Sosyolog Avşar: ‘Şiddeti kabullenmeyin’

Sosyolog Gülhan Alıcı Avşar, şiddetin toplum tarafından kanıksandığını ve şiddeti uygulayan ile şiddete maruz kalanın eğitim ve ekonomik durumu fark etmeksizin toplumun her kesiminde olduğunu söyleyerek, “Şiddetin hiçbir bahanesi yoktur. Şiddeti kabullenmemek gerekir” dedi. Avşar, şiddet gören kadınlara “güvenlik planı” hazırlamalarını önerdi.

17 Ocak 2020 Cuma, 17:43
Abone Ol google-news

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Türkiye genelinde 81 ilde faaliyet gösteren, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezleri’ne (ŞÖNİM), son 7 yılda 514 bin başvuru yapıldığını açıklamıştı. Buna göre, her 7,5 dakikada ortalama bir kadın, şiddet gördüğü gerekçesi ile ŞÖNİM’e başvurdu. 18 yaş üstündeki fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddete maruz kalan kadınlara ücretsiz olarak hukuksal, psikolojik ve sosyal danışmanlık hizmeti veren ve sığınmaevi sağlayan Çankaya Belediyesi Kadın Danışma Merkezi görevlisi sosyolog Gülhan Alıcı Avşar, merkezin çalışmalarını, şiddetin önlenmesi ve şiddete maruz kalan kadınların yapması gerekenleri Cumhuriyet Anadolu’ya anlattı.

‘Doktorasını yapan da şiddet mağduru’

Şiddete uğrayan kadının da, şiddeti uygulayan erkeğin de toplumun her kesiminde olduğunu söyleyen Avşar, “Okuma-yazması olmayan kadınların yanı sıra merkezimize doktorasını yapan ya da yüksek lisansına devam eden kadınlar da başvuruda bulundu. Şiddetin, eğitim düzeyi ile doğrudan bağlantısı yok” dedi. Merkeze genellikle şiddete maruz kalmış yaşı daha genç kadınlar gelse de istisnaların olduğunu, merkeze daha önce eşi ya da çocukları tarafından şiddet gören 70 yaş ve üstünde kadınların da geldiğini belirten Avşar, şiddetin ekonomik durumu kötü olan kadınlarda yaygın olduğunu ancak eğitim konusunda olduğu gibi ekonomik olarak da her kesimde yaşandığını söyledi. Avşar, “Örneğin, çok zengin bir kadın geldi. Otelleri vardı ancak eşinin onu bulmasından korktuğu için hiçbir otele gidememişti. Sığınmaevine aldık, koruma kararı çıkarttık ve kendisi can güvenliği riskinin ortadan kalktığını düşündüğünde sığınmaevinden ayrıldı” ifadelerini kullandı.

2019’da 497 kadın başvurdu

Şiddete maruz kalan kadınlar adına karar vermediklerini, onların isteği doğrultusunda adımlar atıldığını ve sığınmaevi desteği yanında, Çankaya Belediyesi Aile Danışma Merkezi aracılığıyla psikolojik ve Ankara Barosu Gelincik Merkezi ve Kadın Hakları Merkezi aracılığıyla da hukuki destek verdiklerini kaydeden Avşar; psikolojik, hukuki ya da sığınmaevi başvurusu dışında belediyenin İş ve İstihdam Merkezi ve Halk Kart uygulaması ile de kendi yaşamını kurmuş ancak yaşamını idame ettirme ya da iş bulma konusunda desteğe ihtiyacı olan kadınlara da yardım ettiklerini söyledi. Avşar, merkezin, 2019’da 497 kadına telefonla ya da yüz yüze görüşerek, danışmanlık hizmeti verdiğini, sığınmaevinde 26 kadın ve annesiyle evden ayrılmak zorunda kalan 23 çocuğun kaldığını belirtti. 

