Özkoç açıkladı: "CHP, Didim Belediye Başkanı, FETÖ taktiğiyle saldırı altında, inceleme başlattık"

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay'ın FETÖ taktikleriyle saldırı altında olduğunu belirterek, “Söylentilere konu olan kadın olay ilk çıktığında ne de şimdi herhangi bir şikayette bulunmamış. Montaj olduğu düşünülen ses kayıtları bir tarikat şeyhinin çocuk tacizi hemen sonra gündeme geliyor. Didim Belediye Başkanı, Seyit Torun tarafından inceleme altında. En ayrıntılı şekilde inceleme devam ediyor” dedi.

11 Eylül 2020 Cuma, 17:15
Özkoç açıkladı:
Abone Ol google-news

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Özkoç’un konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

DEVLETİN İFLAS TABLOSU

Toplam dış borç 129.6 milyar dolardı, bugün 430 milyar dolar. Sadece bir yılda devletin borcu 500 milyar TL arttı. Vatandaşın bankalara olan borcu 738 milyar TL. Son bir yılda vatandaşın borcu 200 milyar TL arttı. Millet bu kadar borçlanmadan dolayı bir rahatlama yaşadı mı? Hayır. Bugün gelinen nokta tam bir felaket. Bu tablo tek adam devletinin iflas tablosudur. Damat masal anlatmaya devam ediyor. Millet ise çileye devam ediyor. Bu söylediğim rakamlarla ilgili söyleyecek tek sözleri varsa, hodri meydan. Onlar kendi yalanlarını, biz kendi gerçeklerimizi söyleyelim.

DİDİM BELEDİYE BAŞKANI 

Didim Belediye Başkanı FETÖ taktikleriyle saldırı altında. Belediye başkanı olduktan sonra çok katlı kaçak bir yapıyı gündeme getiriyor. Bütün davaları kazanıyor, yıkım aşamasına geliyor. Sonra imar affı çıkıyor. Yıkılmıyor. Sonra üstüne kaçak kat çıkıyor. Söylentilere konu olan kadın olay ilk çıktığında ne de şimdi herhangi bir şikayette bulunmamış. Montaj olduğu düşünülen ses kayıtları bir tarikat şeyhinin çocuk tacizi hemen sonra gündeme geliyor. Bu olayla ilgili suç duyurusunda bulunan kişi Didim Belediye Başkanı, Seyit Torun tarafından inceleme altında. En ayrıntılı şekilde inceleme devam ediyor. A Haber, Hürriyet, Milliyet, Yeni Şafak gibi yandaş kanallar, haber yapıyor ‘tutuklandı’ diye. Bu nasıl körü körüne haberciliktir? Sonra ‘kaldırdık’ diye açıklama yapıyorsunuz. Bu haberi yapan ve sosyal medyada dolaştıranlar da bu kumpasın parçasıdır. Basını itibarsız hale getirerek millete ihanet ediyorlar.

SAĞLIK ÇALIŞANLARINA PARA YOK

Dün bir sağlık çalışanımız Merve Mercan, yaşamını yitirmişti. Ne yazıkki bugün, pandemi ile mücadele sağlık çalışanlarımıza kalmıştır. Bulaş ihtimalini göze alarak mücadele eden sağlık çalışanları, artık tükenmiş durumdadır. İktidarın tedbirleri uygulamaya koyması gerekmektedir. Sağlık çalışanlarının emeklerinin karşılığı verilmemektedir. Görev şehidi sayılmaları için kanun teklifi verdik fakat gündeme alınmadı. ‘Ek ödeme verilsin’ dedik, kabul görmedi. Çünkü hükümet müteahhit çetesine kaynak aktarıyor sağlık çalışanlarına verecek parası olmadığını söylüyor. Kanun tekliflerini tekrar getireceğiz ve mücadelemiz milletimiz için devam edecektir.

SOYLU'YA TEPKİ

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bir beyanat verdi. Hem gazetecileri hem siyasetcileri sorguladı. Sen kendi valilerini takip etmiyor musun? Bihaber misin? Kendi atadığın Erzurum Valisi Oktay Memiş’tir. ‘Pes doğrusu’ demiştir. Soylu’nun görevden alınan kişileri koruduğunu biliyoruz. Soylu’ya soruyorum. Kendi atadığın vali, ‘FETÖ’cüleri göreve getirdin’ diyor. Bugün FETÖ’cüler önemli yerlere yerleşiyorsa, Soylu bilmiyormuş gibi yapıyorsa bu yalana kimse inanmaz.

BU NASIL DEVLET CİDDİYETİ

Pandemi sürecinde ancak şanslıysanız hizmet alıyorsunuz. Ecza depoları ve medikal firmalar, parasını almakta zorluk yaşıyorlar. Sağlık Bakanlığı artık hiç para ödememeye başlamıştır. Hazine bitti diyenler kendi iş adamlarına, geçilmeyen köprülere dolarla para ödemeye devam etmektedirler. Sağlık emekçileri için para yok. Sağlık şirketlerine de para yok. Sağlık şirketleri, sesini duyurmaya çalışmıştır. 2017’den kalan paranızı hemen öderiz diyorlar yani para var. Siz de fedakarlık yapın deyip indirim istemişlerdir. Yüzde 60 fiyat indirmelerini istemişlerdir! Dolarla aldığımız ilaçlar var, böyle indirim söz konusu olamaz deyince. Bakan Yarndımcısı, ‘siz zamanında ödenmeyeceğini bildiğiniz için yüzde 40 zam koyuyorsunuz’ diyor. Bu nasıl devlet ciddiyetidir. Eğer eczacılar yalan söylüyor yüzde 15 üzerinde zam koyuyorsa Sayıştay neden denetlemedi? Bugün bu paraları ödemediniz, yarın ne olacak? Sağlık sistemi çökmeye başlar, bu şirketler iflas ederse millete hesabını kim verecek?