Tiyatro destek paketinde yer almayan sanatçılardan tepki

Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nün gerekli şartları karşılamasına rağmen tiyatro destek paketinde yer vermediği sanatçılar tepki gösterdi.

25 Eylül 2020 Cuma, 14:32
Abone Ol google-news

Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün özel tiyatrolara vereceği destek tepkilere neden oldu.

Bakanlık, daha önce gerekli şartları yerine getiren tüm tiyatrolara destek vereceğini açıklamıştı. 2020-2021 sanat sezonu için toplamda 390 özel tiyatro destek paketine başvurdu. Bakanlık, 328 özel tiyatroya 12 milyon TL yardım yapılacağını duyurdu.

Şartları yerine getiren 62 tiyatronun neden destek alamadığı ise cevapsız kaldı.

DEVLET SANATÇISINA DESTEK YOK

Sözcü'den Sercan Meriç'e konuşan tiyatrocu ve Devlet Sanatçısı Dilek Türker'in kurucusu olduğu Tiyatro Ayna bakanlıktan destek alamayan topluluklardan oldu.

30 yıldır özel tiyatro sahibi olan tek kadın sanatçı olduğunu belirteren Türker, “1990'da Aziz Nesin'in yazdığı oyun için tiyatro kurdum ve yurt dışından Türkiye'ye döndüm. Aziz Nesin'e, Ataol Behramoğlu'na, Rekin Teksoy'a, Melisa Gürpınar'a, Tuncer Yüceloğlu'na, Ayşe Kulin'e oyunlar yazdırdım. 55 yıldır sahnesinden hiç ayrılmamış, yurt dışında 7 yıl Türkiye'yi temsil etmiş devlet sanatçısı unvanını almış Dilek Türker'e, Ayna Tiyatro'nun Nazım oyununa pandemiye rağmen destek vermediler” dedi.

Türker "Ben ödülleri kabul etmedim ama yaptığım her prodüksiyon ödül aldı. Ölüme mahkum ediyorlar beni düşünebiliyor musunuz?" diye sordu.

SADECE 'TİYATRO KALEMİ' DIŞARIDA BIRAKILDI

İzmir'de faaliyet gösteren Tiyatro Kalemi'nin kurucusu Kamer Yıldız Ok, tüm belgeleri hazır edip başvurmalarına rağmen Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün özel tiyatrolara vereceği destekten faydalanamadıklarını belirterek şunları söyledi:

"2020'de destek alabilmek için Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan ‘vergi borcu yoktur' belgesi istendi. Biz de kredi çekerek ve vergilerimizi ödeyerek, destek paketine başvurduk. Bizim tüm çalışanlarımız sigortalı. 'Tuvaldeki Kadınlar' isimli sosyal mesafeyi de gözeten yeni bir oyun kaleme aldık. Yerli yazar kıstasını da karşılıyorum. Başka bir mesleği olup da tiyatro icra edenlerden değilim. Bakanlık, gerekli şartları karşılayan tüm tiyatrolara destek vereceğini açıklamıştı. Sonuç açıklanınca listede olmadığımızı gördük. İzmir'den bakanlığa başvuran tüm tiyatroların listeye alındığını, Tiyatro Kalemi'nin destek dışında bırakıldığını gördük."

Ok, neden destek almadıkları sorusuna ise "Kişisel olarak söylemem gerekirse, söylemlerimizle alakalı diye düşünüyorum. Sessiz kalan topluluklar arasında olmadık. Hak mücadelesini sürdüren bir ekip olduk. Kendim de bu mücadeleyi sürdürdüm. Tiyatromuzun emekçileri de bu mücadeleyi sürdürdü" cevabını verdi.

'BU BİRİLERİNİ CEZALANDIRMA YÖNTEMİ Mİ?'

Kadıköy Halk Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül Yalçıner ise 4 yıldır devlet desteğine başvurduklarını, sadece 2017'de Mor isimli kadın oyunu ile destek alabildiklerini söyledi.

“Tüm kriterlere uyduğu halde destek alamayan 62 tiyatronun kusuru nedir? Bu devlet olarak birilerini cezalandırma yöntemi midir?” diyen Yalçıner şu ifadeleri kullandı:

"Devletin bizim gibi tiyatrodan başka mesleği olmayan meslektaşlarımıza destek olmaması demek bizim ölmemiz demek. Kısacası biz ‘Tiyatromuz Yaşasın' dedikçe bize ‘ölün' diyorlar. Devlet eğer hakikaten sanatı destekleme konusunda iyi niyetli ve samimiyse SGK ve vergi borcu olduğu için devlet desteğine başvuramayanlar ve başvurup da reddedilenler için ek destek sağlasın ve haklı taleplerimize kulağını tıkamasın."

'BİZLER GİBİ TİYATROLARI YIKIMA SÜRÜKLÜYOR'

Destek alamayan ekiplerden Küçük Salon'un kurucusu Emre Tandoğan, 1994 yılından bu yana dek yönetmenlik ve oyunculuk yapıyor. Salon, ilk kurulduğu sene ‘Faust’ projesi ile bakanlıktan destek almıştı. Son altı senedir gerekli koşulları yerine getirdikleri halde destek alamadıklarını belirten Küçük Salon’un kurucusu Emre Tandoğan, tepkisini şöyle dile getirdi:

"Pandemi dolayısıyla aksayan işlerimize, 7 aydır kilit vurduğumuz tiyatromuzun biriken kiralarına bir umut olarak özellikle de yerli bir yazarımıza ait bir proje ile başvurumuzu yine gerçekleştirdik ama aynı sonuçla karşılaştık. Bu proje yardımlarının popülist bir çizgide ve bazılarını daha çok kollayan bir anlayışta gerçekleştiğini düşünüyoruz. Herkes tarafından daha görünür olan tiyatrolara yardım yapılması kamunun gözünde devletin sanata destek olduğu izlenimi yaratıyor olsa da bizler gibi özgürlükçü ve sanatta yeniliği arayan tiyatroları yıkıma sürüklüyor."