Stephen King: 'Yazmak telepatidir!'

Yazma Sanatı yazmaya ilgi duyan herkesin okuması gereken bir kitap. Stephen King, nasıl yazar olunacağını değil, bir yazarın nasıl şekillendiğini anlatıyor.

24 Eylül 2020 Perşembe, 15:27
Abone Ol google-news

Stephen King’in beklenen kitabı Yazma Sanatı’nın ilk bölümünde, hiçliğin ortasında doğup dünya çapında üne kavuşan Korku Kralı’nın hangi aşamalardan geçerek bugünlere geldiği anlatılıyor. Başarı merdivenlerini tırmanırken süregelen hayatını da içten bir dille özetliyor.

Stephen King’in zorlu şartlarda geçen hayatını okurken ağzında gümüş kaşıkla doğmamış herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği çarpıcı bir hikâyeye ortak oluyoruz. Babasının yokluğunda maddi imkânsızlıklarla dolu bir hayata gözlerini açan King, okuduğu hikâyeleri kopyalayarak yazmaya başlıyor. Yazma macerası, evin bodrumunda abisiyle hazırladıkları gazeteyle devam ediyor. Hatta bu gazete yüzünden okul idaresiyle sorun yaşıyor.

Hikâyelerini gönderdiği dergilerden sıklıkla ret cevabı aldığı ilk gençlik yıllarıyla ilgili “Tıraş olmak için hâlâ çok gençken iyimser olmak başarısızlık karşısında verilebilecek gayet makul bir tepki,” yorumunda bulunuyor.

SEVDİĞİNİZ HER ŞEYİ YAZIN SONRA HAYAT AŞILAYIN

İkinci bölüm, usta yazarın deneyimlerinden süzülmüş pratik önerileri barındırıyor.

Stephen King, bu önerilerin nedenlerini ve nasıllarını yine kendi yaşanmışlıklarıyla açıklıyor. King, bu bölümde, “Sevdiğiniz şeyi yazın, sonra ona hayat aşılayın,” diyor. Kurgu, diyalog, betimleme gibi özelliklerin nasıl ve ne kadar olması gerektiğiyle ilgili nokta atışı öğütlerini pek çok yazar ve eser üzerinden verdiği örneklerle aktarıyor.

Yazım sürecinde yapılması gerekenlerin yanı sıra yapılmaması gerekenlere de ışık tutuyor. Uygun çalışma ortamının sağlanması, hazırlanması gereken taslaklar, alt metinlerin belirlenmesi, üslup gibi konular haricinde en ince detaylara varıncaya dek yazdığı ve okuduğu kitaplardan alıntılarla işin doğrusunu yanlışını gösteriyor.

HAYATININ DÖNÜM NOKTASI

Son bölümde Stephen King, hayatının dönüm noktası olarak tanımladığı, 1999’da yaşadığı trafik kazasını anlatıyor. Yazma Sanatı, 1997’nin sonlarında başlayıp uzun süren hazırlık aşamasının ardından King’in acıdan kıvranarak yazdığı kitap özelliğini taşıyor.

Bu kitapta Stephen King’in pek çok kitabının ortaya çıkış hikâyesini de öğrenme fırsatı buluyoruz. Sadist’in yaratım süreci gerçekten ilgi çekici… King, başlangıçta nasıl bir hikâye tasarladığını anlattıktan sonra, kendiliğinden evrilen karakterlerin hayal ettiğinden çok daha farklı bir noktaya geldiğini ve çıkan sonuçtan ne kadar etkilendiğini anlatmış.

Usta yazarın alkol ve uyuşturucuyla mücadele ettiği yıllarda yazdığı kitaplarla ilgili ayrıntıları ve hatta farkında olmadan uyuşturucuya atfettiği kitap karakterini de öğreniyoruz Yazma Sanatı’nda.

Yazmakla ilgilenen herkesin ilgi duyacağı bu eserde King, kendi deneyimini, “Hırsın, arzunun, şansın ve biraz da yeteneğin rol aldığı dağınık bir büyüme süreci,” olarak tanımlıyor. Korku Kralı’nın eşsiz anlatımı, Gökçe Yavaş’ın akıcı, etkileyici çevirisiyle buluşunca ortaya insanın elinden bırakamadığı bir eser çıkıyor.

Yazma Sanatı / Stephen King / Çeviren: Gökçe Yavaş / Altın Kitaplar / 250 s. / 2020.