‘Sonsuzluk Üzerinde’

Andersson’un Binbir Gece Masalları’nın anlatıcısı Şehrazad’ın anlatım dilinden esinlenerek yazıp yönettiği bu film, seyirciyi insanlık tarihinde rüya gibi, düşsel bir gezintiye çıkarıyor.

28 Şubat 2020 Cuma, 02:00
‘Sonsuzluk Üzerinde’
Abone Ol google-news

Tam 52 yıl önce 1967’de rahmetli Cengiz Tuncer-Aydın Emeç ikilisince kurulup  gerek çıkardığı kitaplarla gerekse yayıncılığımıza getirdiği çeşitli yeniliklerle adından söz ettiren (benim de grafiker olarak çalıştığım) e Yayınları’nın geniş okur yığınlarına ulaşan ilk kitabı olan Polonyalı yazar Jerzy Kosinski’nin unutulmaz romanından Çek yönetmen Vaclav Marhoul’un uyarladığı ve son Venedik festivalinde UNICEF ödülünü kazanan “Boyalı Kuş” filmini tam yazmaya hazırlanırken filmin gösterilmesinin nisan ayına ertelendiği haberi gelince mecburen yeni haftanın filmleri üstüne bir tanıtım yazısı yazmak farz oldu.

‘SONSUZLUK ÜZERİNDE’DEN ‘KELLY ÇETESİ’NE

Tabii ki sevdiğim İsveçli usta sinemacı Roy Andersson’un yeni eseri “Sonsuzluk Üzerine-About Endlessness”, yeni haftanın tüm sinefillere salık vereceğim en önemli filmi benim için. Roy Andersson’un Binbir Gece Masalları’nın anlatıcısı Şehrazad’ın anlatım dilinden esinlenerek yazıp yönettiği bu film, seyirciyi insanlık tarihinde 78 dakikalık ama rüya gibi, düşsel bir gezintiye çıkarıyor.”Sonsuzluk Üzerinde”den akılda kalanlar, 2.Dünya savaşının silindir gibi ezip geçtiği Köln kentinden bir çift, bardaktan boşanırcasına yağan bir yağmurun altında kızını doğum günü kutlamasına götürmeye çalışan bir baba, bir kafenin dışında dans eden genç kızlar, Tanrı’ya inancını yitirmiş bir rahip, hiç âşık olmamış, genç bir adam ve Hitler’in artık yenildiğini anladığı an... 

Avustralya’nın en ünlü haydutu olan Ned Kelly’nin hayat hikâyesini ve çetesini anlatan “Kelly Çetesi’nin Gerçek Hikayesi-True History of the Kelly Gang”, bu pervasız, gözü kara kanun kaçağının yaşamını, Avustralya’nın vahşi geçmişiyle beraber, hem de daha önce hiç anlatılmayan kısımlarıyla birlikte beyazperdeye taşıyan, dramla karışık bir biyografik suç filmi. Shaun Grant’ın yazdığı senaryodan yönetmen Justin Kurzel’in çektiği “Kelly Çetesi’nin Gerçek Hikâyesi”nde George MacKay, Charlie Hunnam, Nicholas Hoult, Essie Davis gibi oyunculara kısa bir rolde görünen, en tanınmış Avustralyalı aktör olan Russell Crowe da eşlik ediyor. Fantastik-Bilimkurgu türünün yolunu açan yazarlardan, H.G.Wells’in en ünlü eserlerinden “Görünmez Adam-The Invisible Man”in senarist-yönetmen Leigh Whannell tarafından uyarlanan yeni bir versiyonu da gösterimde. Zengin, varlıklı bir bilim insanı olan kocasından kendisine şiddet uyguladığı ve sürekli taciz ettiği için boşanmış olan Cecilia Kass’ın (Elisabeth Moss) intihar eden tacizci kocası tarafından kendisine yüklü bir miras bırakıldığının bildirilmesiyle yaşadığı dehşetengiz olayları ve bunlardan kurtulma mücadelesini aktarırken Cecilia’nın gittikçe akıl sağlığının da bozulmasını da öne çıkaran bu bilimkurgusal korku-gerilim karışımı filmde, Storm Reid, Oliver Jackson-Cohen, Aldis Hodge, başroldeki Elizabeth Moss’a eşlik eden öteki oyuncular. Yeni aldığı akıllı telefonda bulunan işletim sistemi Jexi’yle birlikte hayatı tümüyle değişen Phil’in (Adam Devine) yeni hayatını konu edinen “Jexi” ise, haftanın seyredilebilir tek yabancı komedisi.

HAFTANIN YERLİ FİLMLERİ

Sinemamızın önde gelen yönetmenlerinden Serdar Akar’ın imzasını taşıyan, bir bölümü çok dinli, çok dilli, çok kimlikli Makedonya’da çekilmiş “Acı Kiraz”, birbirinden farklı, çetin ve zorlu hayatları konu edinen bir dram. Yıllarca tiyatro yaptıktan sonra “Behzat Ç.” dizisiyle ünlenen Erdal Beşikçioğlu’nun başrolünü üstlendiği “Acı Kiraz”, Belçim Bilgin, Ertan Saban, Bülent Şakrak, Luran Ahmedi ve Halil Ergün’den oluşan sağlam oyuncu kadrosuyla göz alıyor. Yurdumuzun görülmesi gereken bölgelerini görmek amacıyla İstanbul’dan yola düşerek bir tatil gezisine çıkan toptan gıdacı Cavit’le (Selahattin Taşdöğen) ailesinin, Cavit’in askerlik arkadaşı Cemil’i ziyaret etmek için Afyon’a uğramalarıyla başlarından geçenleri aktaran “Geçerken Uğradım” ise Onur Bilgin’in yönetmenliğini üstlendiği, yerli malı, tipik bir aile komedisi.

Nicedir “3 harfli”lerden seçilen film adlarıyla sinemamızda yeni bir korku türü yaratan akımın yeni bir örneği olan “Semur 2: Cinlerin Büyüsü”, arkadaşlarıyla birlikte dedesinden kalma bir mektubun peşine düşen Alesia’nın geçmişinde yaşadıklarıyla yeniden yüzleşmesini anlatıyor. Burak Çelik’in yönettiği filmde Furkan Karaca Bora Altınışık, Cansel Aydos oynuyor.