‘Kadınlar güçlenmiş oluyor’

Sığınmaevinde kalma süresinin Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın yönetmeliğine göre 6 ay olduğunu ancak 6 ay sonunda sığınmaevindeki uzman personelin kararı ile uzatılabildiğini söyleyen Avşar, sığınmaevinin en temel kurallarının sığınmaevinin gizliliği ve çocuğa, personele ya da diğer kadınlara yönelik fiziksel ve sözlü gibi şiddet eylemlerinde bulunulmaması olduğunu kaydetti. Sığınmaevinde, belediyenin 3 öğün yemek verdiğini, çamaşır ve kurutma makineleri, mutfak malzemeleri gibi her türlü araç ve gerecin bulunduğu söyleyen Avşar, “Kadınlar ve çocuklar için sinema, konser, tiyatro, piknik gibi etkinlikler düzenlenleyerek, sosyal yaşamdan kopmalarını engelliyoruz. Sığınmaevinde, çocuklar için de etüt merkezi, oyun alanı gibi imkanlar bulunuyor” dedi.  Merkeze gelen kadınların, merkezden ayrıldıktan sonra haklarını, benzer durumlarda nereye başvurabileceğini öğrendiğini kaydeden Avşar, “Kadınlar daha da güçlenmiş oluyor” dedi.

‘Kadın istihdamı artmalı’

Şiddetin önlenmesi için önceliğin eğitim olduğunu vurgulayan Avşar, şunları kaydetti:

“Toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanmalı; kadın hakları eğitimi verilmeli; kız çocuklarının eğitimine önem verilmeli; örgün eğitim yeniden sağlanmalı ve örgün eğitimi bölen 4+4+4 sisteminden vazgeçilmeli; eğitim ailede başlar, bu nedenle ebeveyn eğitimi verilmeli; çocuk istismarına yönelik bilinçlendirme sağlanmalı; ekonomik özgürlük için kadın istihdamı artırılmalı ve çocuklar için kreşler yaygınlaştırılmalı; şiddete yönelik yasalardaki caydırıcılık artırılmalı; öğretmenler ve din adamları şiddet konusunda bilinçlendirilmeli ve kamu spotu gibi video ve görseller yaygınlaştırılmalı.” 

Şiddet mağdurları ne yapmalı?

“Şiddetin hiçbir bahanesi yoktur. Bir kez yaşanırsa devamı gelir” diyen Avşar, kadınların şiddete karşı güvenlik planı hazırlaması gerektiğini belirterek, şu önerilerde bulundu:

. İçinde acil numaraların, size yardım edebilecek akraba, arkadaş vb. kişilere ait telefon numaralarının olduğu liste hazırlayın.

. Evden aniden ayrılmanız gerektiğinde nereye gidebileceğinizi önceden belirleyin ve bu kişilerle önceden konuşun.

. Güven duyabileceğiniz bir komşunuzla önceden durumunuz hakkında konuşun ve ondan gürültü veya imdat sesinizi duyduğunda polisi aramasını isteyin.

. Kendiniz, varsa çocuğunuz için önemli evraklarınızı, giysilerinizi, ilaçlarınızı, anahtarlarınızı, paranızı, adres ve telefon listenizi ve çocuklarınızın oyuncaklarını koyduğunuz bir acil durum çantası hazırlayıp, evinizin dışında güvenli bir yerde saklayın.

. İlk fırsatta, önceden belirlediğiniz kişiyi ya da acil yardım telefonlarından herhangi birini arayarak, yardım isteyin.

. Karakola başvurup, tutanak tutturun ya da Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe ile başvurarak, suç duyurusunda bulunun.

. İhtiyaç durumunda ücretsiz avukat isteme hakkınız var, avukat isteğinizi polise bildirin.

. Sadece şiddet anında değil, şiddete uğrama riskinizin olduğu durumda da yardım isteyebilirsiniz. Günün herhangi bir saatinde mutlaka bir kadın sığınmaevine yerleştirilebileceğinizi unutmayın. ANKARA