Piyasa başkanlık sistemini istemiyor

Son 1.5 yıldır seçim dönemleri üst üste gelirken, piyasa uzmanları, 7 Haziran’da sonuç ne olursa olsun belirsizliklerin devam edeceğini belirtiyor. JP Morgan’a göre en piyasa dostu sonuç AKP’nin Anayasa’yı değiştirecek çoğunluğa sahip olmaması.

15 Mayıs 2015 Cuma, 10:17
Abone Ol google-news

Türk Lirası gerek küresel gelişmeler gerekse iç kırılganlıklardan dolayı yıl başından bu yana ağır darbe alırken, Türkiye ekonomisi büyümenin zayıfladığı, reel sektör ve bankaların kur riskinin arttığı, enflasyonun tahminlerin çok üzerinde seyrettiği sancılı bir döneme girdi. ABD Merkez Bankası Fed’in faiz artırımı ile birlikte işlerin Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için daha da zorlaşacağını belirten piyasa uzmanları, bu seçim dönemi öncesinde yıl sonu tahminleri yapmakta zorlanıyor. Seçimlerden nasıl bir sonuç çıkarsa çıksın piyasalarda belirsiz seyrin devam edeceği vurgulanıyor. Piyasa sistem değişikliğini tek başına yapamayacak anayasa değişikliği gibi kararları muhalefetsiz tek başına alamayacak aynı zamanda da tek başına ekonomideki gerekli adımları atabilecek bir tek parti hükümeti istiyor. Seçim sonrası belirsizliklerin bir nedeni de yıllardır ilerleme sağlanamayan yapısal reformlar konusundaki soru işaretleri.

 

Anayasa gerginliği

ABD’li yatırım bankası JP Morgan, 8-9 Nisan’da İstanbul ve Ankara’da hükümet temsilcileri, yatırımcılar ve piyasa analistleriyle yaptığı görüşmeler sonrasında yayımladığı raporda, 7 Haziran’dan önce siyasi belirsizliklerin arttığına dikkat çekerek, söz konusu belirsizliklerin seçimlerden sonra da devam edeceğini vurguladı. Bankaya göre piyasadaki en olumlu senaryo, HDP’nin yüzde 10 seçim barajını aştığı, AKP’nin de 276’yı ulaştığı ancak 330 milletvekiline ulaşamadığı senaryo. JP Morgan raporunda “AKP’nin 276 milletvekili sayısına ulaştığı ancak Anayasa’yı tek başına değiştiremediği senaryosunun en piyasa dostu senaryo olduğu konusunda fikir birliği var. Bu senaryoda, siyasi ve politik istikrar büyük olasılıkla muhafaza edilecektir ve Anayasa değişiklikleri ile ilgili siyasi gerginlik azalacaktır” denildi.

 

Potansiyel risk Erdoğan

Öte yandan bu senaryo altında da ‘siyasi gürültü’nün devam etmesinin olası olduğunu belirten JP Morgan, “Anayasa değişikliğinin ertelenmesi durumunda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan mevcut cumhurbaşkanlığı formu ile yetinmeye mecbur olacak, ama büyük olasılıkla ‘aktif başkanlık’ uygulamasına devam edecek ve bu hükümetle potansiyel gerginlik yaratabilir” ifadelerini kullandı.

 

Babacan’ın gidişi

AKP’nin iktidar olması durumunda dahi ekonominin dümenine Ali Babacan’dan sonra geçecek yeni isimle ilgili soru işaretlerinin de başka bir siyasi belirsizlik kaynağı olduğuna dikkat çeken JP Morgan, bir sonraki kabinede Erdoğan’ın danışmanlarından birinin görev alma ihtimalinin de yatırımcılar arasında endişe kaynağı olduğunu belirtti. Erdoğan ile Merkez Bankası’nın seçimlere kadar ateşkes yaptığına işaret eden JP Morgan, Merkez’in güvenilirliğinin erozyona uğramasıyla liranın zayıfladığına dikkat çekti ve bankanın seçimlerden sonra faizi indirmemesi halinde bu ateşkesin son bulacağına vurgu yaptı.

 

Koalisyon uzun vadede faydalı

JP Morgan’ın piyasa araştırmasına göre, HDP’nin baraj altında kaldığı ve AKP’nin oylarının sınırlı da olsa artırabildiği senaryo başkanlık sistemi için yeni bir referandum anlamına geliyor. Bu senaryo seçim ortamının uzaması anlamına geldiğinden piyasalar için kötü senaryo olarak ele alınıyor. HDP’nin barajı aştığı ve CHP ve MHP’nin oylarını önceki seçimlere göre artırdığı diğer senaryoda ise Meclis’te 13 yıl sonra koalisyon yolu görünüyor. Kısa vadeli belirsizliğin yüksek olduğu bu senaryonun orta ve uzun vadede piyasa dostu hale gelebileceği öngörülüyor.

İş Yatırım Menkul Değerler Genel Müdürü Erdal Aral ise seçim sonrasında Türkiye’yi diğer gelişmekte olan piyasalardan pozitif yönde ayrıştıracak yegane unsurun reformların hızlanması olacağını söyledi. Yatırımcıların istikrar, sürdürülebilir siyasi ve ekonomik bir model ile birlikte reform görmek istediğini belirten Aral, koalisyon hükümeti kurulması durumunda reform inisiyatifinin azalacağını ancak piyasaların çok cezalandırıcı olmasını beklemediğini söyledi. Aral, “Yatırımcı radikalleşme istemiyor, oturmuş bir hukuk, eğitim sisteminin yanı sıra bağımsız kurullar ile rasyonel kararların alınmasını istiyor” dedi.