Turhan Günay da mı "Dinci darbeci terörist"?

Demek sıra Turhan Günay’a da geldi. E gelir, Türkiye burası: Her devirde aydınlarını, gazetecilerini, yazarlarını, sanatçılarını, öğretim üyelerini içeri atmadan rahat duramayan bir ülkede yaşıyoruz ne de olsa. Devleti yönetenlerin köken ve ideolojileri değişse bile, davranış ve düşünce kalıbı değişmez. Devlette süreklilik esastır.

07 Kasım 2016 Pazartesi, 11:07
Abone Ol google-news


 Gerçi, bakmayın sırf Turhan’dan bahsettiğime. Çok sevdiğim bir dostumdur, iyi tanırım; o nedenle sadece onun adını anıyorum. Yoksa diğerlerini yok saydığım ya da ayrı tuttuğum sanılmasın sakın. Söyleyeceklerim onlar için de geçerli elbette. Öte yandan, tek tek bireyler yerine çoğul bir “kitleden” söz etmek bizi işin özüne yabancılaştırıyor sanki: “Bugün şu kadar yazar/gazeteci daha içeri tıkıldı…” demekle yetinmek, yani herkesi bir “kategori” ortak parantezine sıkıştırmak yerine, bence tek tek anmalı insanları. İsimleriyle, kimlik ve kişilikleriyle, tek tek, ama eksiksiz, sevsek de sevmesek de hepsine birden sahip çıkarak...

Nitekim Turhan’ın yönettiği Cumhuriyet Kitap eki daha geçenlerde, Cumhuriyet kurulduğundan beri içeri atılan yazar ve gazetecilerin listesini yayımlamadı mı? İki tam sayfaya ancak sığmıştı isim listesi… Haftalarca uğraştı Turhan, kimseyi unutmamak için. Kendi adını da koymuş muydu?

Aylarca uğraştı yazdı... Şimdi hazırladığı o listede kendi adı da var

Kaldı ki, hapse atılanlar ortak kimlikler adına, yani “gazeteci ya da yazar” oldukları için alınmadılar içeriye. Bizim devletimiz hiç öyle bir şey yapar mı? Hepsinin yazıp çizmek dışında işledikleri bir “suç” vardır kuşkusuz: Meğer yıllardır tek tek, isimleriyle, cisimleriyle tanıdığımız bu insanlar, “terörist” ya da “silahlı örgüt” üyesiymiş. Kimisi “fiilen”, kimisi “bilinçdışı yöntemlerle”, yani “terörist örgüt üyesi bile olmadan” terörizm yapıyormuş yani. Öyledir mutlaka.

Örneğin 1951’de babamı içeri aldıklarında, “Mülkiye Müfettişi Erhan Bener Moskova Ajanı Çıktı” diye manşet atmış gazeteler; hatta evde yapılan aramada “Moskova’yla haberleşmesini sağlayan telsiz cihazı” bulunmuş… Gerçi ben görmedim ama zaten daha doğmamıştım. Yoksa koskoca devletin bağımsız yargısı yalan mı söyleyecek?

Kaldı ki, bence Turhan şaşırmamıştır içeri alındığına. Hatta bildiğim Turhan pek aldırmamıştır bile. Mahkemelerde süründürülmeyi ve bu tür dönemlerde “içeri atılmayı” mesleğinin olağan cilvelerinden biri olarak gördüğünü söylemez mi hep? Bunun abartılacak bir şey olmadığını bile vurgular, abartanlara da kızar.

E dile kolay, yetmiş yıldır görmediği darbe, yaşamadığı baskı dönemi mi kaldı? Bir bildiği vardır…

Lakin bu sefer bence ayıp etmişler Turhan’a, hem de çok ayıp etmişler: “FETÖ’cü”, yani bir tür “dinci darbeci/terörist” olmakla suçlayarak içeri almışlar… Olmamış bence! Hiç olmamış. Hiç yakıştıramadım.

Turhan da mı “dinci darbeci terörist” oldu şimdi? Hadi canım! Turhan, Turhan Günay? Yani on yıllardır hepimizin Gırgır’dan Cumhuriyet Kitap Eki’nden bildiği tanıdığı, sanatın, edebiyatın adının anıldığı her ortamda gördüğü bizim Turhan Günay… Bu “Turhan Günay” mı “dinci”… “darbeci”… “terörist”?

Fıkra gibi ya da tuhaf bir şaka gibi deyip geçmek var, ama iş ciddi! Bu işi yapanların niyetleri her ne ise, bence çok ayıp etmişler, çok. Bari her zaman olduğu gibi solculuktan, komünistlikten, demokratlıktan, hümanistlikten falan atsalarmış içeri…

Böylesi hakaretten beter! İşkenceye bedel…

Demokrasiden, ifade özgürlüğünden, hukuk devletinden falan vazgeçtik, tamam… Tamam da… Hiç olmazsa Cenevre sözleşmesine uyulsun lütfen. En azından, edep yahu!!!

Bu ülke bu ucuz kurnazlıkları hak ediyor mu gerçekten? Faillerini er geç kusacağını bildiğiniz için mi bu kadar korkuyorsunuz, bu kadar hoyratlaşıyorsunuz?

Tarih önünde utanacaksınız

Murat Sabuncu'dan mesaj: Kimsenin önünde eğilmeyiz - VİDEO

Aydın Engin: Ben bu kadar ahlaksız dosya görmedim

Yazar ve yöneticilerimizin tutuklanmasına tepki yağıyor... 'Darbe yargısı kararını verdi'

Cumhuriyet'ten kamuoyuna: Teslim olmayız