Süleyman Soylu'dan 'çalışma izin belgesi' açıklaması

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yaptığı açıklamada, "Şu ana kadar muafiyet tanıdığımız sektörlerde e-başvuru, e-devletten çalışma izni belgesi alan kişi sayısı 691 bin 890. 178 bin 283 kişi de seyahat izin belgesi aldı" dedi. Soylu, ".5 yıldan beri çocuklar okula gidemiyor, camilerde saf düzenimiz değişti. Bunun hâlâ tezviratını yapanlar var. Yapmayın artık" dedi.

01 Mayıs 2021 Cumartesi, 11:58
Süleyman Soylu'dan 'çalışma izin belgesi' açıklaması
Abone Ol google-news

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, tam kapanma döneminde muafiyet kapsamındakiler için verilen E-başvuru izin belgelerinin 691 bin 890 kişiyi bulduğunu bildirdi. Soylu, “Türkiye’nin yüzde 95’i evine kapanmıştır. Türkiye’yi tam kapanmışken Türkiye’nin ana işleme dinamiğini kapatmış değiliz. Bu dönemler acil dönemlerdir. Hepimizin sorumluluğu var" dedi.

İçişleri Bakanı Soylu, Ağrı Güvenlik Toplantısı'nda konuştu. Tam kapanma döneminde muafiyet kapsamındakiler için verilen izin belgeleri ile ilgili bilgiler paylaşan Soylu, "Şu ana kadar e-başvuru ile izin alan 691 bin 890 kişiyi buldu. Vatandaşımız büyük oranda bu kurallara uydu. Türkiye’nin yüzde 95’i evine kapanmıştır. Türkiye’yi tam kapanmışken Türkiye’nin ana işleme dinamiğini kapatmış değiliz. Ana ihtiyaçlarımızı karşılamakta zafiyetle karşı karşıya kalamayız. Vatandaşımız hükümetimizin, devletimizin aldığı tedbirleri görüyor, kabul ediyor. İyilik de var kötülük de var, hayra konuşmak da var dedikodu da var" diye konuştu.

TELEVİZYONLARA SİTEMİMİZ VAR: Televizyonlara, gazetelere ufak bir sitemimiz var. Türkiye’yi tam kapanmışken Türkiye’nin ana işleme dinamiğini kapatmış değiliz. Herkesin buna yardımcı olması teşvik etmesi gerekirken sanki bunu tahrike yönelik, denetleme noktalarına kameraları koyar, orada bizim denetleme yaptığımız süre içindeki birikmeyi ‘yollar bu kadar kalabalık’ diye gösterirseniz bu olur. Ama derseniz ki; kolluk kuvvetleri bu denetlemeleri de yapıyor, dışarıya çıkanların kurallara uyup uymadığını kontrol ediyor derseniz problem olmaz. Tüm televizyonlar 81 vilayetin meydanları gösterdi. Kimse yok meydanlarda. Sokaklarda az insanlar var. Ana arterlerde, ana yollarda, şehirlerin giriş ve çıkışlarında bizler kontrol için araçları durduruyoruz. Tabi maalesef teşvik eden kadar tahrik eden de var. Buna gücenmiyor muyuz? Güceniyoruz ama herkes de işini yapıyor. Kimi hayra çalışıyor, kişi şerre çalışıyor.

İLK BİRKAÇ SAAT YOĞUNLUK OLDU, ŞU AN SİSTEM İŞLİYOR: ‘Çalışma İzni Belgesi’ diye bir belge üretiyoruz e-Devlet’te. Bir gün önce öğleden sonra saat 15.00 gibi başladık. Bir anda başvurular oldu. Tüm tanımlamaları yaptık. Muafiyetlerin ne olduğunu birleştirdik. İlk birkaç saat yoğunluk oldu, doğrudur. Şu ana kadar e-Devlet’ten çalışma izni alan 691 bin 890 kişi. Belgeler kolluk kuvvetlerimizin de cep telefonlarına, tabletlerine düşüyor ve denetim de çok rahat şekilde yapılıyor. Bunu da başardık. Seyahat izin belgeleriyle ile de işi 178 bin 283 bin civarında seyahat izin belgesi verildi. Sistem işliyor izin alanlar çıkabilecekler.

MUHALEFET YAPMAK İSTEYEN YAPIYOR: Bu yola başvurmamızın sebebi şu: Herkes alanını genişletmek istiyor. Ama halkımız büyük fedakarlık yapıyor, hakka girmememiz lazım. Çalışma muafiyeti olmadan eline aldığı kağıtla ‘ben muafım’ demek başkasının hakkına girmek demek. Bunu illa kanunla kuralla değil, kendi otokontrolümüzü sağlamalıyız. Muhalefet yapmak isteyen yapıyor, yapmaya da devam etsin. 60-62 binlerdeydi vaka sayısı, 30 binlere düştü. Biz arzımızı düşüremeyiz. Yarın önümüze başka bir gündem çıkarsa ana ihtiyaçlarımızı karşılamakta zafiyetle karşı karşıya kalamayız. Vatandaşımız hükümetimizin, devletimizin aldığı tedbirleri görüyor, kabul ediyor. İyilik de var kötülük de var, hayra konuşmak da var dedikodu da var.

HEP BERABER BU İŞTEN ÇIKALIM: Bu dönemler acil dönemlerdir. Hepimizin sorumluluğu var. Dün bir arkadaşımı kendi ellerimle mezara indirdim, koronadan vefat etti. Benimle yaşıttı, çocukluğumuzdan beri birlikteyiz. Bu işin telafi edilebilecek bir tarafı olsa hepimiz telafi edelim. En yakınlarımızı kaybettik, memleketimizin en birikimli insanlarını kaybettik. Çocuklarımız bir buçuk yıldan beri okula gidemiyor. Camilerde saf düzenimiz değişti. Her şey farklı bir yöne evrildi. Hala bunun muzurluğunu yapanlar var, yapmayın Allah rızası için, hep beraber bu işten çıkalım. Bunu bozacağım diye bir çalışmanın içerisinde olmanıza gerek yok. Bir takım suni tartışmaların içine Türkiye'yi getirmenin bir anlamı yok. Ne murat ediyorlar bunu anlamakta zorlanıyorum. Vatandaşımıza şükranlarımızı sunuyoruz, bu mücadeleden başarıyla çıkacağımıza inanıyoruz. Önce sabır, ardından bayram inşallah.

NİCE 1 MAYISLARIN HUZUR İÇİNDE KUTLANMASINI TEMENNİ EDİYORUM: Bugün ayrıca 1 Mayıs. Bir dönem Çalışma Bakanlığı yapan bir arkadaşınız olarak da emek bizim için kutsaldır. Alın teri öyledir. Biz öyle bir inancın mensuplarıyız ki alın terinin kurumasına izin vermeden emeğin karşılığının ödenmesini tembih eden bir inancın mensubuyuz. Bugün 1 Mayıs Bayramı'nı salgın münasebetiyle kutlayamayan, bu sevinci yaşayamayan gerek emekçilerimize gerek sendikalarımıza her birine ayrı ayrı bu anlamlı günün kutlu olmasını diliyorum. Nice 1 Mayıs'larda huzur içinde çalışanlarımız tarafından kutlanmasını temenni ediyorum.