Sokakta işkence... Nuriye ve Semih'e destek eyleminde polis kol kırdı

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya açlık grevlerinin 137. gününde destek olmak için Ankara’da toplanmak isteyen yüzlerce kişiye polis Kızılay’da sert müdahale etti. Onlarca kişiyi darp ederek 61 kişiyi gözaltına alan polis, yurttaşlara gaz bombası, basınçlı su, cop, kalkan, yumruk ve tekmelerle saldırdı. Bir eylemcinin kolu kırılırken, polis gözaltına alınanları yerde ters kelepçeyle bekletti ve yerlerde sürükledi.

23 Temmuz 2017 Pazar, 13:16
Abone Ol google-news

<video:787627>

KHK ile işten atılmalarının ardından “işimi geri istiyorum” diyerek direnişe başlayan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’ya, açlık grevlerinin 137. gününde destek olmak isteyen yurttaşlar, başkentte polisin sert müdahalesi ile karşılaştı. Yüzlerce polis Ankara’da slogan atan, Nuriye ve Semih isimlerini kullanan, alkışlarla tepki gösteren, yaşananları görüntüleyen 61 kişiyi darp ederek gözaltına aldı. İnsan Hakları Anıtı önündeki polis ablukası Kızılay Meydanı’na taşındı.

“OHAL kaldırılsın KHK’ler iptal edilsin” talebiyle siyasi parti, kitle örgütleri, sağlık örgütleri ve hukuk örgütlerinin bulunduğu 43 kurumdan oluşan “Nuriye ve Semih İçin Dayanışma Platformu”nun, günden güne yaşam riskleri artan 2 eğitimcinin tutukluluğuna tepki göstermek için Ankara’ya yaptığı çağrı polisin sert müdahalesine sahne oldu. Önce Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya gelen yurttaşların şehir girişlerinde otobüsleri durdurularak, başkente girişlere izin verilmedi. Sonra Kızılay Meydanı’nda bir araya gelmek isteyen yurttaşlara karşı sert müdahalede 61 kişi gözaltına alındı.

İlk müdahalede kol kırıldı

Dayanışma eyleminin başlayacağı saat 12.30’dan itibaren sokakları dahi kapatan polis ekipleri ilk müdahaleyi Güvenpark’a 100 metre kala yaptı. Ellerinde “Nuriye ve Semih yalnız değildir” yazılı dövizler bulunan yurttaşlara sert müdahale ile başlayan gerginlik ara sokaklara taşındı. Bir eylemcinin kolu kırılırken, polisin gözaltına alınanları dakikalarca yerde ters kelepçeli olarak bekletmesi, tekmelemesi ve yerlerde sürüklemesi dikkat çekti. Yaşanan müdahalede çok sayıda avukat da, kimliklerini belirtmelerine karşın darp edilerek gözaltına alındı.

Ölümüne suçlama

Abluka büyüdü

Gülmen ve Özakça’nın tutuklanmasının ardından yaklaşık 2 aydır polis ablukası altında, başında çevik kuvvet ekiplerinin nöbet tuttuğu İnsan Hakları Anıtı’na yürümek isteyen yurttaşların toplanmalarına bile izin verilmedi. Sabah saatlerinden itibaren Güvenpark’ta alanları kapatan polis ekipleri, öğle saatlerinden itibaren kimsenin Kızılay Meydanı’nda duraklamasına dahi izin vermedi. Yüksel Caddesi’nde başlayan polis ablukası, Kızılay Meydanı’na taşınarak yüzlerce çevik kuvvet, sivil polisler, TOMA ve gözaltı araçları ile eylem saatini beklemeye başladı.

‘Polis konuşuyor’

İlk müdahalenin ardından Kızılay Meydanı ve çevresindeki sokaklarda gerginlik arttı. Polisin müdahalesine tepki gösteren, eylemcileri alkışlayan ve cep telefonları ile yaşananları görüntülemek isteyen herkes çevik kuvvet kalkanları ile alandan uzaklaştırıldı ve bir kısmı dağılmayı reddedince gözaltı uygulaması genişletildi. Güvenpark’a doğru bütün alanlarda küçük gruplar halinde bulunan ve dayanışma eylemine katılmak üzere gelen yurttaşlara polis tarafından gaz bombası, basınçlı su, cop, kalkan, yumruk ve tekmelerle müdahale edildi.

Alan çevresinde bulunan insanların devam eden müdahaleler karşısında dağılmayı reddetmeleri üzerine ise polis aracından yapılan, “Dikkat, polis konuşuyor. Şu anda Güvenpark ve çevresinde yasadışı eyleme müdahale edilmektedir. Müdahaleden etkilenmek istemiyorsanız alanı terk edin” anonsu da dikkat çekti. Müdahale sırasında çevrede bulunan kafe ve mağazalarda çalışanların bazılarının da polis tarafından tartaklandığı görüldü. Polis, müdahaleyi Kızılay AVM önünden izleyen onlarca yurttaşı ise kalkanlarla sürükleyerek alışveriş merkezine soktu.

Yüksel’e yüksek güvenlik

Güvenpark civarındaki gerginliğin düşmesinin ardından polis, Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önüne çekildi. Anıta çıkan sokaklar 100 metre çapında kapatılırken, sadece Konur Sokak’taki kafelere insanların girişine tek yoldan izin verildi. Çevre sokaklardan yükselen slogan sesleri karşısında müdahale etmek için o sokaklara yönelen çevik kuvvet ekipleri ile kafelerde bulunan yurttaşlar arasında atışmalar yaşandı. Yurttaşların gözaltına alınanların yerde sürüklenmesine verdiği tepkilerin ardından polis amirlerinin küfürlerle karşılık vermesi gerginliği büyüttü.

CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, Ankara girişlerinden başlayarak yaşanan müdahaleye tepki göstererek “Bundan bir hafta önce kendi iktidar algıları doğrultusunda günlerce yine Kızılay’da kaldılar, sokakları, yolları kapattılar. Ama iş Nuriye ve Semih’in haklı taleplerine geldiğinde 3 kişiyi bir araya getirmeden gözaltına aldılar” dedi.

‘Çok işkence gördük’

KHK ile işten atılmasının ardından Gülmen ve Özakça ile Yüksel Caddesi’nde direnen Veli Saçılık da yaşananlara ilişkin “Yapılmayan zulüm ve işkence kalmadı. Sonra üstüne komplolar eklendi. Örgüt üyeliği vb. Ne zaman sesimiz çok çıktıysa o kadar çok işkence gördük. Ama buna rağmen yılmadık. Bilerek isteyerek işkence yapıyorlar” ifadelerini kullandı.

<video:787622>

HASTANEDE İŞKENCE İDDİASI

Gözaltılara hastanede işkence Ankara'da Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile dayanışma eylemi gerçekleştirmek isterken gözaltına alınan yurttaşlara, sert polis müdahalesinin ardından götürüldükleri Devlet Demiryolları Hastanesi'nde de kötü muamelenin devam ettiği iddia edildi. Saatlerdir ters kelepçe ile bekletilen yurttaşlara hastane görevlilerinin de kötü muamele etmesi dikkat çekti. KESK eş genel Başkanı Aysun Gezen, Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan ve Ses Genel Sekreteri Pınar İçel, hastaneye giderek gözaltına alınan yurttaşlara kötü muameleye son verilmesini istedi.