Sokak ortasında iki gün üst üste tacize maruz kaldı

Bursa’da aynı erkek tarafından iki gün üst üste cinsel tacize maruz kalan kadın, yaşadıklarını sosyal medyadan paylaştı. Ceza Avukatı Naim Karakaya da teşhircilik suçunu anlattı.

25 Mart 2021 Perşembe, 20:01
Sokak ortasında iki gün üst üste tacize maruz kaldı
Abone Ol google-news

24 Mart Çarşamba günü staj yaptığı iş yerine gitmek için yola çıkan G. Ş. geçtiği işlek sokakta teşhirci bir erkek tarafından cinsel tacize maruz kaldı. Bursa’da yaşanan olaydan bir önceki gün de aynı kişi tarafından taciz edilen G. Ş. bu sefer yaşadıklarını kayıt altına aldı ve sosyal medyada paylaştı. Olay yerine gelen polisler, faili yakalamaya yönelik çalışmalara başladı. 

Kadınların; kendilerini güvende hissetmediklerini haykırmalarına, seslerini duyurmaya çalışmalarına rağmen benzer olaylar hemen her gün karşımıza çıkıyor. Ülkemizde kadına yönelik şiddet, cinsel saldırı ve taciz olayları artıyor. İstanbul Sözleşmesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yetki ve usül unsuru itibariyle hukuka aykırı şekilde alınan karar ülke çapında büyük tepkiye neden olmaya devam ediyor.

Cinsel taciz suçu olan teşhirciliğin artışını, yargının nasıl devreye girdiğini ve tutuklanmalar sonrasında bu faillere verilen cezaları Ceza Avukatı Naim Karakaya ile konuştuk. 

‘TUTUKLAMAYI KUTSAMAMAK LAZIM’

Kolluk kuvvetlerinden devlete kadar göz ardı edilen bu durumu normalleştirmeye izin vermeyen insanların mücadelesi karşısında yargı ne yapıyor?

Teşhir suretiyle işlenmiş eylem cinsel tacizdir. Bu suçun; 6 aydan 3 yıla kadar, yarı oranda arttırılınca da 9 aydan 4 buçuk yıla kadar cezası var. Ama 1 yıla kadar verilen cezalar, paraya çevrilebiliyor. Ya da kamuya yararlı bir işte çalıştırabiliyorlar. Eylemin özelliğine göre yaptırımın ne olacağıyla ilgili bir süreç geçiyor. 

Tutuklamayı da kutsamamak lazım. Türkiye’de tutuklama yaygın uygulanan bir durum ve artık tek başına cezaya dönüşmüş durumda. Burada da çok ağır ihlaller çıkabiliyor. Tutukluluk hüküm oranları dünya ölçeğinde gelişmişlik seviyesini gösterir. Yani gelişmiş ülkelerde, tutuklu hükümlü oranları yüzde otuza yüzde yetmiş iken Türkiye’de aşağı yukarı tam tersi. Türkiye’de tutuklama ağrı kesici gibi kullanılıyor. Mağduriyeti gideriyormuş, can güvenliğini koruyormuş gibi… Ama asıl amacı bu değildir. Amaç, yargılamayı sağlamaktır. Burada da somut delil var. Önemli olan, durumun yargıya intikal etmesi. Bizde tutuklama çok yaygın. Sebebi, toplumsal öfkeyi dindirmek olarak değerlendiriliyor olması. Cinsel taciz suçlarında da tutuklamayı istisnai hale getirip yargıyı hızlandırmamız lazım. Temeli de soruşturma dediğimiz aşamanın çok uzuyor olması aslında, bunun kısaltılması gerek.

İnsanlar sokakta yürürken güvende hissetmiyorlar. Toplum huzuru ve güvenliği tehdit ediliyor. Teşhirciler potansiyel tecavüzcü olarak yargılanmalı ?

Esasında bu suçlar şikayete tabii değildir ve tabii kamu davası da açılır. Potansiyel tecavüzcü bakış açısı çok doğru bulunmuyor. Bu damga rehabilitasyon mantığı açısından da tartışılan bir mesele. Tabii faillerin her zaman psikolojik tedavi görmesi gerektiğiyle ilgili de bir durum yok.

'AF ÇIKMIYOR FAKAT GİZLİ AFLAR ÜRETİLİYOR'

Cezaların caydırıcılığı aslında suçun, hiçbir zaman cezasız kalmayacağına dair duyulan toplumsal inançtır. Cezanın ağırlığından çok, suç olan bir eylemin cezasız kalmayacağına dair duyulan inanç… Türkiye’deki cezaların çok etkin olmadığı zaten genelde söyleniyor. Bunun salt yaptırımla açıklanması doğru değil. ‘Bu ceza fazla değil’ açısından ziyade sürekli getirilen denetimli serbestlik sisteminin değiştirilmesiyle kişilerin, ‘ben bu cezayı çekmeden çıkarım. Ya af ya da indirim çıkar. Ben de istifade ederim’ diye düşünüyor oluşu da etkin rol oynuyor. Bu şekilde içsel dünyalarında oluşan duygular, suç işlerken bunun cezasız kalacağına dair bir bilinçaltı söz konusu. Bu da cinsel taciz suçlarının artmasına neden oluyor. Baktığınızda teknik anlamda bir af çıkmıyor ama infaz sistemi üzerinde şartlı salıverilme süreleri veya denetim süreleri üzerinden revizeler yaparak gizli aflar üretiliyor.

Yaşanılan bazı olaylardan ötürü eve gelen kuryenin ya da otobüsteki muavinin tehdit oluşturduğuna dair tehlikeli bir kaygı var insanlarda. İşveren, kişinin adli sicil kaydına baktığında cinsel taciz suçu işlediğini görüyor mu?

Adli sicil kaydında, belli şartlar yerine getirildiğinde arşiv kaydına indirilir. Adli sicil kaydında görülemez ama arşivli sabıka kaydında görülür. O da her zaman herkese verilen bir şey değil.