŞ
Şaka değil.
Kamuoyu yanlış biliyor. OYAK üyesi emekli askerlerin maaşı düştü. Yüzde 37.1 oranında artmadı. Örnek olsun, Danıştay’da ve Asliye Ticaret Mahkemesi’nde OYAK yönetimine dava açan Üçok’u aradım. 66 yıllık OYAK tarihinin en kötü ikinci performansının bu yıl olduğunu söyleyerek başladı. 42 yıl, bir kuruş almadan maaşının yüzde 10’unu vererek biriktirdiği OYAK birikiminden aldığı maaş, bu yıl yüzde 11.69 oranında azalmıştı.
Üçok, sebebini şöyle anlatıyor:
“OYAK’ın, yani Türkiye’nin Koç grubundan sonraki en büyük ikinci ekonomik gücünün hali bu. Yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş, gerektiğinde canını vermiş askerlerimizin alın teriyle, kanlarıyla, canlarıyla biriktirip OYAK’a teslim ettikleri birikimlerinin karşılığı ne yazık ki kötü yönetimler sonucu bu hale geldi.”
Üçok, iktidarın OYAK’a göz dikmesiyle, kendine göre yönetimler belirlemesiyle OYAK’ta ipin ucunun kaçtığını, yargının da duruma uyduğunu söylüyordu:
“Örnekle açıklayayım. 2023 yılında OYAK, yüzde 60’ına sahip olduğu OYAK Çimento’nun yüzde 20 hissesini sattı. Satıldığı gün (8 Aralık 2023) hissesi borsada 63 TL iken 36 TL’den Tayvanlı ortağa satıldı. Bazı OYAK üyesi emekli arkadaşlarımız ile uğranılan zararın (yaklaşık 250 milyon dolar) OYAK ve OYAK Çimento yöneticilerinden tahsil edilerek OYAK’a verilmesi icin dava açtık. Bu ülkenin Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi hâkimleri, tamamı bizim paralarımız ile kurulan, her bir Türk Lirası biz askerlere ait olan OYAK’a ilişkin bu davada bizim taraf olamayacağımız yönünde skandal bir karar verdi. Danıştay 12. Dairesi’ne açtığımız 2023 yılı nema oranı davasında ise 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin aksine bizleri taraf kabul etti. Fakat hiçbir bilirkişi incelemesi yaptırmadan ‘Genel kurulun onayından geçti bu nedenle doğru hesaplanmıştır’ diyerek nema iptal talebimizi reddetti.”
OYAK’TA EŞ DOST, AKRABA KADROLARI
OYAK’ın gerçek sahipleri olan askerler tarafından değil, siyasetin atanmışları tarafından yönetildiğini söyleyen Üçok, OYAK’taki atamalara dikkat çekti:
“2016 yılında genel müdür olarak atanan Süleyman Savaş Erdem, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkan Yardımcılığı görevinden geldi. OYAK Çimento’nun başına, genel müdür Savaş Erdem’in teyzesinin oğlu olan Suat Çalbıyık geldi. OYAK Çimento hisseleri Tayvan şirketine geçtikten sonra da genel müdürlüğe etik olmayan şekilde devam etti. Zannedersiniz ki OYAK bir aile şirketidir de akrabalar arası tercihler yapılmaktadır.”
Üçok’un anlattıkları “OYAK’ın malı deniz” dedirtiyordu:
“Eren Holding’e ait olan Denizli Çimento Fabrikası, 3 Aralık 2015’te OYAK tarafından 503 milyon dolara satın alındı. Denizli Çimento’ya Limak 254 milyon dolar, Sabancı Çimento 260 milyon dolar civarında teklif vermişti. Dönemin yoneticileri ile birebir konuştum. Eren Holding’in beklentisi 250- 300 milyon dolar arası bir fiyattı. Fiyat tespitinde üretim kapasitesi, özellikle de klinker üretimi baz alınmaktadır. Bu nedenle de fiyatlar aşağı yukarı bellidir. Fakat Sabancı’nın, Limak’ın bu üretim durumlarını dikkate alarak 250-260 milyon dolar teklif ettiği fabrikaya OYAK yönetimi tam iki katı fiyat vererek 503 milyon dolara aldı.”
İKİ KATINA ALIP YARI FİYATINA SATTILAR
Üçok’a göre bugün maaşının düşmesinin nedeni OYAK’ın yanlış yönetilmesiydi. “8 Aralık 2023’te yedi çimento fabrikası, beton fabrikaları, çimento torbası üretimi yapan kâğıt fabrikaları; hepsi birden Tayvanlı şirkete 1 milyar 300 milyon Avro’ya yani yedi çimento fabrikası üç tane Denizli Çimento etmeyen değer üzerinden satıldı” diyordu. Söylediğine göre eski yöneticiler Denizli Çimento’yu ederinin iki katı fiyatla satın almış, yeni yöneticiler de yarı fiyatına satmıştı. İktidar, mahkemeler, rantiye onlardan yanaydı. OYAK üyeleri ya da “paşa kızları” ise bu gidişatı okuyamamış, maaşlarının bir bölümünü her ay verirken inandıkları gelecek, çıkar sahipleri tarafından ortadan kaldırılmıştı.
Doğan Avcıoğlu, 27 Mayıs sonrası yaratılan OYAK sistemini “Askeri halktan koparıyor” diyerek eleştirmişti. Haklıydı da... Ancak kesin olan bir şey var ki OYAK’ın yağmalanması askerleri koparıldığı düşünülen halkın dertleriyle eşitledi. Belki de bir yanılsamayı yıktı. Sonuç olarak: Kurtuluş yok tek başına!
İnsan kendiğilinden sahip olduğunu sandığı haklarını savunmadıkça hakları, üzerinden tren geçmeyen demiryolları gibi toprağın altında kaybolur gider.
Not: “Dışişleri’nde kayıp 15 milyon dolar” dosyasını incelediğim yazılarımda Lütfi Elvan’ın oğlu Ahmet Nuri Elvan’ın Yapı İnşaat ile alacak sözleşmesi imzaladığını yazmıştım. Geçen hafta Ahmet Nuri Elvan’dan bir açıklama geldi. Elvan, Yapı İnşaat ile yaptığı sözleşmeyi 17 Eylül 2025’te feshettiğini söyledi. Haberimi teyit eden bu nota da yer vermek istedim. Bütün okuyuculara iyi bayramlar...