Sinyal sesinden sonra hayatımızdan çıkabilirsiniz

Bankacılık devi J.P. Morgan bu hafta şirkette sesli mesaj uygulamasına son verdiklerini açıkladı. Telesekreterler çoktan günlük yaşamda işlevsiz hale gelmişti, cep telefonlarımıza düşen sesli mesaj sayısı da neredeyse sıfıra indi. Derdini karşısındakine anında iletebilen, bunun için telesekreteri beklemeye tahammülü olmayan yeni nesil, sesli mesajın tabutuna çiviyi çakıyor.

09 Haziran 2015 Salı, 00:48
Abone Ol google-news

Bir dönemin neredeyse mucizevi kabul edilen teknolojik özelliklerinden biri daha zamana yenik düşüyor. Önce Coca-Cola sonrasında ise J.P. Morgan, şirketlerinde sesli mesaj uygulamalarını kaldırdıklarını duyurdu. İki dev şirket de sesli mesajın öncelikle vakit kaybı, bunun yanı sıra masraflı bir çözüm yolu olduğunu savunuyorlar. 35 yaşından küçük çalışanlarının sesli mesaj sisteminden neredeyse korktuklarını, çalışanların iş günlerinde sesli mesaj dinleyecek kadar bol vakitleri olmadığını söylüyorlar.

Sesli mesajların SMS’lere göre daha tedirgin edici bir yanı var. Filmlerde telesekretere düşen mesajlar hep olayların seyrini değiştirir, Teoman da meşhur şarkısında telesekretere konuşamayanlardan olduğundan dem vurur. Sesli mesaj alan kişi dinlemeden önce bir tereddüt geçirir: E-mail atmak, kısa mesaj yazmak varken telefon trafiğini uzatmaktan başka işe yaramayan sesli mesaj neden tercih edilir? Whatsapp ve kısa mesajların da artık sesle not gönderme özelliği var ki o bile kimine antipatik geliyor. Akıllı telefonlarda sesi yazıya çeviren teknolojileri boşuna üretmediler.

Büyük dünya şirketlerinin bu girişimi, sesli mesaj kullanımına bakmamıza vesile oldu. İşte sekiz maddede durum:  

 

Telesekreterlerin hepsini çöpe attık 

Teoman şarkısında tüm sevdiği kadınları tek tek arıyor, telesekreter çıktığında kapatıyordu. Haksız da sayılmaz. Söyleyeceğiniz cümleye karşıdakinin ne cevap vereceğini bilemeden boşluğa konuşmak çok zor. 80’li ve 90’lı yılların filmlerinde, dizilerinde rol kapan telesekreter, hayatımızdan çıkalı çok oldu. 

 

Beni ara, demek için niye boşluğa konuşalım? 

Mesaj bırakmanın amacı zaten konuşmak. En çok aldığınız sesli mesajı bir düşünün. “Alo, ben annen, beni hemen ara.” “Alo Ahmet Bey, şu konuyla ilgili aradım, acil görüşmemiz mümkün mü?” Sonuçta, amaç iki taraf için de karşılıklı konuşmaksa sesli mesajın bir işlevi kalmıyor.  

 

Zaman kaybı 

Cep telefonuna gelen sesli mesajı dinlemek için sarf ettiğiniz çabayı bir düşünün. 1’e tuşla, tekrar dinlemek için 2’yi tuşla… Çoğu zaman karşılaştığınız mesaj, bir rüzgar sesi, birkaç iç çekiş ve telefonun kapanma sesi. İsraf diye buna denir! Sesli mesaj bırakmak isteyen kişi de, söyleyeceğini yazarak anlatsa en azından amacını belli etmiş olacak. 

 

Şirketler için boş yere masraf 

Sesli mesaj bırakmak için kontör harcıyor, telefon parası ödüyorsunuz. Ne için? Aradığını zaten telefonunuzda gördüğünüz birinin sizden telefon beklediğini öğrenmek için. Şirketler de bu açıdan bakmış. J.P. Morgan sesli mesaj sistemlerini kapattığını duyurduğu açıklamasında 2 milyar dolarlık, Coca-Cola ise 3 milyar dolarlık getiri beklediklerini söylüyor. Çalışanlarının artık kısa mesaj ve karşılıklı konuşmaya daha alışkın olduklarını da ekliyorlar. 

 

Sosyal medya bile çok daha hızlı 

 Sesli mesajları dinlemenin de bırakmanın da hiç eğlenceli bir yanı yok. Hollywood filmlerinde eskiden telesekreter mesajları hikayenin akışını değiştirirken, şimdi hiçbir senaryoda sesli mesaj bırakma sahnesi yok. Sonuçta devir hız devri. Birine Twitter’dan, Instagram’dan bile yorum yapsanız çok daha hızlı cevap alabilecekken sesli mesaj bırakmanın hiçbir anlamı yok. 

 

Mesaj bırakma tedirginliği 

Bir sesli mesajınız olduğunda aklınıza ilk gelen şey, iyi bir şey olmadığıdır. Kim neden sesli mesaj bırakır ki? Kaç ilişki telesekreter mesajları yüzünden heba oldu, mutlu son biraz daha ötelendi? Gerginliğin bir diğer tarafı da sesli mesajı bırakanlar için. Kaç cümlede ne diyeceğinizi toparlayabilirsiniz, derdinizi anlatabilirsiniz ki? Üstelik göndermeden önce düzeltmek gibi bir seçenek de yok, diyelim ki söyleyeceğinizden vazgeçtiniz, çok geç. Mesaj gitti bile. 

 

Yeni nesle uygun değil 

SMS atarak büyüyen başparmak kuşağı sesli mesaja aşina değil. 35 yaşın altındaki insanlar, sesle mesaj bırakmanın onları korkuttuğunu ve bunu gayet gereksiz bulduklarını söylüyorlar. Sesli mesajın ya kötü haber olduğunu ya da acilen halledilmesi gereken bir iş için bırakıldığını düşünüyorlar. Korkuları bundan. 

 

Kimse sesli mesajını merak etmiyor 

Bankalara veya iş arkadaşlarınıza sesli mesaj bıraktığınızda söylediklerinizin dinlendiğinden emin olmak mümkün değil. Cep telefonlarına sesli mesaj bırakmak da kimse fark etmeden, yavaş yavaş sona erdi.    

 

Sesini duymak için son şans! 

Yakın zamanda hayatını kaybeden bir arkadaşımın sesini son kez annesine bıraktığı mesaj ortaya çıktığında duyabilmiştim. Sesini artık anımsamadığınız birinin telesekreter mesajı onu duyabilmek için son şansınız. P.S I Love You filminde de Holly karakterinin, kocasının cenazesinden döndükten sonra telesekreter mesajını defalarca dinlemişliği vardı, izleyen herkesi ağlatmıştı.