‘Şam’sız çözüm zor’

İstanbul zirvesini değerlendiren Mahalli, anayasa komitesinin iki ay içinde kurulmasının zor olduğunu, yolun Şam’la temastan geçtiğini savundu.

28 Ekim 2018 Pazar, 19:10
Abone Ol google-news

Suriye’de yedi yılı aşkın süredir devam eden savaşta siyasi çözüm için çalışmalar yoğunlaşmışken önceki gün İstanbul’da Türkiye, Rusya, Almanya ve Fransa arasında yapılan liderler zirvesinde ortaya konan yol haritasının gerçekçi olup olmadığı tartışılıyor. İstanbul zirvesinde, Ocak 2018’de Soçi’de yapılan Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’nde kararlaştırılan anayasa komitesinin 2019 başına kadar kurulmasında görüş birliğine varılırken bölge uzmanı Hüsnü Mahalli, söz konusu adımın belirlenen süre içerisinde hayata geçmesine şüpheyle yaklaşıyor.

‘Somut ilerleme yok’

-İstanbul’daki zirve neyi amaçlıyordu, başarılı oldu mu?

Zirve Türkiye, İran ve Rusya arasında Astana formatlı mekanizmaya bir anlamda Avrupa’dan destek alma amacını taşıyordu. İran’ın çağrılmaması da, 4 Kasım’da Tahran’a ikinci yaptırım dalgasını uygulamaya hazırlanan ABD’ye bir mesaj niteliğindeydi. Washington’a “Bak İran devre dışı, sen de destek ol” denmek istendi. Türkiye ile Rusya arasında, Suriye’de siyasi geçiş açısından Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın durumuna ilişkin var olan anlaşmazlıkta Türkiye Avrupa’nın desteğini istiyor. Kısmen almıştır da... Öte yandan, bir bütün olarak bakıldığında zirveden çok somut bir ilerleme sağlandığını düşünmüyorum.

Esad’a izin  verilecek mi?

-Anayasa komitesi, belirlenen 2 aylık sürede kurulabilir mi?

Anayasa komitesinin yıl başına kadar kurulamayacağını herkes biliyor. Özellikle de Birleşmiş Milletler’in Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura’nın “Ben artık yoruldum, beceremiyorum, çekiliyorum” demesinin ardından... Burada asıl sorun şu: Astana aktörlerinden hangisi Suriye için taslak olabilecek bir anayasaya sahip? Türkiye mi, İran mı, Rusya mı? Suriye halkı bunlardan hiçbirini bir taslak olarak benimsemeyecektir. Çoğu Türkiye’nin kontrolünde olan muhalifler ise “2016 referandumunda değiştirilen Türkiye Anayasası’nı taslak olarak alacağız” diyor. buna Suriye halkı karar vermeli. Şam hükümeti sandıkların kurulmasını ve BM gözetiminde seçimlerin yapılmasını istiyor. Bunun için de toplamda 5 milyonu aşkın Suriyeli mültecinin ülkelerine dönmeleri ve yerleşmeleri isteniyor. Ankara’nın pozisyonu ise herkesin, bulunduğu yerde oy kullanması yönünde. Bu öneri mantıklı değil. Süreyi uzatmak dışında bir anlamı yok. Ankara’nın önerisi kabul edildi diyelim, Türkiye’de Esad’ın propagandasının yapılmasına izin verilecek mi? Türkiye’de ana muhalefet partisi dahil pek çok kesim sorunun çözümü için Şam’la doğrudan teması işaret etti. Tek çözüm budur ve rahatlıkla uygulanabilir. Demek ki sorun çözülmek istenmiyor.