Paris sokaklarını özlemişiz

Fransa’da kısıtlamaların hafifletildiği ilk günde halkın birçoğu araba, toplu taşıma yerine bisikleti tercih etti.

17 Mayıs 2020 Pazar, 06:00
Abone Ol google-news

Avrupa’da koronavirüsten en fazla etkilenen ülkeler arasında olan Fransa’da yaklaşık iki aylık kısıtlamaların ardından normalleşme çabaları sürüyor. 11 Mayıs itibarıyla sokağa çıkmaya yönelik yasaklar kaldırıldı, kimi okullarda ders zili yeniden çaldı. Fabrikalar ile küçük mağazalar kepenklerini açtı. AVM’ler, kafeler, otel ve restoranlara izinse henüz yok, tıpkı sinema ve tiyatrolara da olduğu gibi. Güney Fransa’da Nice, Cannes ve Marsilya’da sahillerin açılmasında ise karar valiliklere bırakıldı. Sokak yasaklarının kalkmasıyla birlikte Fransızlar yaşadıkları uzun ev günlerinin ardından özgürlüğe ilk adımlarını attılar.

Sabahın erken saatlerinde kiraladığım bisikletle Paris sokaklarını pedal çevirerek yeniden keşfe çıkanlardan biriydim ben de... Parklarda çocuklar koşturup oyunlar oynuyor, gençler günler sonra bir araya gelmenin heyecanında. Orta yaşın üzerindekilerin yüzünde ise kaygı dikkat çekiyor. Sokağa çıkmanın ilk günü olduğundan caddelerde virüsten önceki aylara kıyasla fazla araç yok. Doğa canlanmış. Yeşil alanlar daha yeşil, her yerde kuş sesleri... Eyfel Kulesi’nin Trocadero tarafındaki parka gidiyorum. Etraftakilerle sohbet ederken sevgili bir çift heyecanla “Yaşasın aşk, yaşasın özgürlük” diyor. Çocuklar “artık evde durmak istemiyoruz, her gün arkadaşlarla oynayacağız” diyerek heyecanla neşe saçıyor.

75 YIL SONRA YENİDEN

92 yaşındaki Madlene içinse bu sokağa çıkma yasağı ilk değil. II. Dünya Savaşı dönemini hatırlatıyor. O zamanlar Nazi işgali altında olan Paris’te 8 Mayıs 1945’te savaşın sona ermesinin ardından sokağa çıkma özgürlüğünü babasıyla yaşamış. Bugün ise aynı özgürlük duygularını eşiyle birlikte yaşadığını anlatıyor. Sokaklarda bisikletliler çoğunlukta. Yıllar önce Paris’te hayata geçirilen bisiklet kullanma kültürü ile başlatılan kiralama uygulaması sanki bugünler düşünülerek yapılmış. Parislilerin birçoğu işlerine gitmek için yasağın kalktığı ilk gün toplu taşıma yerine bisikleti tercih etti. Bunu haftalar öncesinden tahmin eden Paris Belediye Başkanı sosyalist Anne Hidalgo, yoğun çalışmalar yürüterek sokağa çıkma yasağının kaldırılmasından önce kiralık bisiklet yerlerini artırdı.

OKUL KARARI AİLELERDE

İkinci durağım bir ilkokulun önü. Milli Eğitim Bakanı Jean Michel Blanquer, çocukların sosyal hayattan kopmamaları için okulların açılması gerektiğini söyleyerek okullara gönderilme tercihini ailelere bıraktı.

Bakan günler önce ise virüsle yaşamaktan başka çarelerinin olmadığını ifade etmişti. Okulun kapısında çocukların öğretmenleri eşliğinde tenefüse çıkışına tanık oluyorum. Okul oldukça büyük olmasına rağmen öğrenci sayısı neredeyse 10’da biri kadar. Çocuklar sosyal mesafe kuralı çerçevesinde öğretmenleri tarafından yönlendiriliyor. Ama çoğu çocuk arkadaşlarıyla bir arada oynamak istediği için öğretmenlerin kurallar konusunda sorumlulukları ağır... Riskli yerlerin başında gösterilen metroların girişlerine otomatik dezenfektan, el yıkama aletleri konulmuş. Bekleme salonlarında sosyal mesafeyi korumak için yuvarlak daireler çizilmiş. Ama bu kurallara alışmak kolay değil. Kuralları es geçenlere sorduğunuzda bir anda unuttuklarını söylüyorlar.

Bu ilk sokak özgürlüğünün yorgunluğunu bir kafede değil, bulduğumuz en yakın bir parkın banklarına oturarak atmaya çalışıyoruz. Fransa ekonomi, sanayi çarkının dönmesi için ilk adımı zor da olsa başlatmış oldu.

Virüsün bizleri evlere tıktığı süre içerisinde dünyada olan bitenleri daha fazla izlemek, daha fazla bilgi edinmek için günlerce haberler ile birlikte çeşitli uzmanların konuşmalarına odaklandık. Yeni bir dünyanın kurulacağı beklentilerine, hayallerine ilişkin görüşler duyduk. Fakat Avrupa’da hayatın normale dönüşü için atılan ilk adımlara baktığımızda yeni bir dünyanın kurulması pek de mümkün görülmüyor. Virüsün, emekçi kesimleri vurduğunu, metrolardaki işe yetişmek için koşuşturan insanları gördüğümüzde iyice anlıyoruz...

[email protected]