Sosyal medya fenomeni Deniz Özer: Her şeye rağmen güldürmek

Heykellere hapsedilmiş adalet, Büyük Birader'leri kıskandırırcasına iliklere sinen yasaklar. İşte bu anlarda, güldürmek en zoru. Her şeye rağmen 'Silahım güldürmektir' diyenlerden biri; Deniz Özer, bilinen adıyla Deno. Instagram'da takipçi sayısı 535 bini geçen Özer, "Empati ve vicdan hayatı çok güzel kılabilir. Linc kültürü yerine kazanımcı olmamız gerekiyor" diyor.

14 Haziran 2020 Pazar, 10:39
Sosyal medya fenomeni Deniz Özer: Her şeye rağmen güldürmek
Abone Ol google-news

Ürettiği video içeriklerle sosyal medya üzerinden geniş kitlelere ulaşan Deniz Özer ya da Deno'nun Instagram'da takipçi sayısı 535 bini geçiyor. Günlük hayatın içinden olayları doğal üslubuyla ve güldürerek ele alan Özer, Batman'lı. Net olarak bilmediğimiz ya da yanlış yazılan doğum tarihini klasiği Özer'in de başına gelmiş. Nüfus kayıtlarında 1995 doğumlu olan Özer, bir sene küçük yazıldığını (gülerek) söylüyor.

BIRAKILAN OKUL, CUMBUL’DAN ALINAN EĞİTİM

Disleksi hastalığından dolayı okumakta güçlük çektiği için okulu bırakan Özer'de 13 yaşından 18 yaşına kadar farklı işlerde çalıştı. Tiyatroyla 18 yaşında tanışan ve tiyatro eğitimini İstanbul'da alan Özer, daha sonra memleketine dönüyor. Batman’da tiyatronun yayılması ve ilgi görmesi için verdiği emeklerle bilinen Tov (Tohum) Tiyatro’da da tiyatro eğitimine devam eden Özer, aynı tiyatro da 5 yıl boyunca birçok oyunda yer aldı. Eric Morris tekniğinde eğitim almak için İstanbul’a tekrar giden ve Meltem Cumbul’dan eğitim alan Özer, eğitimi sürecinde de arkadaşlarıyla bir müddet aktif olan bir tiyatro ve sanat evini açtı. Hayalindeki oyunlardan diye belirttiği Küçük Prens'i perdeye aktarıp, oynadı. Aynı tarihlerde stand up gösterisi de sergileyen Özer, profesyonel olarak oyunculuk yapıp, bir dizide de yer aldı. Özer, son olarak 2019'da Batman’da bir sanat merkezi açtı.

- Fenomenlik nedir ? Tanınmandaki en büyük etken nedir ? 

Bana göre fenomenlik çağımızın yeni ve büyük bir iş istihdam alanı. Doğal bir insanım, insanlar benim doğallığımı ve mizahımı seviyor ya da öyle düşünüyorum.

'TİYATRO HAK ETTİĞİ DEĞERİ BULMUYOR'

- Sosyal medyada video içeriği üretme fikri nereden geldi ?

Tiyatro oyunlarında oynadığım süre zarfında, tiyatronun, tiyatrocuların ve tiyatro sahnelerinin hak ettiği değeri bulmadığını farkettim. Bunun yanı sıra aynı zamanda aktif sosyal medya kullandığım için, sosyal medyanın büyük erişim gücünü sanatıma yansıtmak istedim. Böylelikle insanlar bizleri tekrar hatırlayacak ve ilgi duyacaktı. Çabalarımın karşılığını almış olmak bizi sevindirdi. Tekrardan sahnede büyük seyirci kitlelerini görmek mutluluk vericiydi. Daha sonrasında sahneleri bıraktım... 

- Dışarı çıktığında insanların sana yaklaşımları nasıl oluyor ? Seninle 'uğraşan' oluyor mu ? 

İnsanlar tarafından daha çok tanınıp değer verdiklerini hissediyorum. Beni gördüklerinde yüzlerindeki mutlu ifade beni de mutlu ediyor doğrusu. Nasıl bir yapıya sahip olduğumu, kim olduğumu bildikleri için de uğraşan pek kimse olmuyor. Uğraşanlar olunca da değerli takipçilerim sağolsun hallediyorlar. Malum yarım milyon insan az değil. Sataşacak birileri olursa herkesi çağırır kavgaya gideriz :) 

- Para kazanıyor musun? Sosyal medyaya günde kaç saat ayırıyorsun? 

Ben de her fenomen gibi bu soruya kaçamak cevap vereceğim ne yazık ki. Kazanıyoruz işte bi şeyler.  Bazen 3/4 saati bulduğu oluyor günün totalinde ve her gün ayırmalıyım çünkü insanlar merak ediyor ve ayrıca bu benim işim zaten. 

'AYNA TUTUYORUM'

- İçerik üretmede seni zorlayan bir şey var mı? Takipçilerin daha çok ne tür videolarını beğeniyor? 

Ciddi bir olayı anlatamıyorum, bu bazen beni zorluyor. Daha çok, hayatın içinden olanları beğeniyorlar. Yani hepsinin, hayatın içinden bir komik anısı var ve ben anılarına ayna tutuyorum.

'HATIRLADIKÇA GÜLERİM'

- Fenomeninlikte en ilginç olayını anlatır mısın? 

4 sene önce evime doğru giderken birisi beni durdurup, 'Kimsin lan. Buralardan geçiyorsun' tarzında üstenci bir tavırla bir şeyler dedi. Ben de şaşırmakla beraber, 'Anlamadım' dedim. Biraz korkmuştum açıkçası. Ardından, 'Ne boş boş konuşuyorsun. Bekle. Bak ne yapacam' falan diye devam etti... Dona kaldım. İçimden, 'Kesin kavga çıkacak ve bu beni döver' diye geçirdim. Ama adam biraz daha yaklaşarak, 'Nasıl oynuyorum güzel oynuyor muyum? Beni de bir videona alırsın artık' dedi :) Hala hatırladıkça gülerim.

'MAZOTCU OLURDUM'

- Fenomen olmasaydın şimdi ne olurdun? Bundan sonraki hedefin nelerdir?  Fenomen olmak isteyenlere tavsiyelerin nelerdir?

Mazotçu! Kaçak mazotcu olurdum :) Yeni projelerle kendimi güncellemek istiyorum, şu an bir dizi projemiz var, senaryoyu üstlendim. Güzel bir şey çıkacağına inanıyorum... 3. soruya cevabım ise fenomen olmasınlar! Zaten işler kesat bir de rakip falan kaldıramayız :)) 

- En son okuduğun kitap, sevdiğin yönetmen ve filmler neler? En sevdiğin müzisyen kim ?  

Yervant Odyan'ın Yoldaş Pancuni kitabını okudum. Favori birkaç film ya da beğendim yönetmen var ama 'iyi' ya da 'kötü' izlediğim bütün filmlerden bir mesaj çıkarmaya çalışan biriyim, o yüzden hepsiyle aram iyi demek en doğrusu. Tarz olarak biraz karmaşık müzik dinlemeyi severim. En sevdiğim müzisyen de Murad Demir. 

'KÖTÜYE KULLANACAKTIR'

- Bir sosyal medya fenomenin topluma karşı yapması gereken gereklilikleri nelerdir?

Değerlerini veya değerli bulduklarını sevdirmeli. Ve yine sebep her ne olursa olsun asla kin ve nefret içerikli mesajlar vermemeli. Çünkü etkisinde kalabilecek ya da onu idöl alan tek bir kişi olsa bile o olumsuz mesajı mutlaka bir yerde kötüye kullanacaktır. 

'VİCDAN VE EMPATİ'

- Özelde Ortadoğu'nun genelde de dünyanın en büyük sorunu nedir? Ne yapılmalı? 

Ortadoğuda din ve inançlar, dünyada da ırkçılık, doğa ve hayvan düşmanlığıdır, galiba. Ne yapılmalı kısmında bir birey olarak şunu söyleyebilirim: empati ve vicdan hayatı çok güzel kılabilir. Empati sadece ırk, millet ya da inançlar için de değil, insan bir kedi için de empati yapabilir, hakeza bir ağaç için de. Vicdan da sonraki boyutu zaten. 

-Son olarak...

İnsanlar hata ve yanlış yapmaya müsait canlılardır, herkes gibi bizim de toplumun ya da bireyin tasvip etmediği hal ve hareketlerimiz olmuştur ya da olabilir. Linç kültürünü benimsemek yerine kazanımcı olmamız gerektiğine inanıyorum. Bunu sadece sosyal medya fenomenleri için değil hayatın her alanından biri için söylüyorum. Teşekkürler.